Şafiî mezhebi fıkıh âlimi. İsmi Ahmed bin Muhassin; lakabı, Necmeddin'dir (Dinin yıldızı). İbn-i Milli diye tanınmıştır. 617 (m. 1220) yılında Ba'lebek'te dünyaya geldi. Zamanının büyük âlimlerinden ilim tahsil etti. Şam, Halep ve Mısır'da tahsilini sürdüren İbn-i Milli, halk tarafından takdir edilmiş bir âlimdi. Bir ara Bağdat'taki Nizamiye Medresesi'nde ders verdi. 699 (m. 1300) yılında vefat etti.
İbn-i Milli; Abdullah bin İbrahim el-Makdisî, Hasan bin ez-Zeydî, Ebü'l-Münca bin el-Letî ve pek çok âlimden ilim öğrendi. Fıkıh, kelam ve usûl ilimlerini Şeyhülislam İzzeddin bin Abdüsselam'dan, nahiv ilmini de İbn-i Hacib'den tahsil etti. Hafızası oldukça kuvvetli olan İbn-i Milli, bir şeyi bir defa okuyunca, onun ekserisini ezberlerdi. Bir derste hazır bulunduğunda, sükut eder, ders bitince müdahale ederdi. Hocam bu hususta şöyle şöyle buyurdu der, çoğunluğunu naklederdi.
İbn-i Milli hakkında; “Münazarada kabiliyetli, delil ileri sürmede süratli, hasmını güç duruma düşürme ve hazır cevaplılığı bakımından bir ateş kıvılcımı gibidir.” denmektedir.
İbn-i Milli'den şöyle rivayet edilir: Mervan, bayram hutbesini okuyacağı zaman, bir adam ayağa kalkıp; “Sen, Sünnete muhalif okudun.” dedi. Bundan sonra, Ebu Sa'id ayağa kalkarak; “Bu kardeşimiz, üzerindeki yükü hafifletti, vazifesini yaptı. Zira Resulullah şöyle buyurmaktadır: “Sizden bir kimse, bir çirkin iş görünce, onu eliyle, eğer gücü yetmezse diliyle, eğer yetmezse kalbiyle reddetsin (önlemeye çalışsın). Bu sonuncu ise, imanın en zayıf olanıdır.” dedi.