EBU SEHL AHMED EBİVERDÎ

Ahmed bin Ali Hadis, edebiyat ve Şafiî mezhebi fıkıh âlimi
A- A+

Hadis, edebiyat ve Şafiî mezhebi fıkıh âlimi. Künyesi, Ebu Sehl olup; ismi, Ahmed bin Ali'dir. Memleketi olan Ebiverd'e nisbetle Ebiverdî denildi. Doğum ve vefat tarihleri kesin belli değildir. Uzun bir ömür sürüp, beşinci asır sonlarına doğru vefat etti. Ebu İshak Şirazî'nin kendi eshabından olduğunu bildirdiği Ebu Sehl Ahmed Ebiverdî, önce Horasan ve Maveraünnehir ulemasından ders aldı. Daha sonra Bağdat ve Hicaz'a giderek ilim sahiplerinin meclislerinde bulundu. Ebu Bekr Muhammed bin Abdullah Udenî, Ebu Abdullah Hüseyin bin Hasan Halimî ve Hafız Ebü'l-Fadl Süleymanî'den ilim tahsil etti. Udenî, Süleymanî ve daha birçok âlimden hadis-i şerif rivayet etti. Hadis ilminde âlim ve Şafiî fıkhında meşhur oldu.

Maveraünnehir'e Şafiî mezhebini götürdü, ilminin çokluğu ve her meseleye güzel cevap vermesi ile Şafiî mezhebinin yayılmasına vesile oldu. Hanefî mezhebinde olup, Maveraünnehir ulemasının meşhurlarından olan Ebu Zeyd Debbusî, Şafiî mezhebinin Maveraünnehir'de yayılmasının sebebinin, Ebu Sehl Ebiverdî olduğunu bildirmektedir. Hadis-i şerif rivayet eden âlimlerin yetiştiği şehirleri, onların insanlara örnek olan güzel ahlâkını ve her biri insanların hayatına yön veren eşsiz sözlerini çok iyi bilirdi. Salih amel ve güzel ahlâkta eşsiz, zeka, züht ve takvada ileriydi.

Maveraünnehir bölgesinin şehirlerini dolaşır, insanlara vaaz ve nasihatlarda bulunur, emr-i ma'rûf yapar, Allahü Teâlâ'nın emirlerini yapıp, yasaklarından sakınır, Resulullah'ın güzel ahlâkıyla ahlâklanmanın lüzumunu anlatırdı. Dünyaya ehemmiyet vermez, az mala kanaat ederdi. Kazancının fazlasını fakirlere sadaka olarak dağıtırdı. Haram ve şüphelilerden şiddetle kaçar, mubahların birçoğunu terk ederdi.

Buhara ve Merv gibi Maveraünnehir şehirlerinde ikamet ederek, buralarda manytalebe yetiştirdi. Muhammed bin Sabit Hucendî ve Şafiî mezhebinde meşhur kitaplardan olan Abdurrahman Furanî'nin İbane adlı eserini Tetimme adıyla şerh eden Ebu Sa'd Abdurrahman Mütevella talebeleri arasındadır. Talebeleri de hocaları gibi din-i İslam'a hizmet gayretinden bir an geri durmadılar. Hep Allahü Teâlâ'nın rızasını kazanmaya gayret ettiler. İnsanların dünya ve ahirette huzura ermesi için çalıştılar.

Ebu Muzaffer Muhammed bin Ahmed Ebiverdî Nüzhetü'l-huffaz adlı eserinde şöyle anlatır: “Merv'de manifaturacılar çarşısında ulemadan iki zat; “Biz Ebu Sehl Ebiverdî'nin talebeleriyiz! Eğer o, yalnız fıkıh ilmiyle uğraşsaydı, yalnız Maveraünnehir'in âlimi olmakla kalmaz, muhakkak zamanının imamı olurdu.” dediler.” Ebu Sehl Ebiverdî, hocası Ebu Abdullah Udenî'nin; “Hadis ilmiyle uğraşanın ömrü uzun olur.” buyurduğunu söyler ve hadis ilmine meylinin; uzun ömürlü olup, Allahü Teâlâ'nın dinine daha çok hizmet edebilmek istemesinden ileri geldiğini anlatırdı.

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
İslam Alimleri Ansiklopedisi, Türkiye Gazetesi Yayınları