EBU YA'LA MUSULÎ

Ahmed bin Ali bin Müsenna bin Yahya bin Hilal et-Temimî Musul'da yetişen hadis âlimlerinden
A- A+

Musul'da yetişen hadis âlimlerinden. Künyesi Ebu Ya'la olup, ismi Ahmed bin Ali bin Müsenna bin Yahya bin Hilal et-Temimî'dir. Künyesi ile meşhur olmuştur. Musul'da Temim kabilesine mensup olduğu için “Temimî” ve “Musulî” denilmektedir. 210 (m. 825) senesi Şevval ayının üçüncü günü Musul'da doğdu. Çok sayıda âlimden ilim tahsil eden Ahmed bin Ali, zamanının değerli âlimlerinden idi. On beş yaşında iken Bağdat'a gitti. Orada Ahmed bin Hatim'den hadis-i şerif dinledi. Uzun bir hayat yaşayan Ebu Ya'la'nın yanına, birçok insanlar gelip ilim öğrenirlerdi. 307 (m. 919) yılında Musul'da vefat ettiğinden, Musul halkı ve çarşı esnafı, dükkanlarını kapatarak cenazesinde hazır bulundu. Ebu Ya'la hadis ilminde büyük ve meşhur bir âlimdir. Hadis-i şerif hafızı idi, yani yüz binden fazla hadis-i şerifi senetleriyle ve ravileriyle birlikte ezberlemişti. Ebu Ya'la Musulî; Ali bin Ca'z, Yahya bin Main, Muhammed bin Minhal ed-Darir, Gassan bin Rebî, Şeyban bin Ferruh, Yahya el-Hammanî, Ahmed bin Hatim ve daha birçok âlimden hadis-i şerif dinlemiş ve ilim öğrenmiştir. Kendisinden ise, Ebu Hatim bin Hibban, Ebu Ali en-Nişaburî, Hamza bin Muhammed el-Kinanî, Ebu Bekr el-İsmailî, Ebu Bekr bin el-Mukrî, Ebu Amr bin Hamdan, Nasr bin Ahmed el-Mürcî ve daha birçok âlim ders almış ve hadis-i şerif rivayet etmişlerdir. Hadis âlimi olan Ebu Ya'la, bu ilimde sika (güvenilir), sağlam bir ravidir. Onun ilimdeki üstünlüğünü, many âlim bildirmektedir. 

Bunlardan, Yezid bin Muhammed el-Ezdî: “Ebu Ya'la, sıdk (doğruluk), emanet sahibi olup, yumuşak huylu ve dinine çok bağlı kimselerden idi.”, İbni Hibban; “O, sika ve sağlamdır, ilim sahibi bir ravidir. Rivayet ettiği hadis-i şeriflerin bazılarından, onunla Peygamberimiz arasında üç ravi bulunmaktadır.” demişlerdir. Sem'anî de şöyle anlatıyor: “İsmail bin Muhammed bin Fadl'den işittim. Diyordu ki: “Bütün müsnedleri okudum. Müsned-i Adenî, Müsned-i İbn-i Menî gibi. Bu Müsned'ler nehirler gibidir. Ebu Ya'la'nın Müsned'i ise, bütün nehirlerin kendisinde toplandığı deniz gibidir.”

Büyük hadis âlimi Hakim de, onun hakkında diyor ki: “Ben, hafız Ebu Ali'nin Ebu Yala'yı, onun sağlamlığını ve hadis-i şerifleri ezberlemesini çok beğendiğini görüyordum. Hatta öyle idi ki, onun hadis-i şeriflerden bilmedikleri çok azdı. Ebu Ya'la, sika ve sağlam bir ravi idi.” Hafız Ebu Ali de diyor ki: “Ebu Ya'la, Bişr bin Velid'in yanında iken Ebu Yusuf'un kitaplarından başkası ile de meşgul olsaydı, Basra'da yetişen Süleyman bin Harb'in ve Ebü'l-Velid-i Tayalisî'nin derecesine ulaşırdı.” Ebu Amr-ı Hirî de; “Ebu Ya'la, sırf Allah rızası için hadis-i şerif rivayet eder, öğretirdi. Karşılık olarak hiçbir şey beklemezdi.” dedi. Onun rivayetlerinden biri şöyledir: “Eshab-ı Kiram'dan Abdurrahman bin Avf şöyle bildiriyor: Resulullah, müşriklerle yapacağı bir harbe çıkacağı zaman, Hazreti Osman, ordunun ihtiyacını karşılamak üzere 700 kap dolusu altın vermişti. Ebu Ya'la Müsned'inde diyor ki: “Ebu Said-i Hudrî buyuruyor ki: Resulullah, namazdan selam verince, üç defa Sübhane rabbike ayet-i kerimesini okurdu.”

