EBÜ'Ş-ŞEYH

Abdullah bin Muhammed bin Ca'fer bin Hayyan el-Ensarî Hadis âlimi ve tarihçi
A- A+

Hadis âlimi ve tarihçi. Künyesi, Ebu Muhammed olup, ismi Abdullah bin Muhammed bin Ca'fer bin Hayyan el-Ensarî'dir. 274 (m. 887) senesinde İsfehan'da doğdu. On yaşından itibaren hadis-i şerif dinlemeye ve ilim öğrenmeye başladı. Ebü'ş-Şeyh diye tanınan Abdullah bin Muhammed, 369 (m. 979) yılında İsfehan'da vefat etti.

Ebü'ş-Şeyh, başta babası olmak üzere, dedesi Mahmud bin Ferec, İbrahim bin Sa'dan, Muhammed bin Abdullah, Muhammed bin Esed el-Medinî, Ahmed bin Muhammed, Ebu Bekr bin Ebu Asım, İshak bin İsmail er-Remlî, Ebu Halife el-Cümehî, Ahmed bin Hasan es-Sufî, Ebu Ya'la el-Musulî ve birçok âlimden hadis-i şerif dinlemiş ve ilim öğrenmiştir. Ebu Hamid Ahmed bin Muhammed Huzaî'den de kıraat ilmini öğrenmiş ve Ebu Tahir İsfehanî'ye de öğretmiştir.

Kendisinden ise, Ebu Bekr Ahmed bin Abdurrahman eş-Şirazî, Ebu Bekr bin Merduye, Ebu Said el-Malinî, Ebu Nuaym, Muhammed bin Ali, Süfyan bin Hasan, Muhammed bin Abdürrezzak, Fadl bin Muhammed el-Kasanî, Ebu Tahir bin Abdürrahim el-Katib ve daha birçok âlim hadis-i şerif dinlemiş ve ilim öğrenmiştir. Derin ilim sahibi, hıfzı çok, salih, hayırlı ve kanaatkâr bir zat olan Ebü'ş-Şeyh hakkında; İbn-i Merduye; “O sika (güvenilir) ve emin, tefsir ile ahkam ve diğer dallarda da kitap yazmış bir âlimdir.” dedi. Ebu Bekr el-Hatib; “O, hafız bir kişidir. O, bazı âlimlerden rivayette bulunmuştur.” demiştir. Ebu Nuaym ise; “O, sika bir âlimdir. Ahkam ve tefsire dair kitaplar yazdı. Evliyadan istifade etti.” dedi. Rivayetlerin senetlerine ve ravilerin durumlarına dair verdiği bazı bilgiler onun hadis konusundaki derin bilgisini göstermektedir.

Ebü'ş-Şeyh'in hadis rivayetindeki âlî isnat sahibi olması sebebiyle, hadis talebeleri rivayetlerini duyabilmek için çok uzak yerlerden gelmişlerdir. Avalî hadisi Ebi'ş-Şeyh adlı eseri onun bu yönünü ortaya koymaktadır.

Eserleri

Ebü'ş-Şeyh tefsir, hadis, fıkıh ve tarih ilimlerinde elliye yakın eser yazmıştır. Bir kısmı günümüze ulaşmıştır. Zehebî, onun eserlerinin çoğunu gördüğünü söylemektedir. Eserlerinden bazıları şunlardır:

1- Tabakatü'l-muhaddisin bi İsbehan ve'l-varidine aleyha: Bu eser kısaca Tarihu İsbehan diye de bilinir. Kitapta İsfehan'a gelen on beş kadar Sahabî ve Tabiîn ile İsfehan'ın fethinden müellifin yaşadığı zamana kadar burada yetişen, buraya uğrayan ve burada vefat eden âlim, veli, şair ve devlet adamlarını tanıtmaktadır. Eser sonra gelen âlimlere büyük kaynak olmuştur. Ebu Nuaym İsfehanî bu eserden çok istifade etmiştir. Kitap, Beyrut'ta dört cilt halinde Hicrî 1412'de yayınlanmıştır.

2- Kitabü'l-emsal fi'l-hadisi'n-Nebevî: 373 hadisi ihtiva etmekte olup 1987'de Bombay'da yayınlanmıştır.

3- Ahlâku'n-Nebî ve adabühü: 1972'de Kahire'de yayınlanmıştır.

4- Kitabü'l-azame: Allahü Teâlâ'nın büyüklük ve azametini anlatan hadis ve haberleri ihtiva eden eser Riyad'da 1988'de yayınlanmıştır.

