ALAEDDİN-İ SEMERKANDÎ Muhammed bin Ahmed

Alâeddin-i Semerkandî Fıkıh âlimi
A- A+

Hanefî mezhebi fıkıh âlimlerinden. Tuhfetü’l-fukaha kitabının sahibidir. İsmi, Muhammed bin Ahmed bin Ebu Ahmed es-Semerkandî’dir. Künyesi, Ebu Bekr veya Ebu Mansur’dur. Türkistan’ın Semerkand şehrindendir. “Alaeddin-i Semerkandî” lakabı ile meşhur oldu. Bir ara Halep’te kaldı. Sonra Buhara’ya yerleşti. Doğum tarihi hakkında kaynak eserlerde bilgiye rastlanmamıştır. Hanefî mezhebindeki büyük fıkıh âlimlerinden Sadrülislam Ebü’l-Yüsr el-Pezdevî’den ve Ebü’l-Mu’in Meymun el-Mekhulî’den fıkıh ilmini öğrendi. Tuhfetü’l-fukaha ismindeki meşhur fıkıh kitabını yazdı. Kızı Fatıma-i Fakihe de, büyük bir fıkıh âlimiydi. Onu, talebelerinin büyüklerinden ve Bedayiü’s-sanayî kitabının sahibi Ebu Bekr el-Kaşanî ile evlendirdi. 539 (m. 1144) yılında Buhara’da vefat etti.

Alaeddin-i Semerkandî’nin birinci hocası Sadrülislam Pezdevî, İsmail bin Abdüssadık’tan, o da Ebu Muhammed Abdülkerim bin Musa bin İsa el-Pezdevî’den, o da İmam-ı Ebu Mansur-i Matüridî’den, o da Ahmed bin İshak Ebu Bekr el-Cürcanî’den, o da İmam-ı Muhammed Şeybanî’den ve o da İmam-ı A’zam Ebu Hanife’den olmak üzere nakil ile gelen fıkıh ilmini tahsil etti. O, ayrıca İmam-ı Ebu Yusuf yolu ile gelen fıkıh ilmini de tahsil etmiştir. Onun ikinci hocası Ebü’l-Mu’in Meymun el-Mekhulî de, babası Mekhul’den, o da kendi babası Ebü’l-Mutî Mekhul’den, o da Ebu Bekr el-Cürcanî’den, o da Ebu Süleyman’dan, o da İmam-ı Muhammed bin Hasan eş-Şeybanî’den gelen ilimleri tahsil etmişti. Böylece iki yoldan da Hanefî fıkhını tahsil etmek imkanını bulmuştur.

Alaeddin-i Semerkandî’nin yetiştirdiği en büyük talebelerinden birisi, kendi kızı Fatıma idi. O; “Fatıma-i Fakihe” diye meşhur olmuştu. Babasından fıkıh ilmini tahsil etmiş ve büyük bir fakihe olarak yetişmişti. Babasının yazdığı Tuhfetü’l-fukaha kitabını ezberlemişti. Bu hanım fıkıh âlimi, o dereceye yükselmişti ki babasının verdiği fetvalarda imzası görülürdü. Fatıma’nın kocası Ebu Bekr el-Kaşanî de, Alaeddin-i Semerkandî’nin en büyük talebelerindendir. Kaşanî, fıkıh ilmini tahsil ettikten sonra, hocasının Tuhfetü’l-fukaha kitabını şerh ederek, Bedayiü’s-sanayî fî tertibi’ş-şerayı ismini vermiştir. Hocası Alaeddin-i Semerkandî tarafından çok beğenilen bu kitabına mükâfat olarak, kızı Fatıma-i Fakihe ile evlendirildi. Böylece hocasının damadı oldu. Hanefî mezhebinin kıymetli fıkıh kitaplarından birisi olan “El-Hidaye”nin sahibi Burhaneddin-i Mergınanî’ye 545 (m. 1150) yılında bütün mesmuatı (diğer âlimlerden öğrendikleri) için de icazet veren Muhammed bin Hüseyin bin Nasr bin Abdülaziz el-Bendenicî de, Alaeddin-i Semerkandî’nin talebesidir.

Sem’anî, onun hakkında diyor ki: “O, Buhara’ya yerleşmiş olup, fetva, münazara, usul ve kelam ilimlerinde üstün bir âlimdir. Bana icazet vermiştir.”

Eserleri: Alaeddin-i Semerkandî’nin çok kıymetli eserleri vardır. Bunlardan bazıları, bu güne kadar intikal etmiş olan fıkıh ve usul ilimlerine dair olan eserlerdir. Bazıları da, kaynaklardan sırf isimleri öğrenilebilen fıkıh kitaplarıdır. Başlıcaları şunlardır:

1- Mizanü’l-usul fî netaici’l-ukul: Fıkıh usulüne dair bir eserdir. Bu güne kadar intikal eden eserlerindendir.

2- Tuhfetü’l-fukaha: Hanefî fıkhını, ne çok geniş ve ne de çok kısa olmadan, kolay anlaşılır ve tertipli bir şekilde anlatan, hem ilmî ve hem de pratik bir eserdir. Bu kitap, talebesi ve damadı olan Ebu Bekr el-Kaşanî tarafından Bedayiü’s-sanayî ismiyle şerh edilmiştir. Bu eser, Ebü’l-Hüseyin el-Kudurî’nin işlemediği konuları ele almak, delillerini vermek ve bunları bir sistem içinde izah etmek için yazılmıştır ki, bu husus eserin başında açıkça gösterilmektedir. Bu kitap, Muhammed Zeki Abdilberr tarafından yeniden tab edilerek Şam’da 1958’de neşredilmiştir. Beyrut’ta basılmıştır.

3- El-Lübab fî usuli’l-fıkh,

4- El-Mebsut,

5- Şerhü’t-Tahavî,

6- Ez-Ziyadat,

7- Şerhu Camiu’l-kebir,

8- Şerh-i manzumati’n-Nesefî.

Değişik konularda başka kitaplarının da bulunduğunu kaynak eserleri zikretmektedir.

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
Rehber İnsanlar Sayfası