Hindistan'da yetişen velîlerden. Şeyhülislam Muinüddin Sencerî'nin oğludur. Allahü tealaya olan muhabbet ateşiyle yanan bir zattı. Bunun için kendisine Suhte denilmiştir. Suhte, yanmış demektir. Hayatı hakkında malumat bulunamayan Hüsameddin Suhte, yedinci asırda vefat etmiş olup Ecmir yolu üzerinde bulunan Sencer kasabasında medfundur.
Hüsameddin Suhte'nin babası Muinüddin, yaşı ilerlemiş olduğu hâlde evlenmemişti. Bir gece rüyasında Peygamber Efendimiz kendisine; “Muinüddin! Sen benim yolumun mu'ini yani yardım edicisisin. Fakat sünnetlerimden birini (evlenmek sünnetimi) şu ana kadar yerine getirmedin.” buyurdu. Rüyadaki bu işaret üzerine hemen uygun birisi ile evlendi.
Seyyid Vecihüddin Meşhedî, Hace Muinüddin Hasan Sencerî'nin talebelerindendi. Bu seyyid zatın, İsmet Hanım isminde, hayâ ve iffet sahibi, saliha bir kerimesi vardı. Seyyid Vecihüddin rüyasında İmam-ı Ca'fer-i Sadık hazretlerini gördü. İmam hazretleri buna; “Oğlum Vecihüddin, Resulullah'ın işareti şudur ki bu kızını Hace Muinüddin Hasan Sencerî'ye nikâh edesin.” buyurdu. O da gelip durumu Hace'ye arz edince; “Baba Vecihüddin, benim yaşım ilerledi ömrümün sonuna geldim. Ama mademki Resulullah Efendimizin emridir, ne yapayım, kabul ediyorum.” dedi. Böylece iki hanımı oldu. Bunlardan üç erkek evladı oldu. Bunlar, Ebu Sa'id, Fahreddin ve Hüsameddin'dir. Burada hâl tercümesi verilen Hace Hüsameddin hazretleri, işte bu seyyide olan ikinci hanımından doğdu. Birinci hanımından olduğu da rivayet edilmiştir. Fahreddin'in de Hüsameddin adında bir oğlu vardır.