İBN-İ CEMAA, İzzeddin

Abdülaziz bin Muhammed bin İbrahim bin Sa’dullah bin Cemaa Şafiî mezhebi fıkıh âlimlerinden
A- A+

Şafiî mezhebi fıkıh âlimlerinden. İsmi Abdülaziz bin Muhammed bin İbrahim bin Sa’dullah bin Cemaa’dır. Künyesi Ebu Bekr olup İzzeddin lakabı ile tanınırdı. Babası Bedreddin Ebu Abdullah, Şafiî mezhebi âlimlerinin büyüklerinden ve Şam’ın Kadılkudatı idi. Ailesi Hamalıdır. Kenanî, Dımaşkî ve Mısrî nisbetleri ile anılırdı. 694 (m. 1294) senesi Muharrem ayında Medresetü’l-adiliyyeti’l-kübra’da babasının evinde doğdu.

İbn-i Cemaa çok büyük bir ihtimamla ve bolluk içinde yetiştirildi. Dinî terbiyesi ve ahlâkı üzerinde titizlikle duruldu. Hadis ilmi tahsilinde gayretli bir zat oldu. Babası 702 yılında Kahire kadısı olunca tahsiline orada başladı. Mısır’dan Şam’a kadar giderek çok hadis-i şerif dinledi. Şafiî mezhebinde derin bir âlim olarak yetişti. Babasının gözleri a’ma olunca yerine Celaleddin, Mısır diyarının kadısı olarak tayin edildi. Kadı İzzeddin de beytülmal idaresine ve hususî işlerde ona vekâlet ederdi. Kadı Celaleddin vazifede kaldığı süre içinde; Mısır’da İmam-ı Şafiî hazretlerinin zaviyesindeki derslerin, Cami-i Tulun’daki fıkıh ve hadis derslerinin, Cami-i Akmer’deki derslerin ve daha benzeri kıymetli işlerin idaresini İbn-i Cemaa’ya bıraktı. 638 senesinde, Mısır bölgesine kadı olarak tayin edildi. Yüksek bir şerefle bu vazifesine devam etti. Kadılkudatlık ve hatiplik vazifelerini de yürüttü. 659 (m. 1261) senesine kadar, zaviye ve Cami-i Tulun’daki vazifeleri ile beraber bu işler kendi üzerinde kaldı. Bu tarihte Sargatmış’ın idareyi ele alması sırasında kadılıktan ve diğer işlerden ayrılıp sadece zaviyedeki ve İbn-i Tulun Camii’ndeki vazifesine devam etti. 80 gün sonra tekrar kadılık vazifesine döndü. Sargatmış vazifeden ayrılınca istediği bütün vazifeler kendisine verildi. 666 (m. 1267) senesi Cemaziyelevvel ayında, Nizamülmelik Emirü’lkebir Yalbüga, memleketin işlerini eline alınca İbn-i Cemaa da bu vazifelerinden kendiliğinden ayrıldı. Emir Yalbüga, evine kadar gelip rica etti. Bunun üzerine, Zaviye-i İmam-ı Şafiî, Tulun ve Akmer camilerindeki vazifelerine devam etti. Hac zamanlarında kadılık ile ilgili vazifelerinden ayrılırdı. Birgün fakirin birisi rüyasında Resulullah Efendimizi gördü. Resul-i Ekrem Efendimiz; “Filan bizi yalnız bıraktı” diyordu. Fakir, bu durumu İbn-i Cemaa’ya haber verdi. O da rüyasında gördü ki babası kendisine; “Fakirin rüyada gördüğü şey doğrudur” diyordu. Bunun üzerine hemen hacca gitti ve Mekke’de kaldı. Cemaziyelevvel ayında Medine’ye gelip Resulullah’ı ziyaret etti. Mekke’ye döndü. Üç gün kalınca hastalandı. Hastalığı on gün devam etti. 767 (m. 1365) senesi Cemaziyelahir ayının onunda Mekke’de vefat etti. Onbirinci günü, Fudayl bin Iyad ile Necmeddin-i İsfehanî’nin kabirleri arasına defnedildi.

İzzeddin İbn-i Cema’a’nın el yazısı örneği

İbn-i Cemaa, dünya ve ahiret saadetine kavuşan, manevî derecesi yüksek zatlardan idi. Herkes onun hakkında böyle hüsn-i zanda bulunmuştu. O, hadis ilmini ve hadis-i şerif dinlemeyi çok severdi. Vakitlerini bununla kıymetlendirirdi. Sözleri ve nasihatları sultanlara çok tesir ederdi. Devamlı ibadetle meşgul olur ve çok hacca giderdi. Hacdan sonra Mekke’de çok kalırdı. Çok kimsenin kavuşamadığı nimetlere, yüksek derecelere kavuştu. Herkes tarafından çok iyi tanınmıştı. Uzun ömrü, sükunet içinde ve hizmetle geçti.

İzzeddin İbn-i Cema’a’nın doğduğu Şam’daki Medrese-tü’l-Adiliyyetü’l-kübra’nın avlusundan bir görünüş.

İzzeddin İbn-i Cema’a’nın hac ile ilgili yazdığı Hidayetü’s-salikile’l-mezahibi’l-erbaafi’l-menasik adlı eserinin Melik Suud Üniversitesi Kütüphanesi No:1872’de kayıtlı yazma nüshasının ilk iki sayfası.

Eserleri:

1-Ravdatü’n-nebih fî şerhi’t-Tenbih: Şirazî’nin Tenbih adlı usul-i fıkıh kitabının şerhidir. Yale Üniversitesi Kütüphanesi’nde bir nüshası vardır.

2-Hidayetü’s-salik ile’l-mezahibi’l-erbaa fi’l-menasik: Kitap, El-Mensekü’l-kebir, El-Menasikü’l-kübra adlarıyla da bilinir. Eser, 1994’te Beyrut’ta basılmıştır.

3-El-Menasikü’s-sugra: Önceki eserin özeti mahiyetinde olup Tunus’ta 1987’de basılmıştır.

4-Tahricü ehadisi’r-Rafiî: Rafiî’nin Şerhü’l-Kebir adlı şerhindeki hadislerin tahricidir. Bir nüshası Süleymaniye Kütüphanesi Ayasofya Kısmı No: 868’de vardır.

5-Tüsaiyyatü İbn-i Cemaa: Kırk hadîse dair bir eserdir.

6-Es-Siretü’l-kübra: Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi’nde No: 2796’da bir nüshası vardır. Eser, 1990’da Bağdat’ta basılmıştır.

7-Es-Siretü’s-sugra: Önceki eserin özeti olup 1988’de Beyrut’ta basılmıştır.

8-Ruhu karhi’l-elibba fima ruviye mine’ş-şi’r bi senedihi,

9-Nüzhetü’l-elibba fima yürva ani’l-üdeba: Müellif bu eserini Müntehabü Nüzheti’l-elibba adıyla kısaltmıştır. Bir nüshası Darü’l-kütübi’l-Mısriyye’de vardır.

10-Nüzhetü’l-elbab fima la yuced fî kitab,

11-Ünsü’l-muhadara mimma yüstahsen fi’l-müzakere: Bu eserin müellif hattı ile bir nüshası Manisa İl Halk Kütüphanesi’nde No: 5286’da vardır.

Bunların dışında şu eserleri vardır: Kaside tedammenet mustalaha’l-hadis, Kitabu’l-erbeini’l-vüsta, El-Muhtasar mine’l-Erbeini’l-kübra, Sefinetü Nuh, Taiyyeti İbn-i Cemaa vb.dir.

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
Rehber İnsanlar Sayfası