Kocaeli’nin Başiskele ilçesinde emlak ve gayrimenkul danışmanlığı yapan Mahmut Eryiğit(58), yaklaşık 1 ay önce yakalandığı koronavirüs hastalığı sonrasında oğlu ve yakınları tarafından hastaneye kaldırıldı. Hastanede yapılan ilk kontrollerde kanında iltihap olduğu tespit edilerek eve gönderilen Eryiğit, evde fenalaşarak yeniden hastaneye kaldırıldı. Bilinci kapalı bir şekilde gittiği hastanede çekilen tomografi sonucunda koronavirüse yakalandığı belirlenen Eryiğit, yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alındı. 11 gün bilinci kapalı bir şekilde yoğun bakım ünitesinde tedavi gören Eryiğit, doktorların yoğun mücadelesi sonucu virüsü yenerek sağlığına kavuştu. Evinde istirahatini sürdüren Eryiğit, hastanede yaşadığı günlerin zorluğuna vurgu yaparak, “Oraları bilseniz inanın başınızı, evde pencereden dışarı çıkarmazsınız” dedi.

Balkonundan sokaktakilere maske mesafe ve temizlik uyarısı yapıyor
Hastalığın ilk evrelerinde oğluna, kızına, damadına ve eşine de virüsü bulaştıran Eryiğit, kendisinin ve ailesinin tedavilerini tamamlanması sonrasında hastalığı yenmenin mutluluğunu sevdikleriyle paylaşmaya devam ediyor. Tedavisinin ardından taburcu olarak istirahat ettiği evinin balkonunda ve bahçesinde zaman geçirerek pandemi sürecini atlatmaya kararlı olduğunu ifade eden Eryiğit, koronavirüs bilinçlendirmesinde kendisini gönüllü ilan etti. Vatandaşları pandemi kurallarına eksizsiz uymaya davet eden Eryiğit, sokakta maskesiz, sosyal mesafeye ve kurallara uymayanları evinin balkonundan uyarıyor.

Çok dikkat etmesine rağmen koronavirüse nasıl yakalandığını anlamadığını dile getiren Mahmut Eryiğit, “O kadar dikkat etmeme rağmen , b illet hastalığa yakalandık. Hastalığa yakalanmadan önce kendimi biraz halsiz hissettim. Hastanede tahlil yaptırdığımda doktor bana kanımda enfeksiyon olduğunu söyledi. İlaç verdi eve yolladı. Evde istirahat ediyordum. 3-4 gün geçtikten sonra durumum daha ağırlaştı. Bu süre zarfında meğer Covid-19’a yakalanmışım. Böyle evde fenalaşınca, hatırlayamıyorum ama oğlum, damadım, kayınbiraderim beni hemen Gölcük Necati Çelik Devlet Hastanesine götürdüler. Beni orda tomografi çektikten sonra koronavirüs teşhisi koyup hemen yoğun bakıma almışlar. O süreci hiç hatırlamıyorum” dedi.

“Oraları bilseniz inanın başınızı, evde pencereden dışarı çıkarmazsınız”
Yoğun bakım öncesinde koronavirüsü evdeki tüm yakınlarına bulaştırdığını ifade eden Mahmut Eryiğit, “Eşime, oğluma, gelinime verdim bu hastalığı. Onlar da benden sonra test yaptırdılar ve pozitif çıktılar. Ama onlar erken olduğu için hamdolsun rahat atlattılar. 1 hafta yoğun bakımda ne yaptığımı, nasıl olduğumu hiç hatırlamıyorum. O kadar dikkat etmeme rağmen bu hastalığı nasıl aldım anlayamadım. Allah oralara kimseyi düşürmesin. Oraları bilseniz inanın başınızı, evde pencereden dışarı çıkarmazsınız. Oralara, Allah kimseyi düşürmesin. Oraları bilen insan inanın sokağa çıkmaz. Ne olur evde ekmek zeytin yiyin, dışarı çıkmayın. Ne olur birbirinizi kollayın. Çok sevdiğim dostlarımı kaybettiğimi duyuyorum, ne olur dışarı çıkmayın. ‘Bundan bir şey olmaz’ asla demeyin” diye konuştu.

“Ölümü yaşadım”
Evinin balkonuna çıkarak sokaktan geçenleri tedbirli olmaları yönünde uyardığını ifade eden Eryiğit, “Ölümü yaşadım. ‘Allah’ım ben bir daha çoluğumu, çocuğumu görebilecek miyim? Evimin önünde oturabilecek miyim? Bir sıcak çorba içebilecek miyim?’ dedim inanın. ‘Allahım, bana bir daha ömür bahşedersen hiç kimseyi üzmeyeceğim, hiç kalabalıklara girmeyeceğim, dağlarda insanların olmadığı yerde gezeceğim. Sevdiklerime de en az 500 metreden el sallayacağım.’ Sevdiklerime, dostlarıma, kapımdan geçenlere ‘Aman maskene dikkat et, aman biraz daha mesafenizi uzaklaştırın’ diyorum. Bunu kendimde bir sorumluluk hissediyorum. Haykırarak bağırmak istiyorum. Bana bir şey olmaz demeyin. Yasaklar bizim için, lütfen uyalım” şeklinde konuştu.

“İnanılmaz hizmet ediyorlar, Allah onlardan razı olsun”
Hastanedeki sağlık görevlilerinin çalışmalarından övgü ile bahseden Eryiğit, “Allah oralara kimseyi düşürmesin, oraların da eksikliğini hissettirmesin. Orada çalışan sağlık personeli, doktorlar, bu hastalıkla uğraşan başta devlet büyüklerimizden aşağıya emeği geçen herkese teşekkür az. Yoğun bakımda ilk bir haftamı hiç hatırlamıyorum. Serviste 4 günümü hatırlıyorum. İnanılmaz hizmet ediyorlar, Allah onlardan razı olsun” ifadelerini kullandı.

“Her gün gördüğüm babamı 11 gün görmemek, inanın çok üzüyor”
Babasının yoğun bakımda kaldığı sürede yanında olduğunu ve kendisini kaybetme korkusunu yaşadığını söyleyen, kendisi de koronavirüse yakalanan din görevlisi Mustafa Eryiğit ise şöyle konuştu: “Babam servise çıkınca kendimde yanında refakatçi olarak kaldım. Bu hastalığı atlattığım için yanında koronavirüs geçiren birinin olması gerekiyordu, ben de bu süreçte hep yanında oldum. Bu süre zarfında babamın değerini bir kez daha anladım. Başımızda bir büyüğümüzün olması çok önemli bir değer, bir özellik. Her gün gördüğüm babamı 11 gün görmemek, inanın çok üzüyor. Çok farklı bir duygu. Ben biraz duygusal bir insanım. Üzüldüm, ağladım. Sığınacağımız tek liman Rabbimiz.”