Kıraat, hadis ve Malikî mezhebi fıkıh âlimi. Künyesi, Ebu Abdullah olup; ismi, Muhammed bin Süfyan'dır. Berberî kabilelerinin büyüklerinden olan Hevvare'de doğduğu için Hevvarî, tahsil ve hac yolculuğu dışında hep Kayrevan'da bulunduğu için Kayrevanî nisbet edildi. Hac dönüşü Medine-i Münevvere'de 415 (m. 1024) yılında vefat etti. Bakî Kabristanı'na defnedildi.
Zamanın ilim merkezlerinden biri olan Kayrevan'da küçük yaşta temel din ve alet ilimlerini öğrenen İbn-i Süfyan, Ebü'l-Hasan Kabisî'den fıkıh ilmini öğrendi. Birçok âlimden hadis ve kıraat ilimlerini tahsil etti. Kıraat ilmini aldığı hocaları arasında; İsmail bin Ahmed Mehrî, Ya'kub bin Sa'id Hevvarî, Kerdem bin Abdullah Kastilî gibi âlimler vardı. Kıraat ilminde en meşhur hocaları Ebü'l-Hasan Kabisî ve İbn-i Galbun Mısrî idi. Kendisi gibi kıraat âlimi olan Ebu Amr Danî ile birlikte, hadis-i şerif ilmi öğrenmek ve hadis âlimlerinden hadis-i şerif işitmek için, çeşitli memleketlere seyahatlerde bulundu. **"Allahü Teâlâ"**nın dinini öğrenmek için gecesini gündüzüne katıp çalıştı. Kıraat, hadis, Arabî ilimler ve Malikî mezhebi fıkıh bilgilerinde söz sahibi âlim oldu. Diğer ilimlerde de bilhassa hesap (matematik) ve hendesede (geometri, mühendislik) de âlimdi. Afrikiyye'nin (Tunus) yetiştirdiği ikinci büyük kıraat âlimi oldu. Ondan önceki kıraat âlimlerinin en meşhuru Muhammed bin Ömer ibni Hayrun idi.
İbn-i Süfyan'ın bu derece üstün olmasının sebepleri çeşitli şekillerde izah edilebilir. İlmi derecesinin yüksekliğiyle, değişik ilimlerde söz sahibi olması bunlardan biridir. Yukarda zikrettiğimiz âlimlerden ders almış olması ve güzel tasnifleriyle bilgilerini kitaplara geçirmiş olması da bir başka sebeptir. Kıraatu bi Afrikiyye'ye göre; Ebu Bekr ibni Mücahid'in asrında yaptığını, o da kendi asrında yapmış, kıraat âlimleri arasında tercihler yaparak, kitabında güvenilir olan âlimleri zikretmiştir.
İbn-i Mücahid'e göre; "Arabî ilimlere vakıf olmayan bir hafızın kıraat bilgisi eksiktir. Lügat ve i'rab bilgisine sahip olup da, kıraat bilgisine sahip olmadan, kıraat üzerine söz söyleyen de yanlış söyler."İbn-i Mücahid gibi kıraat âlimlerini, yardımcı ilimlere vukufiyetlerine ve güvenilir olup olmadıklarına göre değerlendiren İbn-i Süfyan, daha sonra gelen âlimlerin devamlı müracaat ettikleri bir âlim oldu.
Kuzey Afrika ve Endülüs Müslümanları, akın akın gelerek ondan kıraat dersleri aldılar. Kayrevan, yakınlarındaki Mehdiyye şehrinden birçok kimse, onun etrafında pervane gibi döndü. Onun ilmini en iyi muhafaza edenlerden biri, Mehdiyye ahâlisinden meşhur kıraat âlimlerinden Ebü'l-Abbas Mehdevî idi. Ömrü boyunca, **"Allahü Teâlâ"**nın dininin yayılması için gayret sarf eden İbn-i Süfyan, vaktini ilim öğrenmek, öğretmek ve ibadetle geçirirdi. Kur'an-ı Kerim ilmini öğrenmek isteyene elinden gelen bütün yardımı yapar, o kimsenin **"Allahü Teâlâ"**nın kitabını en iyi şekilde tanımasına çalışırdı.
İbn-i Süfyan'ın birçok talebesi vardı. Ahmed bin Beyaz Hacerî, Ebü'l-Abbas Ahmed bin Ammar Mehdevî, Ebü'l-Abbas Ahmed bin Ömer Azrî, Ebu Ömer Ahmed bin Muhammed Hacerî, Hatem bin Muhammed Trablusî, Ebu Ali Hasan bin Ali Celulî, Delaî, Ebu Tayyib Halidî, Ebu Almiyye Bendunî, Ebu Muhammed Abdülhak Cellad, Ebu Abdülaziz bin Muhammed (İbn-i Ahî Abdülhamid), Ebu Muhammed Abdullah bin İsmail Lahmî, Ebu Muhammed ibni Sehl Ensarî Endülüsî, Abdülmelik bin Davud Kastalanî, Ebu Tayyib Abdülmün'im Kindî, Ebu Bekr Atik Kasrî, Ebu Ömer Osman bin Bilal Zahid, Ebu Hasan Ali bin Acemî Mısrî, Ebu Hafs Ömer bin Hüseyin Mukrî (İbn-i Hüfusî) ve daha birçok âlim onun talebeleri arasındaydı. Hac'dan dönerken vefat eden İbn-i Süfyan, Medine-i Münevvere'de Bakî Kabristanı'na defnedildi. Bu zatlardan birçoğu İbn-i Süfyan'dan kıraat ilmini öğrendi. Hatem bin Muhammed ve Delaî hadis ilmini de öğrendiler. Talebelerinden Ebu Tayyib Haludî fıkıh ilminde meşhur oldu.
Talebeleri de hocaları gibi, **"Allahü Teâlâ"**nın rızasını kazanmaya gayret ettiler, insanlara doğru yolu gösterip, yanlışlıklardan uzaklaştırmaya çalıştılar. Her biri çok merhametliydi. Merhametleri, daha çok insanları Cehennem ateşinden kurtarmak için çalışmalarında gözükürdü. İnsanları, dünyadaki sıkıntılardan çok ahiretteki sıkıntılardan kurtarmayı düşünürlerdi. Onlara **"Allahü Teâlâ"**nın dinini öğrenmelerini tenbih ederler, **"Allahü Teâlâ"**nın emir ve yasaklarını bilmeyenlerin, sapıkların peşine düşmekten kurtulamayacaklarını bildirirlerdi.
İbn-i Süfyan'ın kıraat ilmine dair en meşhur eseri olan El-Hadi fî'l-kıraati's-seb'anın yazma nüshasının ilk iki sayfası. Eser, Süleymaniye Kütüphanesi Fatih Kısmı 61 numarada kayıtlıdır.
Eserleri:
"Allahü Teâlâ"nın dinini insanlara daha iyi öğretebilmek için birçok kitap yazdığı bildirilen İbn-i Süfyan'ın en meşhur eseri, kıraat ilmine dair Kitabü'l-Hadî kitabıdır. Süleymaniye Kütüphanesi, Fatih Kısmı No: 61 ve Ayasofya Kısmı No: 59'da iki adet yazması vardır. Değişik şehirlerde yetişen kıraat âlimleri arasındaki ihtilafları anlattığı, İhtilaf-ı kurrai'l Emsar fî aded-i ayi'l-Kur'an, kıraat âlimlerinin yollarını anlattığı, El-İrşad fî mezhebi'l-Kurra ve Tezkire fi'l-kıraat de İbn-i Süfyan'ın eserleri arasındadır.