Nusaybin'de yetişen kıraat âlimlerinden. İsmi Ahmed bin Mübarek bin Nevfel el-Hurfî en-Nusaybinî'dir. Hurfe, Nusaybin'in köylerindendir. Künyesi Ebü'l-Abbas olup, Takıyyüddin lakabı ile tanınırdı. Doğum tarihi belli değildir. 664 (m. 1266) senesinin Recep ayında vefat etmiştir.
600 (m. 1203) senesinden sonra Musul'a geldi. Orada Arap dili ve edebiyatına ait ilimleri, Ömer bin Ahmed es-Sifnî'den öğrendi. Sahih-i Buharî'yi, Muhammed bin Muhammed ibni Seraya'dan ve Ebü'l-Vakt'ten dinledi. Hadis ve diğer ilimlerde çok yükseldi. Kıraat ilmini Şeyh İzzeddin Muhammed bin Abdülkerim el-Bevazicî'den ve Musul'da yetişen kıraat âlimi İbn-i Hamele'den okudu. İbnü'l-Fehham'dan tecvid ilmini öğrendi. Daha birçok ilimde mütehassıs olarak yetişti. Kıymetli eserler yazdı. Bir müddet Sincar'da kaldı. Orada Şafiî fıkhını okuttu. Sultan İshak bin Sahib, onu Musul'a gönderdi. Musul atabekinin iki oğlu Salih ve Muzaffer, kendisinden ders aldı. Sonra Cezire'ye geldi, insanlar, kendisinden çok faydalandılar. Daha sonra hacca gidip döndü.
Büyük bir kıraat âlimi olan Hurfî, çok geniş bir ilme sahipti. Çok üstünlükleri kendisinde topladı. İlmini, herkesin takdir ettiği bir âlimdir. Çok kimse, Kur'an-ı Kerim'in kıraatini ondan öğrendi. Kıraat âlimlerinden Ebü'l-Hasan Ali bin Ahmed bin Musa el-Cezerî, kendisinden kıraat öğrenenlerdendir. Şeyh Ebu Bekr el-Maksatî, ondan icazetle Tecvid kitabını rivayet etmiştir.
Eserleri: Eserleri çok kıymetlidir. Ahkâm, hitabet ve aruz ilmi hakkında bir kitabı vardır. İbn-i Düreyd'in Maksure'sini şerh etmiştir. Şerhü'lmilha adında bir kitabı ile ilm-i feraizi anlatan bir manzum eseri daha vardır. Ayrıca âlimlerin lakapları hakkındaki meseleleri inceleyen bir manzumesi de mevcuttur.