Eğitim bilimci Özgür Bolat: Düşünmeyi yapay zekâya devreden kaybedecek
Eğitim bilimci ve yazar Doç. Dr. Özgür Bolat, yapay zekâ çağında gençlerin teknolojiyle rekabet etmek yerine onu yetkinliklerini geliştirmek için kullanmaları gerektiğini belirterek “Fark, yapay zekâyı kullananlarla kullanmayanlar arasında olmayacak. Fark, yapay zekâyla düşünenlerle, düşünmeyi yapay zekâya devredenler arasında olacak” dedi
Yapay zekâ çalışma hayatında bilgiye erişim ve üretim biçimlerini hızla değiştirirken, insanı değerli kılan becerilerin ne olduğu da yeniden tanımlanıyor. Eğitim bilimci ve yazar Doç. Dr. Özgür Bolat, yapay zekâ çağında asıl rekabetin teknolojiyle insan arasında değil, teknolojiyi kullanırken düşünme ve karar verme sorumluluğunu koruyanlarla bunu yapay zekâya devredenler arasında yaşanacağını söyledi. Bolat, üniversite diplomasının önemini koruyacağını ancak tek başına yetkinlik göstergesi olmaktan giderek uzaklaşacağını belirterek, “Diploma kapıyı açabilir, ancak o kapıdan girdikten sonra ilerlemeyi insanların becerileri belirleyecek” dedi.
GELECEK MUHAKEMEDE
Bolat’a göre yapay zekânın bilgi üretme kapasitesi arttıkça, insanın değerini belirleyen unsur bilgiye sahip olmak değil, bilgiyi anlamlandırmak ve doğru karara dönüştürmek olacak. Bu beceriler her zaman önemliydi ama şimdi artık yapay zekâ çağında kaçınılmaz hâle geldi. Dolayısıyla üniversite diplomasının ayırt edici bir gösterge olmaktan uzaklaştığına dikkat çeken Bolat, “Bir öğrenci yapay zekânın desteğiyle başarılı görünen bir iş üretebilir, ancak aynı problemi tek başına çözmesi gerektiğinde zorlanabilir. İşverenler artık mezuniyet belgesi yerine arkasındaki yetkinliği sorguluyor. Diploma bir yetkinlik belgesinden çok katılım belgesine dönüşüyor. Bu nedenle geleceğin çalışanlarında öğrenme çevikliği, muhakeme ve güvenilir iş birliği öne çıkacak. Teknolojik okuryazarlığın yanı sıra analitik düşünme, problem çözme, merak, öz yönetim, iletişim, etik muhakeme ve sentez becerisi önem kazanıyor. Yapay zekâ çok sayıda bilgi üretecek. Değerli insan, bu bilgiyi bir araya getirip ‘Bütün bunlar bizim problemimiz açısından ne anlama geliyor?’ diyebilen kişi olacak. Onun için önce eğitim sistemine sonra gençlere şunu söylemeliyiz: Bize ne bildiğini değil, ne yapabildiğini göster” diye konuştu.
Gençlerin yapay zekâyla rekabet etmeye çalışmasının doğru olmadığını dile getiren Bolat, teknolojinin insanın yerine geçecek bir rakip olarak değil, insanın kapasitesini artıracak bir araç olarak görülmesi gerektiğini söyledi. Bolat, “Fark, yapay zekâyı kullananlarla kullanmayanlar arasında olmayacak. Fark, yapay zekâyla düşünenlerle düşünmeyi yapay zekâya devredenler arasında olacak. Yapay zekâ kimseyi tek başına işsiz bırakmayacak; ama düşünmeyi yapay zekâya devreden işsiz kalabilir” ifadelerini kullandı. Temel yapay zekâ kullanımının zaman içinde standart hâle geleceğini vurgulayan Bolat’a göre bundan sonraki farkı; alan uzmanlığı, özgün muhakeme, problem çözme ve alınan kararların sorumluluğunu üstlenebilme kapasitesi belirleyecek.
DÖNÜŞÜM AİLEDE BAŞLIYOR
Çalışma hayatındaki dönüşümün yalnızca üniversite ve şirketlerde yaşanmadığını, çocukların nasıl yetiştirildiğinin de geleceğin insan kaynağını doğrudan etkilediğini anlatan Bolat, sürekli kontrol edilen, hata yapmasına izin verilmeyen ve yalnızca ödül-ceza mekanizmalarıyla yönlendirilen çocukların ileride risk almaktan kaçınan ve talimat bekleyen çalışanlara dönüşebileceğini söyledi. Buna karşılık merakı desteklenen, karar vermesine izin verilen, sorumluluk alan ve hatalarından öğrenen çocukların girişimci, araştırmacı ve lider olma potansiyellerinin güçleneceğini ifade eden Bolat, “İtaatkâr çocuklarla yenilikçi bir ekonomi kurulamaz. Sınavda birinci olan çocuk, iş hayatında talimat bekleyen bir çalışana dönüşebilir” uyarısında bulundu.
Eğitim bilimci ve yazar Doç. Dr. Özgür Bolat, yapay zekâ çağında gençlerin teknolojiyle rekabet etmek yerine onu yetkinliklerini geliştirmek için kullanmaları gerektiğini belirterek “Fark, yapay zekâyı kullananlarla kullanmayanlar arasında olmayacak. Fark, yapay zekâyla düşünenlerle, düşünmeyi yapay zekâya devredenler arasında olacak” dedi.
İŞ DÜNYASININ ÖNÜNDEKİ EN BÜYÜK ENGEL BECERİ AÇIĞI
Özgür Bolat, Dünya Ekonomik Forumu’nun Geleceğin Meslekleri 2025 raporuna göre çalışanların mevcut becerilerinin yüzde 39’unun 2030’a kadar dönüşecek ya da geçerliliğini yitireceğini vurguladı. Rapora göre her 100 çalışandan 59’unun yeniden eğitime ihtiyaç duyacağının öngörüldüğüne dikkati çeken Bolat, “Rapora göre işverenlerin yüzde 63’ü beceri açığını iş dünyasındaki dönüşümün önündeki en büyük engel olarak görüyor. Raporda en fazla önem verilen temel beceri ise analitik düşünme olarak öne çıkıyor” dedi.

