DUHAYM

Abdurrahman bin İbrahim bin Amr bin Meymun el-Kureşî Hadis ve fıkıh âlimlerinden
A- A+

Hadis ve fıkıh âlimlerinden. Adı, Abdurrahman bin İbrahim bin Amr bin Meymun el-Kureşî; künyesi, Ebu Sa'id ed-Dımaşkî'dir. Duhaym adı ile de tanınmaktadır. 170 (m. 787) senesinin Şevval ayında doğdu ve 245 (m. 859) senesinin Ramazan ayında Remle şehrinde (Filistin'de) vefat etti. Hadis ilminde büyük bir âlim ve hafız derecesine yükselmişti. Mısır, Hicaz, Bağdat, Kufe ve Basra gibi ilim merkezlerine seyahat yaptı. Şam şehrinde, zamanının en büyük muhaddisi idi. O, Süfyan bin Uyeyne, Mervan bin Muaviye, Velid bin Müslim, Ömer bin Abdülvahid, Eyyub bin Süveyd-i Remlî ve daha pek çok hadis âliminden ilim alıp hadis-i şerif rivayetinde bulundu. Velid bin Müslim'den ayrıca kıraat dersleri aldı. Kendisinden de, İmam-ı Buharî, İmam-ı Müslim, Ebu Davud, İmam-ı Nesaî, İbn-i Mace ve daha birçok hadis âlimi hadis-i şerif rivayet etmişlerdir. Abdullah bin Haşim Za'feranî de ondan kıraat ilmi almıştır. Hadis âlimlerinden Ebu Hatim, Nesaî, Dârekutnî, İclî ve daha birçokları, onun sika (güvenilir) bir ravi olduğunu bildirmişlerdir.

İmam Ebu Davud buyurdu ki: “Abdurrahman bin İbrahim, hadis ilminde hüccettir. O, Dımaşk'ta (Şam'da) zamanının eşi bulunmayan âlimlerindendi.” Abdullah bin Muhammed Seyyar'a; “Şam'da karşılaştığın âlimlerin en sağlamı, sika olanı hangisidir?” diye sorulduğunda, cevabında; “Onların en üstünü, Duhaym (Abdurrahman bin İbrahim)'dır.” dedi. Ebu Bekr-i Mervezî de; “Ben, Ahmed bin Hanbel'in, Duhaym hakkında; “O, akıllı ve itimada şayan bir ravidir.” diyerek onu methettiğini işittim.” dedi. İbn-i Hibban da şöyle bildirdi: “O, hadis ilminde sika bir ravidir. Kendisine sadece Duhaym denilmesini beğenmezdi. O, ilmi ve beldesinde bulunan âlimlerin esepleri ile birlikte hıfzederdi.” Halili de; İrşad adındaki eserinde; “Onun hafız olduğunda bütün âlimler ittifak etmişlerdir.” demiştir. Şam'da kendisinden en son hadis-i şerif rivayet eden, Seyyid bin Haşim bin Mersed'dir.

Fıkıh ilminde de büyük bir âlimdi. İmam-ı Evzaî'nin mezhebinde idi. Ürdün ve Filistin Kadılığına tayin edildi. Sonra Mısır'da; “Kadı'l-kudat.” (baş kadı) olmak için talepte bulundu ve hemen bu vazifeye getirildi. Hasan bin Ali diyor ki: “Duhaym, 212 (m. 827) senesinde Bağdat'a geldi. Ben, babamın, Ahmed bin Hanbel'in, İbn-i Main'in ve Halef bin Halim'in onun huzurunda çocuklar gibi oturduğunu gördüm.” Rivayet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır:

“Şunlar, münafıkın sıfatlarındandır: Lanet, onun selamıdır. Haram kazanç, onun yiyeceğidir. Hıyanet, gündüz insanların arasında bulunup (onlar gibi hareket etmek) ve geceleyin de (ibadetini) üstün körü yapıvermek de, onun ganimetlerindendir.” “Her iyilik, sadakadır.”

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
İslam Alimleri Ansiklopedisi, Türkiye Gazetesi Yayınları