Ebu Ya'la'nın rivayet ettiği hadis-i şeriflerde Peygamber Efendimiz buyurdular ki: “Nikah benim sünnetimdir. Fıtratımı sevenler, sünnetimi yerine getirsinler.” “Her kim yeni doğan çocuğunun sağ kulağına ezan ve sol kulağına da ikamet okursa, ümmüsübyan denilen havale hastalığından korunmuş olur.” “İmanlarının selameti uğruna, dünyalıktan kayıplarına aldırış etmedikleri sürece; tevhit, Allahü tealanın gazabını onlardan uzaklaştırır. Bunu yaptıkları, yani dünyalıktan olan kayıplarına üzüldükleri ve; “Lailaheillallah.” dedikleri zaman Allahü teala; “Yalan söylüyorsunuz, bu sözünüzde sadık değilsiniz.” buyurur.” “Melekler, kulun amel sahifesini Allahü tealaya arz ettikleri zaman, eğer günün ilk ve son vakitlerini zikir ve hayırla geçirmişse aradaki kötülüklerini Allahü teala bağışlar.” “Siz, mallarınız ile herkesi memnun edemezsiniz, öyle ise onları, güler yüz ve güzel ahlâk ile memnun etmeye çalışın.” “Hasta ziyaretine tekrar tekrar gidin. Fakat bunu dört gün ara ile yapın.” “Muhakkak Kur'an bir zenginliktir ki, artık onun üstünde zenginlik olmadığı gibi, onunla beraber fakirlik de yoktur.” “Kim kalbinden sadakat ve ihlas ile; “Lailaheillallah.” derse, ona Cennet vacip olur.” “Allahü teala için tevazu ve alçak gönüllülük göstereni, Allahü teala yükseltir. Kibir edeni de Allahü teala alçaltır. Allah'ı çok zikredeni Allahü teala sever.”

“Ümmetimden iki kişi, Allahü tealanın huzuruna çıktı. Birisi; “Allah'ım! Bundan hakkımı al ve bana ver.” dedi. Allahü teala ona; “Hakkını ver.” buyurdu. O da; “Ya Rabbî! Bir iyiliğim kalmadı, ne vereyim?” dedi. Allahü teala hak sahibine; “Ne yapacaksın? Bunun iyilikten hiçbir şeyi kalmadı.” buyurur. 

Hak sahibi; “Bari günahlarımı alsın, ya Rabbî!” der. (Resulullah sonra da ağlayarak); “Gün öyle büyük bir gündür ki, o günde başkalarının günahlarını yüklenmek şöyle dursun, insan kendi günahının yükünden kurtulmaya muhtaç olduğu bir gündür.” Resul-i Ekrem devam ederek; “Allahü teala hak sahibine; “Başını kaldır, gözünü aç ve Cennet'in şu muhteşem köşklerine bak.” buyurur. Hak sahibi; “Ya Rabbî! Cennet'te gümüşten şehirler, inci ve pırlantalarla işlenmiş altından köşkler görüyorum. Bunlar hangi şehit, hangi sıddîk veya hangi peygamberindir?” diye sorar. Allahü teala; “İşte o gördüğün göz kamaştırıcı köşkler, bedellerini ödeyenler içindir.” buyurdu. Hak sahibi; “Ya Rabbî! Bunların bedellerini kim ödeyebilir ki?” der. Allahü teala; “Sen ödeyebilirsin.” buyurur. O da; “Neyim var ki, ben bunları nasıl alabilirim?” der. Allahü teala; “Hakkını bu kardeşine bağışlamakla, bunlara malik olursun.” buyurur. Hak sahibi; “Hakkımı bağışladım ya Rabbî!” deyince; Allahü teala; “Haydi, arkadaşının elinden tutup, beraberce Cennet'e giriniz.” buyurur.” Sonra Resulullah şöyle devam etti: “Allah'tan korkun ve aralarınızı düzeltmeye çalışın. Zira Allahü teala kıyamet gününde sizin aranızı düzeltir.”

“Fasık metholunduğu zaman, Rabbimiz gadaba gelir.” “Peygamberler, kabirlerinde diri olup namaz kılarlar.”

Eserleri: Ebu Ya'la'nın bilinen eserlerinden bazıları şunlardır: 1- El-Müsned: Horasan yöresinde büyük ilgi gören eser, Hazreti Osman ve Said bin Zeyd dışındaki Aşere-i Mübeşşere'nin müsnedleri ile başlamaktadır. Hadislerin yanında Sahabeye ait haberler de vardır. Müsnedü Ebi Ya'la Musulî adıyla Beyrut'ta 1410'da 13 cilt hâlinde yayınlanmıştır. 2- El-Mu'cem: Muhammed adında olanları başa almak suretiyle sıraladığı 330 kadar hocasından birer hadis rivayet ettiği bir hadis kitabıdır. Beyrut'ta 1410 yılında yayınlanmıştır. 3- El-Mefarid an Resulillah: Kırk beş Sahabî ile on bir Tabiînin rivayet ettikleri çeşitli konulara dair 114 hadis-i şerif ihtiva etmektedir. Dahiye'de 1405 yılında yayınlanmıştır. Ebu Ya'la'nın züht ve rikak konusunda da eserleri olduğu rivayet edilmektedir.

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
İslam Alimleri Ansiklopedisi, Türkiye Gazetesi Yayınları