HANSEVÎ

Ahmed bin Muhammed bin Muzaffer Numanî Hindistan ulema ve evliyasından
A- A+

Hindistan ulema ve evliyasından. İsmi Ahmed bin Muhammed bin Muzaffer Numanî, lakabı Cemaleddin'dir. 580 (m. 1184)'te Hindistan'ın Pencab bölgesinin Hansi şehrinde doğdu ve orada yetişti. İmam-ı A'zam'ın soyundandır. Hanefî mezhebine göre fetva verir, camide hatiplik yaparak, Müslümanlara vaaz ve nasihatlarda bulunurdu.

Feridüddin Şeker-Genc'le tanışınca her şeyi terk etti. Dili söylemez, eli tutmaz, ayağı gitmez oldu. Onun yetiştirmesiyle maddî ve manevî olgunluğa kavuştu. Üstün derecelere yükseldi. Şeker-Genc'in sevgi ve muhabbetine mazhar oldu. Şeker-Genc; “Cemal, cemalimizdir.” buyururdu. Cemaleddin Ahmed Hansevî'ye olan muhabbetinden dolayı on iki sene Hansi'de kaldı. “Cemal, devamlı senin başının etrafında dolaşmak istiyorum.” buyururdu. Kime hilafet verse Cemaleddin Hansevî'ye gönderir, o kabul etmedikçe hilafeti geçerli olmazdı. Onun reddettiği kimse, bir daha kabul görmezdi. Şeker-Genc; “Cemal'in yırttığını Ferid dikemez.” buyururdu.

Cemaleddin Hansevî, 659 (m. 1260)'ta Hansi kasabasında vefat etti. Hansi'de miladî 1406'da yapılan ve bugün ziyaret mahalli olan türbesine defnedildi. Bir gün Hansi'den biri, Şeker-Genc'in huzuruna vardı. Feridüddin Şeker-Genc, ona; “Bizim Cemal nasıldır?” diye sordu. O kimse; “Size bağlandığı günden beri, arazi ve mal ile meşguliyeti ve hatipliği tamamen bıraktı. Açlık ve sıkıntılar çekerek nefsini terbiye etmeye çalışmaktadır.” deyince Şeyh Ferid neşelendi. Rahatlayıp; “Elhamdülillah, iyidir.” buyurdu.

“Kabir, ya Cennet bahçelerinden bir bahçe yahut Cehennem çukurlarından bir çukurdur.” hadis-i şerifini işittiği günden beri çok üzülür, bu vait (tehdit) sebebiyle çok huzursuz ve kararsız olurdu. Hakkın rahmetine kavuştuktan bir zaman sonra kabrinin üzerine türbe yapmak istediler. Kazıcı tuttular. Lâhde erişince kıble tarafında bir bölüm bulunduğunu, oradan Cennet kokusu geldiğini gördüler. Hemen bırakıp kabrin üstünü kapadılar, düzeltip tamir ettiler.

Vefatından sonra kendisini rüyada gördüler. Hâlini sordular. “Beni kabre koydukları zaman, iki azap meleği geldi. Arkalarından iki melek daha geldi. “O, akşam namazından sonra kıldığı iki rekat namaz ve farz namazdan sonra okuduğu Ayete'l-kürsi hürmetine bağışlandı.” dediler.” buyurdu.

Eserleri

Cemaleddin Hansevî'nin, Mülhemat adlı Arapça bir eseri vardır. Eser, belagat ilmi yönünden bir şaheserdir. Dehli'de 1308'de basılmıştır. İki bölümden meydana gelen Farisî bir Divan'ı vardır. Çeştî tarikatına mensup bir sufînin yazdığı ilk divandır. 1889'da Dehli'de basılmıştır.

Pek güzel şiirlerle süslediği Mülhemat'ında buyurdu ki:

“Fakr, şerefli bir huydur. Ondan salah, iffet, züht, vera, takva, taat, ibadet, açlık, yoksulluk, kanaat, mürüvvet, fütüvvet, dirayet, sıyanet, emanet, seher vaktinde kalkmak, teheccüd, hudu', huşu, tevazu, tahammül, kızgınlığı yenmek, af, haramdan gözünü yummak, şefkat, infak, ısrar, it'am, ikram, ihsan, iraz, ihlas, inkıta', infisal, sıdk, sabır, sükut, hilm, rıza, hayâ, bezl, cüd, sehavet, haşyet, korku, reca, riyazet, mücahede, murakabe, muvafakat, murafakat, müdavemet, muamele, tevhid, tehzib, tecrid, tefrid, vakar, müdara, müvasat, inayet, riayet, şefkat, şefaat, lütuf, kerem, şükür, fikr, zikr, hürmet, edep, itisam, ihtiram, talep, rağbet, gayret, ibret, basiret, uyanıklık, hikmet, hasbet, himmet, marifet, hakikat, hizmet, teslim, tefviz, tevekkül, tebettül, yakîn, güven, ihtiyaçsızlık, istikamet ve güzel ahlâk doğar. Hangi fakirde bu sıfatlar bulunursa ona kâmil (olgun) fakir denir. Bu sıfatlara sahip olmayana fakir denmez.”

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
Rehber İnsanlar Sayfası