Fıkıh ve hadis âlimlerinden. İsmi, Abdurrahman bin Abdullah bin Abdurrahman bin Hüseyin bin Muhammed bin Ömer bin Ziyad’dır. Künyesi, Ebu Muhammed, lakabı İmededdin olup, meşhur âlim Hasan bin Abdurrahman’ın yeğenidir.
Abdurrahman bin Abdullah Sicistan ile İsferain arasındaki Nih kasabasında doğdu. Fıkıh ve hadis-i şerif ilimleri üzerinde tahsil yapıp, zamanının büyük âlimlerinden oldu. Gündüzleri talebesine ders verir, geceleri ibadetle meşgul olurdu. Fevkalade güzel bir ahlâka sahip olan Abdurrahman bin Abdullah, Şafiî mezhebindeydi. 548 (m. 1153) senesinde, doğduğu Nih’te vefat etti.
Abdurrahman bin Abdullah, fıkıh hocası el-Begavî başta olmak üzere, Ebu Muhammed bin Abdullah bin Hasan et-Taberî, Ebü’l-Fadl Abdülcebbar bin Muhammed el-İsfehanî, Abdürrezzak İbn-i Hassan el-Meniî, Ebu Abdullah Muhammed bin Abdülvahid ed-Dekkak’tan hadis-i şerif işitmiş ve ilim öğrenmiştir.
Kendisinden hadis-i şerif ve ilim tahsil eden İbnü’s-Sem’anî, onun fetva ve hadisle meşgul olduğunu ve çok ibadet eden, nefsini ıslah etmiş, güzel ahlâk sahibi, ilmiyle âmil, cemaate hadis imla ettiren büyük bir âlim olduğunu bildirdi. İbnü’s-Sem’anî buna ilaveten, birçok fakih ve âlimin ondan istifade ettiğini ve kendisinin de onun imla derslerine katıldığını bildirdi.
Abdurrahman bin Abdullah talebelerine ders vermesinin yanısıra, insanların kurtuluşu için camide vaaz ve nasihatlarda bulunur. Ehl-i Sünnet itikadını anlatırdı. Cehennem’den kurtulmanın, ancak Ehl-i Sünnet itikadı ile mümkün olabileceğini bildirir, Allahü tealanın emirlerinin yapılmasını, yasaklarından kaçılması lazım geldiğini, bıkmadan, usanmadan her zaman anlatırdı.