Hadis ve fıkh âlimi, meşhur vaiz. İsmi, Ali bin Muhammed bin Ahmed bin Hasan; künyesi, Ebü'l-Hasan olup, Mısrî diye meşhur olmuştur. Samarra'da 257 (m. 871)'de Muharrem ayında doğmuştur. Daha sonra Bağdat'a gelip ilim tahsil etti, ilmi her tarafa yayıldı. Mısır'a gitti ve orada uzun müddet kaldıktan sonra tekrar Bağdat'a döndü. Bundan sonra Mısrî diye anıldı. Bağdat'ta 338 (m. 949) Zilkade ayının son Pazar günü vefat etti.
Ali bin Muhammed, Ahmed bin Ubeyd bin Nasıh, Abdullah bin Hasan el-Haşimî, Muhammed bin Ebü'l-Avam er-Riyahî, Muhammed bin İbrahim bin Cinad ve Tirmizî, Abdullah bin Ahmed ed-Devrekî, Ahmed bin İshak el-Vezzan, Ahmed bin Mesruk et-Tusî ve Bağdat'taki pek çok âlimden hadis-i şerif öğrendi. Mısır'da ise Malik bin Yahya bin Malik, Abdullah bin Muhammed bin Ebu Meryem, Süleyman bin Şuayb Keysanî, Abdülmelik bin Yahya bin Bükeyr gibi âlimlerden hadis öğrendi. Ebü'l-Hasan Ali bin Muhammed el-Mısrî'den ise; Muhammed bin İsmail el-Verrak, Muhammed bin Muzaffer, Darekutnî, İbn-i Yusuf el-Kavvas ve pek çok âlim hadis rivayet etmişlerdir. Âlim, emin, veli bir zat olup, sika idi.
Leys bin Sa'd ve İbn-i Lehia'nın rivayet ettikleri hadisleri topladı. Dünyaya hiç ehemmiyet vermezdi. Şüpheli olan; yani haram mı helal mi olduğu kesin belli olmayan şeyler hususunda çok kıymetli kitaplar yazdı. Zamanındaki en büyük vaizlerden olup, yapmış olduğu vaazlarla pek çok kimsenin Allahü tealanın razı olduğu hale gelmesine vesile oldu. Kendisine ait bir meclisi olup, hep bu mecliste vaaz ederdi. İlmiyle âmil olan, söylediğini yaşayan bir zat idi.
Buyurdu ki: “Müminin tabiatında hayır demek yoktur. Çünkü Mümin, Allahü tealadan devamlı olarak kendisine gelen lütuf ve ihsanları görünce hayır demekten haya eder.”
Eserleri: On ciltlik bir tefsiri ve iki yüz altmış cüzlük Kitabü'l-ahkâm ve hadis ilminde de yüz kırk cüzlük El-Müsnedü'l-kebir kitapları vardır. Ayrıca, Kıyamü'l-leyli, Es-Sıyam, Fadlü'l-farka le'l-ganî, El-İhlâs ve El-Menasık telif etmiş olduğu eserlerdendir.