CEHDAMÎ

İsmail bin İshak bin İsmail bin Hammad bin Zeyd bin Dirhem el-Ezdî Büyük hadis âlimlerinden ve Malikî mezhebinin en büyük fakihlerinden.
A- A+

Büyük hadis âlimlerinden ve Malikî mezhebinin en büyük fakihlerinden. İsmi, İsmail bin İshak bin İsmail bin Hammad bin Zeyd bin Dirhem el-Ezdî olup; künyesi, Ebu İshak'tır. Basra'da Cerir bin Hazimoğullarının azatlısı olup, 199 (m. 815)'da Basra'da doğmuştur. Şeyhülislam, âlim ve faziletler sahibi olan Ebu İshak pek çok kıymetli kitaplar telif etmiş ve bir de hadisleri topladığı Müsned'i vardır. 282 (m. 895)'te Zilhicce ayında Mekke-i Mükerreme'de, hac ettikten sonra vefat etmiştir.

Cehdamî; Muhammed bin Abdullah el-Ensarî, Müslim bin İbrahim el-Ferahidî, Süleyman bin Harb el-Vaşicî, Haccac bin Minhal, Amr bin Mezruk, Muhammed bin Kesir, Abdullah bin Seleme el-Ka'nebî, Abdullah bin Reca', Ebu Velid et-Tayalisî, İbrahim bin Haccac, Ahmed bin Yunus, İsmail bin Ebu Üveys, Ali bin el-Medinî, İshak bin Muhammed el-Fervî ve pek çok büyük âlimden ilim almış, hadis-i şerif öğrenmiş ve yazmıştır. İmam-ı Kalun'dan kıraat ilmi öğrenen İsmail bin İshak, Ahmed bin el-Ma'dil'den de Malikî fıkhını, Ali bin el-Medinî'den de hadis ilminin inceliklerini, ravilerin durumunu anlatan illet ilmini öğrenmiştir.

Musa bin Harun el-Hafız, Abdullah bin Ahmed bin Hanbel, Ebü'l-Kasım el-Begavî, Yahya bin Sa'id, Ebu Amr Muhammed bin Yusuf el-Kadi, İbrahim bin Muhammed bin Arfe, Ebu Bekr bin el-Enbarî, Hüseyin bin İsmail el-Mehamilî, Muhammed bin Muhallid ed-Durî, Muhammed bin Ahmed el-Hakimî, İsmail bin Muhammed es-Saffar, Muhammed bin Amr, Mükrim bin Ahmed el-Kadi, Ebu Bekr eş-Şafiî ve bunlar gibi pek çok âlim, Cehdamî'den hadis-i şerif almışlardır. Huzurunda pek çok zat çeşitli ilimleri öğrenerek büyük âlim olmuşlardır.

Hatib-i Bağdadî; “Cehdamî, âlim, faziletli, ilminde ve amelinde sağlam bir zat idi. Malikî mezhebini yaymış olup kendisi bu hususlarda senet kabul edilirdi. Müsned hadis kitabını tasnif etti. Kur'an-ı Kerim ilimleri (kıraat ilmi) üzerinde kitaplar yazmış ve Malik bin Enes, Yahya bin Sa'id el-Ensarî ve Eyyub Sahtiyanî'nin hadislerini toplamıştır. Nahiv hususunda da iki cilt kitap yazmıştır. Eski Bağdat'ı vatan edindi. Halife Mütevekkil zamanında Bağdat'ta kadı (hakim) tayin edildi.” buyurmuştur.

Aslen Basralı olan Cehdamî, Ahmed bin Ma'dil'den öğrenmiş olduğu Malikî fıkhında üstat oldu. Malikî mezhebini ve İmam-ı Malik'in üstünlüğünü Irak'ta yaydı. Çünkü o zaman İmam-ı Malik Medine-i Münevvere'de yaşadığından, Irak'ta pek tanınmıyor ve mezhebi de bilinmiyordu. Ayrıca Malikî mezhebini anlatan, bu mezhebin fıkhî usullerini beyan eden eserleriyle de kendisinden sonra gelen Malikî âlimlere rehber oldu. İlk defa halife Mütevekkil zamanında Sivar bin Abdullah'ın vefatıyla boşalan Bağdat-ı Şarki'ye (Kerh kasabası) halifenin emriyle kadı oldu. Hüküm vermekteki mahirliği, ilimdeki derecesi, meseleleri halletmedeki şöhreti o kadar yayıldı ki bir mecliste onun ismi zikrolunduğu zaman, hükmü hemen kabul edilirdi. Elli sene hiç vazifesinden alınmadan kadılık yaptı. Çünkü o, ilmiyle amel eden büyük bir âlim, faziletler sahibi, Müslümanların hamisi (koruyucusu) olan bir zattı. Zamanında Malikî mezhebi kendisinden sorulurdu.

