BEKRÎ, Ebü'l-Hasan Sıddıkî

Ali bin Muhammed bin Abdurrahman bin Ahmed bin Muhammed el-Bekrî es-Sıddîkî Mısırlı Şafiî mezhebi fıkıh âlimi.
A- A+

Şafiî mezhebi fıkıh âlimi. İsmi Ali bin Muhammed bin Abdurrahman bin Ahmed bin Muhammed el-Bekrî es-Sıddîkî olup künyesi Ebü'l-Hasan'dır. 898 (m. 1493)'te Kahire'de doğdu. 952 (m. 1545) senesinde orada vefat etti. İmam-ı Şafiî hazretlerinin kabri civarına defnedildi.

Ebü'l-Hasan; fıkıh, hadis, tefsir ve diğer ilimleri Kadı Zekeriyya, Burhaneddin ibni Ebu'ş-Şerif ile başkalarından; tasavvuf yolunu ise Şeyhülislam Radıyyüddin el-Gazzî ve Şeyh Abdülkadir Deştutî'den öğrendi. Din ilimlerinde üstün bir dereceye yükseldi.

Ebü'l-Hasan'ın babası Kadı Celaleddin, Abdülkadir Deştutî'yi sevenlerden biriydi. Gavrî isminde birisi ona haksızlık yaptı. Kadı Celaleddin de hakkını korumak için Abdülkadir Deştutî'ye başvurdu ve Gavrî'yi yaptığı işten dolayı şikayet etti. Deştutî de; “Ey Celaleddin, hakkını aldığımda bana oğlun Ebü'l-Hasan'ı hizmet etmesi için vereceksin.” dedi. O da kabul etti. Neticede oğlu Ebü'l-Hasan'ı onun hizmetine verdi. O sırada Ebü'l-Hasan fazilet sahibi, ilim aşığı bir genç idi.

Abdülkadir Deştutî'nin huzuruna geldiğinde, Deştutî ona; “Ey Ebü'l-Hasan, Şam'dan sana ders verecek ve seni irşat edecek hocan gelinceye kadar bundan böyle kimseden ders okuma.” buyurdu. O da emrine uydu. Aradan bir zaman geçince Ebü'l-Hasan oradaki hocalardan ders okumak istedi ve bu hususta Abdülkadir Deştutî'den izin istedi. O da tekrar; “Olmaz! Hocan yakında Şam'dan gelecek.” buyurdu.

Çok geçmeden Şeyhülislam Radıyyüddin Gazzî Kadirî geldi ve Abdülkadir Deştutî'ye selam verdi. Öteden beri aralarında muhabbet vardı. Abdülkadir Deştutî, Ebü'l-Hasan'a dönüp; “Kalk ey Ebü'l-Hasan! İşte bu zat, Şam'dan geleceğini söylediğim hocandır.” buyurdu. O da kalkıp hürmet etti. Abdülkadir Deştutî, Radıyyüddin Gazzî'ye dönüp; “Ebü'l-Hasan'a ilim öğretirsiniz.” buyurdu ve Ebü'l-Hasan'a da onunla beraber gitmesini, derslerini dinlemesini tembih etti. Ebü'l-Hasan gece gündüz onun yanında kalıp derslerini dinledi. Daha sonra da hocasının emriyle Mısır'daki diğer âlimlerin derslerinde bulundu.

Ebü'l-Hasan, hocasının sohbetlerinde ve terbiyesinde yetişip ilim, edep ve güzel ahlâk sahibi olunca bir gün hocası onu çağırdı ve; “Ey Ebü'l-Hasan, şimdi senden bir şey istiyorum. Merkebine bineceksin. Bir elinde çörek, diğer elinde soğan olduğu hâlde bunları yiyerek Camiu'l-Ezher Medresesi'ne gideceksin. Daha sonra da dönüp yanıma geleceksin.” buyurdu. Ebü'l-Hasan hiç tereddüt etmeden hocasının emrini yerine getirdi. Geri döndüğünde hocası; “Ey Ebü'l-Hasan, artık Mısır ikimizi almaz oldu. Birimizin buradan ayrılması icap ediyor. Kemale gelmiş bir zat olarak burada kalacaksın.” buyurdu ve Mısır'dan ayrılıp Şam'a gitti.
 

