Türkiye, aylar önce gerçekleşen ve  7 kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan Konya'daki katliamla sarsılmıştı. Herkesi isyan ettiren cinayetlere  yönelik, Konya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından idianame hazırlandı. İddianamedeki detaylarda cinayeti tasarlamadığını iddia eden katilin, her adımını bilerek attığı, güvenlik kameralarına kadar düşündüğü ortaya çıktı. 

GÜVENLİK KAMERALARINA KADAR DÜŞÜNMÜŞ
Tüm maktullerin bu silahla vurulduğunun sabit olduğu ifade edilen iddianamede, şunlar kaydedildi:

"Mehmet Altun'un Dedeoğulları ailesiyle doğrudan bir husumetinin bulunmadığı ve kendisinin 12 Mayıs 2021'de meydana gelen kavgada olmadığı, olay yerine giderken kendi beyanında da kabul ettiği üzere iki şarjör ve yaklaşık 50 mermiyi yanına alması, evde bulunduğunu bildiğini ifade ettiği güvenlik kamerası görüntülerini yok etmek maksadıyla yanında bidon içinde benzin götürüp olay sonrası da evi ateşe vermesi, olay yerine ilk gittiğinde Barış Dedeoğulları'nın evde olmadığını öğrenip kendisinin de çağrılmasını istemesi dikkate alındığında, şüphelinin fiilini önceden tasarladığının açık olduğu anlaşılmıştır."

Şüpheli Altun'un kullandığı telefonun HTS analizinin incelendiğinin belirtildiği iddianamede, "Şüphelinin muhtemelen olay yerine gitmeden önce telefonunu kapatıp olay yerinden kaçtıktan sonra açmış olabileceğinin değerlendirildiği, bununla birlikte maktul Sibel'in ateşli silah yaralanması neticesi vefat ettiği sabit olmakla birlikte şüphelinin maktul Sibel evin içindeyken evi ateşe vermesi gözetilerek, fiilinin tüm maktuller yönünden 'canavarca hisle öldürme' olarak kabul edilmesi gerektiği belirlenmiştir." değerlendirmesi yapıldı.

ŞİKAYETTEN VAZGEÇECEKLERDİ
Altun'un da beyanında iddia ettiği üzere olay yerine Dedeoğulları ailesinin tüm fertlerinin imzalayacağı bir 'şikayetten vazgeçme dilekçesi' götürdüğünün aktarıldığı iddianamede, şunlar kaydedildi:

"Halbuki kendisinin 12 Mayıs tarihinde meydana gelen kavgada olmadığı, bu olayda şüpheliler Yahya Çalık, İbrahim Keleş, Ramazan Çalık, Ali Çalık, Ali Keleş, Veli Keleş, Ayşe Keleş, Lütfi Keleş ve Veli Keleş'in oğlu Ali Keleş'in bulunduğu, bu şüphelilerden Lütfi Keleş ve Ali Keleş'in (Veli'nin oğlu) 30 Temmuz'da meydana gelen olay sırasında da bir önceki olay nedeniyle tutuklu bulundukları, bu şikayetten vazgeçmenin Mehmet Altun ile bir ilgisi olmayıp, adı geçen diğer şüphelilerin menfaatine bulunduğu tespit edilmiştir."