GEYİKLİ BABA

Hasan Bursa'nın fethine katılan, Orhan Gazi devri Osmanlı evliyasından
A- A+

Bursa'nın fethine katılan, Orhan Gazi devri Osmanlı evliyasından. Azerbaycan'da Hoy şehrinde doğdu. Asıl adının Hasan veya Ulvi Baba olduğu rivayet edilir. Şeyh Ebü'l-Vefa'nın yolundan feyiz aldı. Baba İlyas Horasanî'den ilim öğrendi. Keşiş Dağı ormanlarındaki dergâhında kalıp geyiklerle haşir-neşir olduğu için Geyikli Baba adı verildi. Gideceği yerlere bir geyiğe binmiş olarak giderdi. Sultan Orhan Gazi zamanında kerametleriyle meşhur oldu. Geyik sırtında Bursa'nın fethine katıldı. Bursa'yı kuşatan ordunun önünde, elinde altmış okkalık bir kılıçla küffara karşı harp etti. Orhan Gazi zamanında Uludağ'ın doğu eteklerinde, İnegöl yakınlarında vefat edip oraya defnedildi. Orhan Gazi tarafından kabri üzerine türbe yaptırıldı. Sonradan yine Orhan Gazi tarafından türbe yanına bir cami ve dergâh ilave edildi. Sevenleri, çevresinde bir köy meydana getirdiler. Kurdukları bu köye Baba Sultan köyü adını verdiler. Geyikli Baba külliyesi, 1369 (m. 1950)'den sonra yeniden restore edilip tamir edildi.

Geyikli Baba, Keşiş Dağı'ndaki dergâhında kendi hâlinde yaşar, gelenlere dinini öğretir, şehre inmezdi. Orhan Gazi, Bursa'yı fethettikten sonra Bursa'nın fethinde yardıma gelen evliyanın gönlünü almak, onların bereketli dualarına kavuşmak için bir imaret yaptırdı. Onları Bursa'ya davet etti. Orhan Bey'e yakınları Geyikli Baba'dan da bahsettiler. “İnegöl civarındaki Keşiş Dağı'nda birçok derviş yerleşmiş, içlerinden bir derviş onlardan ayrılır, ormana gider, geyiklerle arkadaşlık eder. Sizin dostlarınızdan Turgut Alp, onun da dostudur. Sık sık onun ziyaretine gider, beraber sohbet ederler.” dediler.

Orhan Gazi de haber gönderip onun kim ve neci olduğunu öğrenmek için Bursa'ya davet etti. “Eğer gelmezse, ben varıp elini öpeyim.” dedi. Geyikli Baba'yı arayıp buldular. Sultanın sözünü arz ettiler. “Baba İlyas müridiyim, Seyyid Ebü'l-Vefa Bağdadî tarikatındanım.” diye cevap verdi. Bursa'ya davet ettiler, rıza göstermedi. “Sakın Orhan da gelmesin. Dervişler gönül ehli olurlar, gözetirler. Öyle bir vakitte varırlar ki vardıkları zamanda ettikleri duanın kabul olmasını arzu ederler.” buyurdu. “Bari Orhan Gazi'ye dua et!” dediklerinde; “Biz onu hatırımızdan çıkarmıyoruz. Her zaman devletine dua ile meşgulüz. Onun İslamiyete hizmeti sebebiyle sevgi ve muhabbeti kalbimizde taht kurmuştur.” diye haber gönderdi.

Aradan zaman geçti. Geyikli Baba, dergâhının yanından bir ağaç dalı keserek omuzuna alıp yola revan oldu. Doğru Bursa hisarına vardı. Padişah sarayına girip avlu kapısının iç tarafına, getirdiği dalı dikmeye başladı. Sultan Orhan Gazi'ye haber verdiler. “Bir derviş gelmiş, saray avlusuna ağaç diker.” dediler. Sultan çıkıp hâli gördü. Bu dervişin Geyikli Baba olduğunu bildi. Ağacı dikince doğrulup Orhan Gazi'ye; “Bu hatıramız burada kaldığı müddetçe, dervişlerin duası senin ve neslinin üzerinedir. Senin neslin ve devletin bu ağaç gibi kök salacak, dalları çok uzaklara ulaşacak. Evlatların din-i İslam'a çok hizmet edecekler.” deyip; “Kökü sabit, dalları ise göktedir.” mealindeki, İbrahim suresi 24. ayet-i kerimesini okudu. Az sonra da geldiği gibi gitti. Diktiği ağaç ulu bir çınar oldu. O ağacın bu gün bile mevcut olduğu, Bursa'da Üftade'ye giden Kavaklı caddedeki çınar ağacı olduğu söylenmektedir.

Bir zaman sonra Orhan Gazi, Geyikli Baba'ya iade-i ziyarette bulundu. Ona; “İnegöl ve çevresi senin tasarrufunda olsun.” dedi. “Mülk ve mal Cenab-ı Hak'tandır, ehline verir, biz onun ehli değiliz. Mal, mülk ve sebeplere meyletmek, emir ve sultanlara gerektir. Bizim gibi fukara kısmına, Allah adamlarına yakışmaz.” diye cevap verdi. Padişah ısrar edince kendisine hibe edilen yerlere bedel olarak, dergâhının çevresinden az bir miktarını dervişlere odunluk olarak kabul edip Sultanın gönlünü aldı. Orhan Gazi de kabul etti, razı olup çok dualar aldı.

Taşköprüzade merhum, Şakayık-ı Nu'maniyye'sinde, Osmanlının gülbahçesinde yetişen, Nu'man'ın (İmam-ı A'zam'ın) bülbüllerini anlatırken, Geyikli Baba'dan da bahseder ve kabrini ziyaretle şereflendiğini söyler. “Kabrini ziyaret ettim. Kabrin yakınında bir mezar daha gördüm. Türbedardan bu mezarın kime ait olduğunu sordum. Germiyanoğullarından saltanat sahibi bir kimse iken saltanatı terk edip Geyikli Baba'nın hizmetine giren ulu bir kimsenin mezarı olduğunu söyledi.” demekte ve zamanında Geyikli Baba'ya gösterilen itibarı ifade etmektedir.

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
Rehber İnsanlar Sayfası