CÜVEYRİYYE BİNTİ HARİS

Cüveyriyye binti Haris bin Ebî Dırar bin Hubeyd bin Cudeyme el-Mustalıkî Peygamber Efendimizin muhterem hanımlarından.
A- A+

Peygamber Efendimizin muhterem hanımlarından. Benî Mustalık kabilesi reisi Haris bin Ebî Dırar'ın kızıdır. Miladî 607 yılı civarında doğdu. Nesebi (silsilesi), Cüveyriyye binti Haris bin Ebî Dırar bin Hubeyd bin Cudeyme el-Mustalıkî olduğu gibi bu silsilenin devamı olarak, bin Amr İbni Rebiabin Harise bin Amrel-Muzaiyye el-Mustalıkiyye'dir. Peygamberimizle evlenmeden önce amcasının oğlu ile evliydi.

Hicretin beşinci yılında (m. 626) yapılan Benî Mustalık (veya Benî Müreysi) Gazası'nda esir alınmıştı. Bu gazvede babası kaçarak canını kurtarmış, fakat, kızı ve kabilesinden 600 kişi esir düşmüştü. Esirlerin taksiminde, kocası bu savaşta ölen Hazreti Cüveyriyye; Sabit bin Kays'a düştü. Hazreti Cüveyriye, Sabit tarafından satılığa çıkarıldığında babası Haris kızını almak için bir sürü deve getirdi. Bunların içinde çok iyi cins olan iki deveye kıyamayıp, şehir dışında sakladı. Haris, Resul-i Ekrem'in huzuruna geldiğinde, Resulullah efendimiz; “Falan yerde sakladığın iki deveyi getir.” buyurdu. Haris, bu duruma çok şaşırdı. “Şehadet ederim ki, Allah'tan başka tapınılacak, kulluk edilecek hak bir mâbud, ilah yoktur ve sen O'nun elçisisin. Allahü tealaya yemin ederim ki, Allah'tan başka kimsenin bundan haberi yok idi.” dedi. Böylece iki oğlu ve kabilesinden birçok insanla beraber Müslüman oldu. Resulullah develi alıp, Haris'e kızını geri verdi. Babası, ağabeyleri ve kabilesinden birçok insandan sonra, Cüveyriyye Müslüman oldu.

Yirmi yaşlarında Müslüman olan Cüveyriyye'yi Resulullah efendimiz babasından isteyip, kendilerine nikahladılar ve 400 dirhem mehir takdir ettiler. Resulullah onunla evlendikten sonra, Berre olan ismini Cüveyriyye'ye çevirdi. İslam tarihinde de, bu isimle anılmaya başlandı. Eshab-ı Kiram (aleyhimürrıdvan), Resulullah'ın Cüveyriyye'yi nikahladığını duyunca; “Biz Resulullah'ın ailesinin, annemizin akrabalarını hizmetçi olarak kullanmaktan hayâ ederiz.” dediler. Bu hâl yüzlerce esirin azat olmasına vesile oldu. Cüveyriyye bu hali söyleyerek her zaman öğünürdü. Hatta denildi ki: “Cüveyriyye'nin mehri bütün Mustalık kabilesinin azat edilmesi oldu.” Bu ciheti takdir eden Aişe; “Ben Cüveyriyye kadar kavmine hayrı dokunan kadın görmedim. Mustalıkoğulları'ndan yüzlerce kişi Cüveyriyye sayesinde esirlikten kurtulmuştur.” demiştir.

Peygamber Efendimizin, evliliklerinin hepsidi nî, siyasî ve merhamet ve ihsan ederek yapılan evliliklerdir. (Bkz. Muhammed Aleyhisselam). Nitekim Cüveyriyye ile olan evlilik de böyledir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: “Bütün zevcelerimle evliliklerim ve kızlarımı evlendirmem, hepsi Cebrail'in Allahü tealadan getirdiği izinle olmuştur.” Hazreti Cüveyriyye, Resulullah ile birlikte, diğer hanımları gibi, sırası geldiğinde zaman zaman muhtelif gazvelere iştirak etmiştir. Cüveyriyye izzet-i iman sahibi metanetli bir hatun idi. Aynı zamanda çok ibadet ederdi. Peygamber Efendimiz onun yanına geldiklerinde onu çok zikir yapar, kelime-i tevhit söyler bulurdu.

Peygamberimizden bizzat işiterek rivayet ettiği hadis-i şerifler yedi tanedir. Kendisinden, İbn-i Abbas, İbn-i Ömer, Mücahid bin Cebr hadis-i şerif nakletmişlerdir. İbn-i Abbas, Hazreti Cüveyriyye'den şöyle rivayet etti: “Bir sabah camide ibadetle meşgul idim. Resulullah uğradığında Sübhanallah zikrini yapıyordum. Resulullah bir haceti için dışarı çıktılar, öğle üzeri tekrar geldiler ve yine ben aynı zikir ile meşgul idim. Buyurdular ki: “Sen hep böyle mi yaparsın?” “Evet.” dedim. Tekrar; “İstersen sana birkaç kelime öğreteyim de bu kelimeleri söyleyesin ve hem senin yaptığın nafile ibadetlerin yerine geçsin.” buyurdular ve şu duayı öğrettiler: “Sübhanallahi adede halkıhi (3 defa), Sübhanallahi zînete Arşihi (3 defa), Sübhanallahi ridâe nefsihi (3 defa), Sübhanallahi midâde Kelimatihi (3 defa).”

Hicrî 56 (m. 676) yılında Medine'de vefat etmiştir. Mervan bin Hakem tarafından namazı kılınıp, Baki Kabristanı'na defnedilmiştir. Bazı kaynaklarda 50 (m. 670) yılında vefat ettiği de bildirilmiştir. Ebu Eyyub'ün, Hazreti Cüveyriyye'den bildirdiği hadis-i şerifte; Bir Cuma günü, Peygamber Efendimiz, Cüveyriyye'nin yanına gelmişlerdi. O gün Hazreti Cüveyriyye oruçluydu. Peygamber Efendimiz ona; “Yarın oruç tutacak mısın?” diye sordular. Cüveyriyye; “Hayır.” diye cevap verdi. Tekrar; “Dün oruçlu mu idin?” diye sordular. Cüveyriyye; “Hayır ya Resulallah.” diye cevap verdi. Bunun üzerine Resulullah; “Öyle ise iftar et (orucunu boz).” buyurdular. Ümmü Osman'ın Cüveyriyye'den bildirdiği hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz buyuruyorlar ki: “Erkeklerden kim ipek elbise giyerse, Allahü teala kıyamet günü ona ateşten bir elbise giydirir.”

Resul-i Ekrem Efendimizin Hazreti Hadice ve Hazreti Meymune haricindeki bütün hanımları; Cüveyriye binti Haris validemiz ile birlikte Cennetü'l-Bakî Kabristanlığı'nda medfundur.

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
İslam Alimleri Ansiklopedisi, Türkiye Gazetesi Yayınları