İnsan faaliyetleriden kaynaklanan emisyonlar küresel ısınmayı artırarak dünya yaşamını geri dönülmez bir yola sokarken Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli'nde yayınlanan rapor gerçeği bir kez daha ortaya koydu.

234 bilim adamının katkı sağladığı rapora göre küresel ısınma son 2 bin yılda benzeri görülmemiş şekilde arttı.

Okyanus, buz tabakaları ve küresel deniz seviyelerindeki değişiklikler, yüz yıl ila bin yıllık zaman dilimlerinde geri döndürülemez hale geldi.

Son yılda Arktik deniz buzunun seviyesi 1850’den beri en düşük seviyesine geriledi.

Deniz seviyelerindeki küresel ortalama yükseliş, 1900’den beri son 3 bin yıldaki en hızlı artış olarak kayıtlara geçti. Denizel ısı dalgalarının oluşma sıklığı 1980’lerden beri iki katına çıktı.

2050'YE KADAR SIFIRA İNDİRİLMESİ GEREKİYOR

Mevcut durumda 1 derecenin üzerinde ısınan gezegen için en büyük tehdit olan emisyonların 2030'a kadar yarıya, 2050'ye kadar ise sıfır seviyesine indirilmesi gerekiyor. Küresel sıcaklık artışını Paris Anlaşması kapsamında 1,5 dereceyle sınırlandırmak için emisyonların azaltılmasına yönelik iddialı ve acil önlemlerin alınmasına ihtiyaç duyuluyor.

DEĞİŞEN İKLİM SONUCUNDA YANGIN VE SELLERDE ARTIŞ

Kuzey Amerika, Avrupa, Avustralya, Latin Amerika, Afrika’nın bazı bölgeleri, Sibirya, Rusya ve Asya’nın da içinde bulunduğu gezegenin büyük bir bölümü sıcak hava dalgalarını içeren aşırı sıcaklara maruz kalıyor.

Son zamanlarda aşırı sıcakların gerçekleşmesi, insan etkisi olmadığı durumda ise son derece düşük bir ihtimal olarak değerlendiriliyor.

Yaz aylarında yaşanan yangınlar ve seller, insan kaynaklı küresel ısınma sonucu iklim sisteminin değişmesiyle aşırı hava olaylarının seyrine örnek oluşturuyor.

Türkiye'de 2021 yılındaki orman yangınlarında yaklaşık 160 bin hektar alan küle döndü.

YÜZDE 26,8'İ ELEKTRİK SEKTÖRÜ KAYNAKLI

İnsan faaliyeti kaynaklı küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 76'sı karbondioksit, yüzde 16'sı metan, kalan yüzde 8'i ise azot oksit ve diğerlerinden kaynaklanıyor.

Küresel emisyonlar son 70 yılda hızla artarken 50 milyar ton seviyesine kadar çıktı.

Özellikle elektrik üretim ve ulaşım sektöründe fosil yakıtların yoğun kullanılması küresel ısınmanın en önemli sebepleri arasında yer alırken kömür başta olmak üzere fosil yakıt kullanımının sonlandırılması, sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlandırmak için kritik önem arz ediyor.

KÜRESEL EMİSYONLARIN EN BÜYÜK SORUMLUSU ÇİN

Dünyanın en büyük kömür üreticisi ve tüketicisi konumunda bulunan Çin, küresel emisyonların yüzde 26,9'una neden oldu.

Çin'i yüzde 12,2 ile ABD ve yüzde 7,35 ile Hindistan izledi. Küresel emisyonların yüzde 4,8'ine Rusya, yüzde 2,8'ine Endonezya neden oldu. Bu ülkeleri yüzde 2,6 ile Japonya, yüzde 2,4 ile Brezilya, yüzde 1,65 ile Almanya, yüzde 1,63 ile İran ve yüzde 1,52 ile Kanada takip etti.Söz konusu 10 ülke küresel emisyonların yaklaşık yüzde 64'üne yol açtı.

TÜRKİYE 16'NCI SIRADA YER ALDI

Türkiye, geçen yıl 530 milyon ton karbondioksit eş değeri emisyon salımıyla küresel emisyonlarda yüzde 1 paya sahip oldu ve dünyada 16'ncı sırada yer aldı.

Türkiye'deki emisyonların yüzde 24,1'i elektrik sektöründen kaynaklandı, yüzde 21,2'sini imalat, yüzde 15,8'ini ulaşım, yüzde 13,8'ini binalar, yüzde 11,1'ini atık, yüzde 9,3'ünü tarım, kalan yüzde 4,7'lik kısmını ise denizcilik, petrol ve doğal gaz sektörleri oluşturdu.

TÜRKİYE, PARİS ANLAŞMASINI ONAYLAYACAK

Gelecek ay onaylayacağı Paris Anlaşması ile iklim değişikliğiyle mücadelede yeni bir döneme giren Türkiye, daha önce verdiği taahhüt kapsamında emisyonlardaki artışı yüzde 21 azaltmayı taahhüt ediyor. Türkiye'nin anlaşmayı onayladıktan sonra emisyon azaltımına yönelik yeni bir hedef belirlemesi bekleniyor.

Our World in Data verilerine göre, emisyonların ülkelere göre dağılımı 1800'lü yıllardan beri büyük çapta değişiklik gösterdi.

Mevcut durumda küresel emisyonların yüzde 0,9'undan sorumlu olan Birleşik Krallık, 1888'e kadar dünyada en fazla emisyon salımı yapan ülke olarak ilk sırada yer aldı. ABD, 1888 itibarıyla emisyon salımında İngiltere'nin önüne geçti.

Küresel emisyonların çoğunu oluşturan Asya ülkelerinde ise emisyon artışı 1950'den sonra hızlandı ve Çin, yıllık emisyon salımında ABD'yi geride bırakarak "en büyük kirletici" unvanını aldı.

Öte yandan 1751-2017 dönemindeki kümülatif emisyonların yüzde 25'ini ABD, yüzde 22'sini Avrupa Birliği ülkeleri ve yüzde 12,5'ini Çin oluşturdu.

Aksoy: Türkiye'nin Paris Anlaşması kapsamındaki konumu hakkaniyetten uzaktır Aksoy: Türkiye'nin Paris Anlaşması kapsamındaki konumu hakkaniyetten uzaktır Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Aksoy, "Türkiye'nin, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi ve sözleşmenin uygulama aracını teşkil eden Paris Anlaşması kapsamındaki konumu hakkaniyetten uzaktır." ifadelerini kullandı.

Küresel ısınma, ABD'nin kışlarını sertleştiriyor Küresel ısınma, ABD'nin kışlarını sertleştiriyor Küresel ısınma üzerine yapılan bir araştırmada, ABD’nin bazı bölgelerinde kış mevsiminin daha sert yaşanmasının Kuzey Kutbu’ndaki ısınma ile bağlantılı olduğu ortaya konuldu.

Türkiye için küresel ısınma alarmı Türkiye için küresel ısınma alarmı Prof. Dr. Yücel, Türkiye'de sıcaklıkların küresel ısınmayla birlikte 80 yıl içinde yaklaşık 6,5 derece artabileceğini söyledi.