EBU HATİM RAZÎ

Muhammed bin İdris bin Münzir bin Davud bin Mihran el-Hanzali Hadis âlimlerinden.
A- A+

Hadis âlimlerinden. İsmi, Muhammed bin İdris bin Münzir bin Davud bin Mihran el-Hanzali, künyesi, Ebu Hatim Razî'dir. 195 (m. 810) senesinde Rey şehrinde doğdu. Rey'in Derbu Hanzale mahallesinde oturduğu için Hanzalî nisbesiyle de anılır. 277 (m. 890)'de Bağdat'ta, bir rivayette de Rey'de vefat etti. Yüz binden çok hadis-i şerifi, rivayet edenleri ile birlikte ezberlemiş olup, hadis ilminde hafızdır. İmam-ı Buharî ve İmam-ı Müslim'in akranlarındandır.

209'da (m. 824) Rey'de hadis tahsiline başladı. Daha sonra Irak, Şam, Mısır, Antakya ve Tarsus'a gitti. Buralarda Esmaî, Ebu Nuaym Fadl, Affan bin Müslim, Âdem bin Ebu İyas gibi âlimlerden istifade etti. Oğlu kendisinden naklen şöyle anlatmıştır: “Hadis-i şerif öğrenmek için çok yer dolaştım. Gittiğim yerlerde senelerce kaldım. Bin fersahtan (yaklaşık altı bin km.) fazla yol yürüdüm. Hicrî 214 senesinde Basra'ya gittim. Sekiz ay orada kaldım. Param bitti, giydiğim şeyleri birer birer satıp, yiyecek için harcadım. Nihayet hiçbir şeyim kalmadı. Bir arkadaşımla, hadis âlimlerini dolaşıp, hadis-i şerif dinliyorduk. Bir gün böyle dolaşıp, kaldığım boş eve döndüm. Yiyecek hiçbir şeyim yoktu. Açlıktan su içtim. O gece öylece sabahladım. Sabahleyin beraber derse gittiğimiz arkadaşım geldi. O gün de âlimleri dolaşıp, hadis-i şerif dersi aldık. Şiddetli açlık çekiyordum. Akşam, yine kaldığım yere döndüm. Yine şiddetli açlık içinde sabahladım. Arkadaşım o sabah da geldi. Haydi, hadis-i şerif dinlemeye gidelim dedi. Benim için mümkün değil, bugün çok halsizim dedim. Arkadaşım sebebi nedir deyince, ne saklayayım, iki gündür hiçbir şey yemedim dedim. Bunun üzerine üzülüp, yanımda bir dinarım var; yarısını kira parası olarak ayırayım, diğer yarısını paylaşalım dedi. Yarım dinarın yarısını bana verdi...”

Ebu Hatim bu seyahatlerini ekseri yaya olarak yaptı. Bu ilk seyahati yedi yıl sürdü. Ebu Hatim, ikinci seyahatini de 242-245 tarihleri arasında yaptı. Ebu Hatim Razî'nin hadis-i şerif işitip, rivayet ettiği hadis âlimlerinden bir kısmı şu zatlardır: Muhammed bin Abdullah el-Ensarî, Osman bin Heysem, Affan bin Müslim, Ebu Nuaym, Ubeydullah bin Musa, Abdullah bin Salih ve diğer âlimlerdir. Rivayetleri Sünen-i Ebu Davud'da, Sünen-i Nesaî'de ve Sünen-i İbn-i Mace'de yer almıştır. Kendisinden Muhammed bin İsmail Ca'fî, oğlu İbn-i Ebu Hatim, Abde bin Süleyman, Rebi' bin Süleyman, el-Muradî, Ebu Zür'a Razî, Ebu Rüz'a Dımaşkî, Muhammed bin Avf et-Taî ve diğerleri ilim aldılar, hadis-i şerif rivayet ettiler. İbn-i Hacer, İmam-ı Buharî'nin ondan rivayette bulunduğunu bildiriyor.

Muhammed bin İdris hakkında; İmam-ı Nesaî; “Sika (sağlam, güvenilir).”, Ebu Nuaym ve Lalkaî; “O hadis ilminde âlim ve imamdır.” demişlerdir. Hadis-i şerifleri yazanlardandır. Muhammed bin İdris'in söylemiş olduğu bir şiirin tercümesi şöyledir: “Dünyanın ne olduğunu düşündüm ve gördüm. Takvaya sarılarak onun (dünyanın) hilelerinden korundum. Onun aldatıcı va'dlerine güvenmedim. Böylece ona köle olmaktan kurtulup, efendi oldum...”

Hadiste emirü'l-müminin ünvanına sahip olan Ebu Hatim, ravileri iyi tanır, rivayetlerdeki ince kusurları (illetleri) hemen fark ederdi. Eshab-ı Kiram'ın ihtilaf ettikleri konuları, Tabiîn ve Tebe-i tabiînin fıkhî içtihatlarını iyi bilirdi. Titiz bir âlim olduğu için onun sika, saduk kabul ettiği ravilerin rivayetlerinde tereddüt edilmemiştir. Hafızası çok güçlü idi. Zührî'nin rivayetleri üzerine çalışan Zühlî, Rey'e geldiğinde ona Zührî'nin 13 rivayetini okudu. Zühlî bunlardan on tanesini bilmediğini itiraf etti. Yine bir gün meclisinde bulunanlara dedi ki: “Kim benim duymadığım hadis rivayet ederse hadis başına bir dirhem vereceğim.” Mecliste Ebü'l-Velid Tayalisî de vardı. Kimse onun duymadığı bir hadis söyleyemedi. Hocası Yunus bin Abdüla'la; “Ebu Hatim ile Ebu Zür'a Razî, Horasan bölgesinin iki büyük imamıdırlar. Bunların hayatta olmaları Müslümanlara rahmettir.” demiştir. Ebu Hatim'in hadis konusundaki bu ilmini oğlu İbn-i Ebu Hatim, kitaplara geçirerek günümüze aktarmıştır.

Ebu Hatim, kelam sahasında da otorite idi. Arkadaşı Ebu Zür'a Razî ile birlikte Horasan bölgesindeki sapık fırkalarla mücadele etmiştir. Eshab-ı Kiram'ın aralarındaki muharebelerin içtihat ayrılığı olduğunu ve bu sebeple suçlanamayacaklarını belirtmiştir. Bazı mezhepsizlerin dediği gibi Selefiyyeden değildi. Ehl-i Sünnet idi. Bazı konularda tevilleri vardı.

Eserleri: 

  1. 1
    Kitabü'z-Zühd: Tam olarak günümüze gelmemiştir. Bu eserden seçilerek meydana getirilmiş bir nüsha Zahiriyye Kütüphanesi'nde vardır.
  2. 2
    Tefsirü'l-Kur'ani'l-azim: Sadece 3. cildi günümüze gelmiştir.
  3. 3
    Tabakatü't-Tabiîn
  4. 4
    El-Cami fi'l-fıkh: Bu son iki eser günümüze ulaşmamıştır.
Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
İslam Alimleri Ansiklopedisi, Türkiye Gazetesi Yayınları