Hem çocuklarda hem de yetişkinlerde bir numaralı besin alerjisi olarak öne çıkan kuruyemiş alerjileri, en tehlikeli besin alerjisi reaksiyonlarının başında geliyor. Alerjiye neden olan kuruyemişler arasında ise fındık, Antep fıstığı ve ceviz geliyor. Peki, kuruyemiş alerjisi neden oluyor, önüne geçmek için ne yapmak gerekiyor? Kuruyemiş alerjisi sıklığı artmaya devam ederken Dr.  Bülent Enis Şekerel, konuyla ilgili detaylı bilgiler paylaştı.

Ülkemizde yaşamın ilk yılında besin alerjisi %6-8 oranında görülürken ilerleyen yaşla birlikte bu alerjilerinin birçoğu ortadan kalkar. Ancak kuruyemiş alerjilerinde olduğu gibi yaşam boyu devam eden kalıcı besin alerjileri de olabilir. Sonuçta çocukluk çağında ve erişkin dönemde besin alerjisi görülme sıklığı %0.5-1 iner. Bebeklik çağında yumurta ve süt en sık görülen alerjiler iken çocukluk, ergenlik ve yetişkin yaş grubunda ülkemizde en sık besin alerjisi nedeni kuruyemiş alerjileridir.

FINDIK, CEVİZ, ANTEP FISTIĞI ALERJİSİ İLK SIRADA

Kuruyemiş alerjileri dediğimizde fındık, ceviz, Antep fıstığı, kaju ve badem gibi kabuklu ağaç yemişi alerjilerini ve aslında bir baklagil olan yerfıstığının alerjisini anlıyoruz. Batı toplumlarında yerfıstığı fazla tüketilen ve üretilen bir yemiştir. O yüzden Amerika, İngiltere ve Avusturalya’da yerfıstığı en önemli kuruyemiş alerjisidir. Oysa biz toplum olarak kuruyemişlerden kabuklu ağaç yemişlerini yani fındık, Antep fıstığı ve ceviz tüketimi ile öne çıkan, dolayısı ile de bu alerjilerin daha sık görüldüğü bir toplumuz.

Kuruyemişler hem çocuklarda hem de erişkinlerde sık görülen besin alerjisi çeşitlerinden biri...

BEBEKLER KURUYEMİŞLER İLE GECİKTİRİLMEDEN TANIŞMALI

Besin alerjisi, vücudun kendisi için zararlı olmayan bir besine anormal ve abartılı bir tepki vermesi olarak ifade edilebilir ve çoğunlukla yaşamın ilk yıllarında başlar. Besinlerin sindirim sitemi yoluyla vücuda girmesi ise toleransı geliştiriyor. Bu nedenle günümüzde bebeklerde alerjik potansiyeli olan tüm besinleri yaşamın ilk 4 ile 8 ayları arasında başlamayı tercih ediyoruz. Sadece ilk dozu verirken alerjik reaksiyondan korunmak için ilk dozun çok küçük olmasını istiyoruz. Örnek vermek gerekirse, çay kaşığının ucu kadar miktar ile başlıyor ve azar azar verilen miktarı arttırıyoruz.

Besin alerjisi en çok bu stabil proteinlere karşı gelişir. Kuruyemişler gerçekte tohum niteliğindedirler ve bu stabil depo proteinleri fazla miktarda içerirler. Bu yüzden kuruyemiş alerjilerini sık görüyoruz.

BESİN VE KURUYEMİŞ ALERJİSİ NASIL ANLAŞILIR?

Besin alerji testlerini her bebeğe veya çocuğa yapmaya gerek olmuyor. Çünkü bu testler çok duyarlıdırlar. Diğer bir ifade ile yalancı pozitif sonuç verebilirler ve olduğundan daha fazla kişinin besinlere alerjik olarak etiketlenmesine neden olabilirler. Bu nedenle besin alerji testleri sadece yüksek risk taşıyan çocuklara yapılır. Bizim yüksek riskli dediğimiz grubu, şiddetli egzaması (atopik dermatiti) olanlar ve daha önce bu besinler ile karşılaşmada alerji benzeri bir reaksiyon yaşamış bireyler oluşturur. Tüm dünyada besin alerji farkındalığı çok yüksektir. Besin tüketimi ile yaşanan çoğu reaksiyon besin alerjisi olarak etiketlenir. Oysa besin alerji teşhisi o kadar basit değildir ve profesyonel yaklaşımı gerektirir. Kuruyemiş alerjilerinin teşhisinde deri testlerinden, kan testlerinden ve besin yükleme testlerinden yararlanılır.

Bahar alerjileri birçok hastalıkla karıştırılıyor: Eğer siz de “Sürekli nezle gibiyim” diyorsanız… Bahar alerjileri birçok hastalıkla karıştırılıyor: Eğer siz de “Sürekli nezle gibiyim” diyorsanız… Bahar mevsiminde ortaya çıkan burun akıntısı, burun tıkanıklığı sürekli hapşırma gibi belirtiler alerjilerin habercisi olabilir. Kimileri için kabusa dönüşen bu durumdan birçok kişi mustarip. Peki, bahar alerjisinin diğer belirtileri neler? Korunmak için hangi önlemler alınmalı?
Dikkat, alerji mevsimi geldi! Korunmak için bu önerilere uyun Dikkat, alerji mevsimi geldi! Korunmak için bu önerilere uyun Bahar aylarında sık görülen alerjiler nisan, mayıs ve haziran aylarında sıklıkla görülür. Polen kaynaklı bahar alerjilerinde, solunum yollarında şikayetler oluşabileceğini vurgulayan Türkiye Ulusal Allerji ve Klinik İmmünoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Emine Dibek Mısırlıoğlu, “Polenlerden kaçınma, ilaç ve alerjene özgü aşı tedavileriyle bahar alerjilerinden korunmak mümkün” dedi.