5- Et-Tevhib ve't-Tenbih: Ahlâkî konularda ikaz ve tavsiyeleri ihtiva eden eser, Kahire'de Hicrî 1408'de yayınlanmıştır.

6- Zikrü'l-akran ve rivayatühüm an ba'zihim ba'zan: Birbirinin yaşıtı ravilerle yaşça büyüklerin küçüklerden yaptıkları rivayetlere dair olan eserin yazma nüshaları çeşitli kütüphanelerde vardır.

7- Kitabü'n-nevadir ve'n-nütef: Eshab ve Tabiîn'in sözlerini ihtiva etmektedir.

8- Avalî hadisi Ebi'ş-Şeyh: Çeşitli kütüphanelerde yazması vardır.

9- Cüz' fihi ehadisi Ebi Muhammed bin Ca'fer bin Hayyan: Talebesi İbn-i Merduye'nin Ebü'ş-Şeyh'ten derlediği rivayetlerden 140 kadarını ihtiva etmektedir. Riyad'da 1993'te yayınlanmıştır.

Diğer bazı eserleri de şunlardır: El-Fevaid, Et-Tefsir, Sevabü'l-a'mal, Es-Sünne, Es-Sünen, Fevaidü'l-Irakıyyin, Mu'cem, En-Nasih ve'l-mensuh mine'l-hadis vb.dir. Bu eserlerinin günümüze ulaştığı bilinmemektedir.

Ebü'ş-Şeyh'in rivayet ettiği hadis-i şeriflerde Peygamber Efendimiz buyurdular ki:

“Allahü Teâlâ, yarısı kardan ve yarısı ateşten olan bir melek yaratmıştır. Bu melek; “Allah'ım! Kar ile ateşi birleştirdiğin gibi, salih kullarının kalblerini de birleştir.” diye dua eder.”

“Et, dünya ve ahiretin en üstün yemeğidir. O, kulağın işitmesini arttırır. Eğer Rabbimden her gün bana et yemeği nasip etmesini istesem, nasip ederdi.”

“Rabbimin katında on ismim vardır. Ben Muhammed'im, Ahmed'im, Mâhî'yim; Allahü Teâlâ benimle küfrü mahvedecektir. Ben Akîb'im, benden sonra peygamber yoktur. Ben Hâşir'im, Allahü Teâlâ, kullarını benim müteakip haşredecektir. Ben rahmet Resulüyüm, ben tövbe Resulüyüm, ben Melâhim Resulüyüm, ben Mukaffa'yım. Herkes bana uyar. Ben Kussem'im, yani olgun ve bütün iyilikleri kendinde toplayan bir kimseyim.”

“İlim, Müminin en samimi dostu; hilm (yumuşaklık, güzel huy) veziri; akıl, ona doğruyu gösteren delili; amel, fayda ve koruyucusudur; rıfk, annesi; mülayemet (yumuşaklık), kardeşi; sabır ise ordu kumandanıdır.”

“Bu dünya, baştan sonuna kadar yırtılıp da sonunda bir iplik ile tutan elbiseye benzer ki, o da nerede ise kopmak üzeredir.”

“Allahü Teâlâ'nın yarattığı hiçbir şey yoktur ki, ondan daha fazlasını yaratmış olmasın. Rahmetini de gazabına galip kılmıştır.”

“En akıllınız, Allahü Teâlâ'dan en çok korkanınız, emir ve yasaklarına en güzel şekilde riayet edeninizdir.”

“Üç çeşit komşu vardır. Bunlardan birinin bir hakkı, diğerinin iki hakkı ve üçüncüsünün de üç hakkı vardır. Üç hakkı olan komşu, Müslüman ve akraba olan komşudur. Bunun, komşuluk, İslamiyet ve akrabalık olmak üzere üç hakkı vardır. Müslüman olan komşunun da, komşuluk ve İslamiyet hakkı olmak üzere iki hakkı vardır. Müslüman olmayan komşunun ise, yalnız komşuluk hakkı vardır.”

“Dilencilikten korunmak, aile efradına bolluk göstermek ve etrafındakilere yardımda bulunmak gayesiyle, helalinden ve meşru şekilde dünyalık talep eden kimse, yüzü ayın ondördü gibi parlak olduğu hâlde Allahü Teâlâ'ya kavuşur.”

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
İslam Alimleri Ansiklopedisi, Türkiye Gazetesi Yayınları