Hanbelî mezhebi âlimlerinden. İsmi, Ahmed bin Salih bin Şafiî bin Salih bin Hatim bin Ebu Abdullah el-Cilî'dir. Künyesi, Ebü'l-Fadl bin Ebü'l-Mealî bin Ebu Muhammed'dir. 520 (m. 1126) senesi Zilkade ayının onsekizinde doğdu. Hadis ve tarih âlimlerindendir. Kur'an-ı Kerim'in kıraatine ait bütün rivayetleri, Ebu Muhammed Sıbtü'l-Hayyat ve başkasından okuyup öğrendi. Babası ile birlikte hadis-i şerif dinlemek için çok seyahat ettiler. İlim öğrenmekte çok gayretliydi. Yüzbinden çok hadis-i şerifi ezberlediği için “Hafız” ünvanına sahip oldu. İlimde hüccet, senet olan büyük bir âlimdir. Dinine çok bağlı olup, sünnet-i seniyyeye uygun yaşardı. Dünya malına ve rütbesine hiç düşkün olmayıp, tam veraya kavuşmuştu. Selef-i salihîn'in yolundaydı. Tarih ilmine dair yazdığı eserleri kıymetlidir. Bunlardan en önemlisi Tarih-i İbn-i Şâfî' adı ile meşhur olandır. Vefatından önce altı gün hasta yattı. 565 (m. 1170) senesinin Şaban ayının üçünde vefat etti. Birçok kimse namazını kıldı. Bağdat'ta İmam-ı Ahmed bin Hanbel'in medfun olduğu kabristana defnedildi.
Babası da hadis âlimlerindendir. Ebu Galib İbni'l-Benna, Ebü'l-Hüseyin bin Ferra, Kadı Ebu Bekr el-Ensarî, Ebü'l-Kasım el-Harirî, Ebü'l-Bedr el-Kerhî, Ebü'l-Hasan bin Abdüsselam, babası Salih bin Şafiî ve daha pek çok âlimden hadis-i şerif dinledi. İlim öğrenmekteki gayreti çoktu. Hafız Ebü'l-Fadl bin Nasır ile beraber kaldı. Onun sahip olduğu ilimlerin pek çoğunu ondan okuyup öğrendi. Onun izinden ayrılmadı ve onun mesleğine girdi. İbnü'l-Batır, Tarrad ve bu ikisinin tabakasından olan âlimlerin talebelerinden de çok ilim öğrendi. İlim öğrenmek arzusu çoğalınca, İbn-i Beyan'ın, İbn-i Nebhan'ın eshabından ve sonra da İbnü'l-Husayn'ın ve İbn-i Kadiş'in talebelerinden de hadis-i şerif dinledi. Ölünceye kadar ilim öğrenmek ve hadis-i şerif dinlemekle meşgul oldu. Eliyle çok kitap yazdı. Çok ilim tahsil etti. Fakat kendisinden çok az şey rivayet edildi. Çünkü daha rivayete başlamadan önce vefat etmişti.
İbn-i Neccar diyor ki: “O, hafızdı. Sağlam bir ravi, öğrendiğini iyi zapt eden bir muhakkık, kıraati güzel, nakilleri sahih, ilimde hüccet (senet), züht ve verası çok, dindar ve takva sahibi olup, Selef-i salihîn'in yolunda, sünnet-i seniyyeye şuurlu bağlı olan bir zattı. Senelere göre bir tarih kitabı yazmıştır. Bu kitabının içinde, Hatib-i Bağdadî'nin vefat ettiği 463 (m. 1070) senesinden, 560 (m. 1165) senesi sonlarına kadar olan hadiseleri ve bu tarihlerde vefat eden kimseleri ve onların hâllerini bildirmektedir. Bu kitap, Tarih-i Bağdat üzerine yapılan bir zeyl, ilavedir.”
İbn-i Nukta, Kitabü'l-istidrak'ında diyor ki: “Onun hadis-i şerifleri okuması çok güzeldi. Salih bir kimse olup, sağlam güvenilir bir ravi idi.”
“Allah'a ve âhıret gününe îmân eden kimse, komşusuna iyilik etsin. Allah'a ve âhıret gününe îmân eden kimse, misâfirine ikram etsin. Allah'a ve âhıret gününe îmân eden kimse, ya hayır söylesin yahut sussun.”
Hadis-i Şerif