Kendisi şöyle anlatıyor: “Birgün Yahya bin Eksem ve birçok âlim Malikî mezhebindeki fıkhî bir meseleyi konuşurlarken yanlarına girdim. “İşte ehl-i Medine.” dediler. Beni hürmet ile karşıladılar ve Yahya bin Eksem, “Muhakkak ki Medine geldi.” dedi. Yani Medine fıkhını (Malikî fıkhını) en iyi bilen zat geldi. Bırakın hemen o meselenin cevabını versin, demek istedi.”

Abdullah bin Süleyman bin Vehb; “İki hadis-i şerif âliminin şöhreti her yere yayıldı. Bunlar Cehdamî ve Musa bin İshak el-Hatmî'dir. Bunlar öyle büyük zatlardır ki, Allahü teala yeryüzündekilere bir bela vermeyi irade ettiği zaman, onların duası bereketiyle o belayı kaldırır.” buyurmuştur.

Ebü'l-Abbas şöyle diyor: “Cehdamî'nin annesi vefat ettiği zaman, üzgün olarak hayvanıma bindim ve ona taziye etmeye gittim. Onun yanında Haşimîler (Peygamberimizin akrabaları), fıkıh âlimleri, adalet sahibi olanlar ve büyük zatlar vardı. Ona taziyede bulundum. Annesini kaybetmenin üzüntüsünden dolayı gizleyemediği bir halvet titreme vardı. Taziyeme şiirle cevap verdi, memnun olduğunu anladım.”

Tefsir, hadis, fıkıh ve kıraat ilimlerinde çok kıymetli kitaplar telif eden Cehdamî, bilhassa kıraat, sarf ve nahiv (Arapça dil bilgisi) hususunda zamanına kadar telif olunan eserleri içine alan ve hepsinden daha geniş eserler telif etti. El-Müsned hadis kitabı, Ahkamü'l-Kur'an, Meaniü'l-Kur'an, Kitabü'l-kıraat bunlardandır. Hatib-i Bağdadî; “Cehdamî'nin faziletine ve zamanının bir tanesi olduğuna, bu son iki kitabı şahitlik eder.” buyurdu. Nahiv hususunda yazmış olduğu kitabı iki yüz cüz (kısım) olup, tamamlayamamıştır. Ayrıca Peygamberimizin üzerine Salevat-ı şerife getirmenin faziletini anlatan bir kitap da yazmıştır.

Cehdamî; Abdullah bin Reca', İmran el-Kattan, Amr bin Abdullah, Kabus bin Ebu Zabyan, Hazreti Aişe'den rivayet ederek; “Resulullah, seferde ve hazarda, hasta veya sıhhatli iken, sabah namazının sünnetini terk etmezdi.” buyurdu.

Cehdamî; İsmail bin Ebu Üveys, Malik, Yahya bin Sa'id, Sa'id bin Müseyyeb'den rivayet etti: Sa'id bin Müseyyeb; “Muhakkak ki “Allahü teala tövbe edenleri mağfiret edicidir.” ayet-i kerimesi günah işleyip tövbe eden, sonra yine günah işleyip tövbe eden, sonra yine günah işleyip tövbe eden kimseler için nazil oldu.” buyurdu. İsmail bin İshak; Fervî, Malik, Nafî'den rivayet ederek İbn-i Ömer'in, Hazreti Osman'ın şehit edilmesinden sonra üzüntüsünden, doyasıya ağız tadıyla yemek yemediğini haber verdi.

Hadis ve Malikî mezhebinin büyük âlimlerinden olan Cehdamî'nin Ahkamü'l-Kur'an adlı eserinin kapak sayfası.

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
İslam Alimleri Ansiklopedisi, Türkiye Gazetesi Yayınları