HASAN PAŞA, Niksarî

HASAN PAŞA, Niksarî Yıldırım Sultan Bayezid Han zamanında yetişen Osmanlı âlim ve devlet adamlarından
A- A+

Yıldırım Sultan Bayezid Han zamanında yetişen Osmanlı âlim ve devlet adamlarından. Sultan I. Murad devri ulemasından Afyonkarahisarlı Mevlana Alaeddin Ali Esved hazretlerinin büyük oğludur. Paşa lakabı bu sebeple verilmiştir. 750 (m. 1349) senesinde dünyaya geldi. 827 (m. 1424) tarihinde vefat etti. Vefatını 800 (m. 1397) olarak veren kaynaklar da vardır. Bursa'da eski Gemlik yolu üzerinde Deveciler mezarlığı yanında kendi yaptırdığı medresenin avlusuna defnolundu. Niksar'da dünyaya geldiği veya bir müddet burada kaldığı için Niksarî nisbetiyle tanınmıştır. Edirne'de cami ve medrese yaptırıp; burada vefat eden vezir Hasan Paşa'dan ayırmak için Kara Hasan Paşa diye tanınır.

İlk tahsilini, zamanının âlimlerinden olan babası Alaeddin Esved'in yanında İznik medresesinde yaptı. Daha sonra büyük âlim Molla Fenarî ile beraber Aksaray Zincirli Medrese'de Cemaleddin Aksarayî'den ilim tahsil etti. Babasının da hocası olan Cemaleddin Aksarayî, zaman zaman gizlice talebelerin odalarını teftiş ederdi. Bir defasında, teftiş esnasında Hasan Paşa'yı sedire yaslanmış kitap okurken, Molla Şemseddin Fenarî'yi de diz çökmüş, bir kitabı mütalaa edip, kenarına not (haşiye) alırken gördü. Bu hadiseden, Molla Şemseddin Fenarî'nin daha büyük âlim olacağını anladı. Gerçekten de öyle oldu.

Hasan Paşa İznik'e dönüp müderrislik yaptı. Çok sayıda âlim yetiştirdi. Kutbüddin İznikî bunlardandır. Son zamanlarında kazaskerlik ve vezirlik de yaptı. Bursa'da yaşadı. Burada cami, medrese ve kervansaray yaptırdı. Bu medresede ders verdi. Vefat ettiğinde de eski Gemlik yolu üzerinde Deveciler mezarlığı yanındaki bu medresenin avlusuna defnolundu. Ancak burası sonradan sanayi çarşısı olmuş, yol için ortadan kaldırılan kabri ve medresesinden bugün hiç alamet kalmamıştır.

Hasan Paşa mühim bir lisan âlimi idi. Nahiv (Arapça cümle bilgisi) hususunda Basra ve Kufe ekolleri arasında Basra ekolüne tarafdardır. Eserleri Osmanlı medreselerinde çok tutulmuş ve okutulmuştur. Eserleri de daha çok lisan üzerinedir. Sarf ilmine (Arapça kelime bilgisine) dair Merah adlı kitaba güzel bir şerh yazdı. Şerhu'l-Merah diye bilinir. Bir nüshası Süleymaniye Kütüphanesi Fatih Kısmı No: 4830'da kayıtlıdır. Ayrıca İzzeddin Zencanî'nin İzzî diye bilinen meşhur eserine de Şerhu'l-İzzî diye tanınan şerhini yazdı. Bu eserin yazma bir nüshası Süleymaniye Kütüphanesi Carullah Efendi Kısmı No: 2088'de kayıtlıdır.

Ayrıca nahiv ilmine dair medreselerde çok bilinen Mutarrizi'nin meşhur Misbah isimli kitabı da şerhederek, El-İftitah adını verdi. Bir nüshası Süleymaniye Kütüphanesi Fatih Kısmı No: 4682'de kayıtlıdır. Bu kitaplardan başka günümüze intikal etmeyen El-Mi'rac ve El-Musahabe adında iki eseri daha vardır.

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
İslam Alimleri Ansiklopedisi, Türkiye Gazetesi Yayınları