Alaeddin Bekrî'nin yazdığı İ'lamü'l-enam bi-fedaili'ssiyam adlı eserin yazma nüshasının ünvan sayfası (sağda) ve ilk iki sayfası (solda). Eser Melik Suud Üniversitesi Kütüphanesi No: 549'da kayıtlıdır.

Mısırlı Şafiî mezhebi fıkıh âlimi.
Başlık ResmiMısırlı Şafiî mezhebi fıkıh âlimi.

Ebü'l-Hasan, çok kıymetli eserler yazdı, kasideler söyledi. Bir kasidesinde özetle şöyle dedi:

“Ey gaflet uykusuna dalmışlar! Artık uykudan uyanınız. Şimdi uyuyacak zaman değildir. Ey kerim olan Allahü tealadan yüz çevirenler! Siz O'ndan yüz çevirip haddi aşıyorsunuz. Allahü tealanın sayısız nimetleri içindesiniz. Dünyanın parasına, malına, mülküne kalbinizi bağlamayın. Bir gün gelip her şey yok olup elinizden çıkacak. Ancak Allahü teala ve O'nun sevdiği, beğendiği ameller kalacaktır. Nerede o azgın, taşkın Firavunlar? Öyle ki ovalara ve çöllere sığmayan orduları vardı. Nerede o gelmiş geçmiş krallar, hükümdarlar? Nerede onların methedicileri? Nerede onların siyah bayrakları ve sancakları? Nerede o dünyanın doğusuna ve batısına sahip olan İskender?

(Üçüncü İskender, Kur'an-ı Kerim'de Zülkarneyn adıyla bildirilen mübarek bir zattır. Peygamber veya evliyadandır. Doğuya ve batıya gittiği için Zülkarneyn denildi. Yafes soyundan idi. Hızır aleyhisselam, bunun kumandanlarından ve teyzesinin oğlu idi. Birinci ve ikinci İskenderlerden önce idi. Hazreti İbrahim ile görüştü, duasını aldı. Avrupa ve Asya kıtalarına malik oldu.)

Nerede ilim irfan sahipleri? Nerede vefalı dostlar, kardeşler, yakınlar? Onların yaşadıkları yerleri gez gör ve onlardan haber sor. Neticede hepsinin öldükleri haberini alırsın. Ümmetlerden nicesi toprak altında olup kalpleri de hasret ile doludur. Onlar himaye altında idi. Onlar ve yaşadıkları vakitler de ölüp gitti. Zaman, esef ederek onlar için ağlamakta ve yaşlar dökmektedir. Dün onların hepsi evlerinde yaşamakta idi. Bugün ise toprağın altında kemik ve toz yığını hâlinde bulunurlar. Dünya durdukça salat ve selam, Muhammed aleyhisselamın ve Âli'nin üzerine olsun.”

Mısırlı Şafiî mezhebi fıkıh âlimi.
Başlık ResmiMısırlı Şafiî mezhebi fıkıh âlimi.

İçinde İmam-ı Şafiî hazretlerinin kabrinin bulunduğu cami. Ebü'l-Hasan Bekrî'nin kabri bu caminin yakınındadır.


Eserleri:
1- Haşiyetün alâ şerhi'l-Mahallî, 2- Risaletü'l-Ehadiyye, 3-Şerhu'r-Ravd, 4- Şerhü'l Adab, 5- El-Kenz fî şerhi'l-Minhac li'n-Nevevî, 6- El-Matlab fî şerhi'l-Minhac, 7- El Mugnî şerhahar ale'l-Minhac, 8- Nebzetü fî fedaili'n-nısfı min Şa'ban, 9- Teshilü's-sebil fî Fehmi meani't-tenzil: Bir nüshası Hacı Selim Ağa Kütüphanesi No: 73'te kayıtlıdır. 10- Hizb.

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
Rehber İnsanlar Sayfası