HACI VEYİSZADE MUSTAFA EFENDİ

HACI VEYİSZADE MUSTAFA EFENDİ Konya'da yetişen velîlerden
A- A+

Konya'da yetişen velîlerden. İsmi Mustafa olup, babasınınki Veyis'tir. Konya'nın Yarma bucağına bağlı Şatır köyünde 1303 (m. 1888)de doğdu. 1380 (m. 5 Şubat 1960)'da Konya'da vefat etti. Üçler mezarlığına defnedildi.

Babası âlim, velî bir zâttı. Küçük yaşta babasından ilim öğrenmeye başlayan Mustafa Efendi, sonraları medreseye devam ederek Ziya Efendiden ders aldı. Kısa zamanda ilimde yüksek derecelere kavuştu. Zeki ve çok kabiliyetli olan Mustafa Efendi, Osmanlı Devletinin son zamanlarında, papazlarla münazara için kısa sürede İngilizce öğrendi. Papazlara İslamiyetin hak din olduğunu delillerle isbat etti.

Mustafa Efendi, derin ilminin yanısıra keramet sahibi bir zattı. Medreselerde uzun süre ders verdi. Medreselerin kaldırılmasından sonra Piri Mehmed Paşa Camiinde imam ve hatiplik yapmaya başladı. Kurulmasında büyük gayretler sarf eden Mustafa Efendi, İmam-Hatip Lisesinde yedi sene kadar ders verdi. Kendisine yüksek makamlar verilmek istendiğinde; “Ben, İslam'ın alelâde bir hizmetkârıyım. Allahü teala beni bu hizmetten ayırmasın.” derdi.

Mustafa Efendi, boş zamanlarını devamlı Allahü tealaya ibadetle geçirirdi. Fakir fukara ile ilgilenir, yoksulların yardımına koşar, ilim ve irfan ehlinin içine düştüğü müşkilleri kısa yoldan hâllederdi. Talebeleri ile yaptığı sohbetlerinde ağırlık devamlı namaza ait olurdu. Namaza fevkalade aşıktı.

Talebelerinin birinin bir gece yarısı çocuğu oldu. “Adını hocam koysun.” diyerek sabah namazında Aziziye Camiine gitti. Namazdan sonra Hacı Veyiszade her zamanki gibi odasına giderken o talebesinin yanına gelerek, yavaşça; “Oğlunun adını Abdullah koy. Ömrü uzun olsun, âlim olsun, fazıl olsun.” diye dua etti.

Hacı Veyiszade ömrünün sonlarına doğru şeker hastalığına yakalandı. Cansiperane çalışmalarından dolayı zayıf düştü. Cuma günü vefat etti. Ertesi gün Kapı Camiinde çok kalabalık bir cemaat tarafından kılınan namazdan sonra Üçler Mezarlığına defnedildi. Kabri ziyaret Mahallîdir.

Hacı Veyiszade Mustafa Efendi buyururdu ki: “Dünyada duracağın kadar dünya için, ahirete ise ahirette duracağın kadar çalış.”

“Ne kadar yaparsan yıkılacaktır, ne kadar yaşarsan ölünecektir.”

Bir gün Konya'nın yakın köylerinden fakir bir genç okumak için Konya'ya gelip İmam-Hatip Okuluna kaydoldu. Konya'ya gelirken annesi bir miktar yiyecek koymuştu. Okulun açıldığı ilk gün Kadı İzzeddin Camiinde akşam namazı kılan genç, mahzun mahzun duruyordu. Bunu fark eden bir zât onun yanına yaklaşıp kim olduğunu, ne için geldiğini sordu. Genç; “Okumak için geldim. İmam-Hatibe kaydoldum. Fakat yatacak yerim yok.” dedi. O zat, o genci yanına alarak hemen arka mahallede bulunan ve imamı olmadığı için aylardır kapalı duran mahalle mescidine götürdü. Mescidin küçük bir imam evi vardı. O zat; “İstersen burada kalabilirsin. Senden sadece burada imamlık yapmanı istiyorum.” dedi. O genç kabul etti.

Kısa süre sonra köyünden getirdiği yiyecekler bitti. Birkaç gün aç kalınca, köye gitmek için hazırlandı. Tam bu sırada yaşlı bir zat kapıyı çaldı. Mescidin İmam-Hatip okuluna giden imamının kendisi olup olmadığını sordu. O da evet cevabını verince; “Al yavrum bunu sana Hacı Veyiszade Hoca gönderdi. Selamı vardır. Dersine devam etmeni, ye'se kapılmamanı, maddî endişeden uzak olmanı, sana yeterince yardımda bulunacağını söyledi.” dedi ve oradan ayrıldı.

Genç merakla avucunu açınca elinde fazla miktarda paraları gördü. Bu para ona bir aydan fazla yeterdi. Her ay o zat gelip para verirdi. Genç kendisine para gönderen şahsı tanımak istedi. Hacı Veyiszade'nin Aziziye Camiinde imamlık yaptığını öğrenince, elini öpmek ve teşekkür etmek için camiye gitti. Duadan sonra odasına gitmekte olan Hacı Veyiszade gencin yanında durdu. Genç gayri ihtiyarî ayağa kalkarak, hemen elini öptü. Hoca Efendi kulağına eğilerek; “Derslerine devam et. Sıkıntıya düşmekten korkma.” dedikten sonra odasına gitti. Gence yardımları uzun süre devam etti.

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
Rehber İnsanlar Sayfası