İstanbul'da yetişen evliyadan olan bu mübarek zat, Arnavutluk'un Gonca kazasında dünyaya gelmiştir. Doğum tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte, Hamzeviyye yolunun büyüklerindendir. 1072 (m. 1661) yılında, seksen yaşını geçmiş bir ihtiyar iken, kendisine haset eden bir kişinin asılsız ihbarları ve düşmanlığı neticesinde şehit edilmiş, mübarek bedeni ise denize atılmıştır.
Beşir Ağa, tasavvuf yoluna girmeden evvel Bostancı ocağında vazifeliydi. Züht ve takva sahibi bir zat olup, ibadetlerine çok düşkündü. Manevi bir arayış içerisinde iken önce Ayasofya Camii'ndeki bir gönül ehline bağlanmak istemiş, ancak kendisine daha büyük bir mertebeye ulaşacağı müjdelenerek beklemesi söylenmiştir. Nihayetinde Pîr Serturaş hazretlerine talebe olmuş, ardından İdris-i Muhtefî (İdris Ali) ve Hacı Kubay gibi dönemin en büyük feyiz kaynaklarından tasavvuf adabını ve hakikat ilmini tahsil etmiştir. Saraydaki görevinden emekli olduktan sonra, vaktini tamamen hocasının dizi dibinde ve ibadetle geçirmiştir.
Sakın Ha! (Nasihatleri)
Beşir Ağa hazretleri, talebelerine ve sevenlerine yazdığı mektuplarında dinin emirlerine uymanın ve ihlasın ehemmiyetini şöyle vurgulamıştır:
- Şeriat ve Hakikat: "Yalnızca istiğfar okumakla ilahî tecellilere kavuşulmaz. İşlerinizde ve sözlerinizde dinin emirlerine (şeriata) uymanız şarttır. Sakın ha! Kendi aklınıza göre konuşup dinin emirlerine muhalefet etmeyiniz."
- Zahir ve Batın Süslenmesi: "Zahirinizi (dışınızı) dinin emirlerine uymakla, batınınızı (kalbinizi) ise Allah sevgisinin nuru ile süslemeniz gerekir."
- İhvan Adabı: "Birbirinizle buluştuğunuzda sevgi ve tevazu gösterin. Boş sözlerden (malayaniden) sakınıp, yolun adabına uygun faydalı şeyler konuşun."
- Söz Değil Mana: "Yüz bin söz bir pul etmez. Söz, manayı bulmak içindir; canın kurtuluşu ancak mana iledir. Söz ile kurtuluş olmaz."
- Tevekkül ve Teveccüh: "Nefis ve şeytanın hilesinden kurtulmak için Cenab-ı Rabbü’l-âlemîne tam bir yönelişle teveccüh ediniz. Haramdan şiddetle sakınınız. Dinin emrine uymayan bir iş yapan bizden değildir."
Manevi Silsilesi ve Bağlılığı
Beşir Ağa'nın intisap ettiği Hamzeviyye yolu, Osmanlı İstanbul'unda özellikle melamet neşvesini taşıyan zatlar arasında yaygındı. O, hocası Pîr Serturaş'a bir gün birkaç kilo et hediye ederek samimiyetini göstermiş, hocasının "Dinin emirlerine sarılmadan kurtuluş olmaz" ikazını hayatının merkezine koymuştur. İdris-i Muhtefî gibi büyük sır sahiplerinin takdirini kazanmış, edebi ve sır saklamaktaki titizliğiyle "sır gizlenmeyecek adam" olarak vasıflandırılmıştır.