İBN-İ EBU ŞEYBE, Ebu Bekr

Abdullah bin Muhammed bin İbrahim bin Osman el-Absî Hadis ve tefsir âlimi
A- A+

Hadis ve tefsir âlimi. Künyesi, Ebu Bekr olup, ismi Abdullah bin Muhammed bin İbrahim bin Osman el-Absî'dir. Aslen Vasıtlıdır. Kufe'ye yerleşmiştir. İbn-i Ebu Şeybe 159 (m. 775) yılında doğmuştur. İmam-ı Buharî hazretlerinin rivayetine göre, 235 (m. 850) yılında Kufe'de vefat etti. Takva sahibi, hadis ilminde hafız (yüz bin hadis-i şerifi ravileri ile birlikte ezbere bilen) ve müfessir olan İbn-i Ebu Şeybe'nin; Müsned, Ahkam ve Tefsir kitapları vardır.

Bağdat'a giden İbn-i Ebu Şeybe, orada hadis ilmiyle meşgul olmuş, devrin meşhur âlimlerinden ders almıştır. İbn-i Ebu Şeybe; Kadı Şüreyh bin Abdullah, Ebü'l-Ahves Sellam bin Selim, Süfyan bin Uyeyne, Amr bin Ubeyd, Hüşeym, Ebu Üsame, Abdullah bin Mübarek, Hafs bin Gıyas, Abbad bin Avvam, Abdullah bin İdris, Muhammed bin Bişr el-Abdî, Muhammed bin Fudayl, Vekî, Ebu Nuaym, Yahya bin Sa'id el-Kattan ve Abdurrahman bin Mehdî'den hadis ve diğer ilimleri öğrenmiştir.

Âlim bir aileye mensup olan İbn-i Ebu Şeybe, kardeşi Osman'la devlet ileri gelenleri ile yakınlık kurmuştur. İbrahim bin Muhammed el-Arefe şöyle demektedir: “234 (m. 849) yılında Mütevekkil'in en çok değer verdiği fakih ve muhaddisler arasında, Mus'ab bin Zübeyr, İshak bin Ebu İsmail, İbrahim bin Abdullah el-Hirevî, İbn-i Ebu Şeybe ve Osman bin Ebu Şeybe vardı. Son iki zat, zamanlarının en zekîsi, hafızası en kuvvetli olanıydı. Halife Mütevekkil, onlara insanlar arasında bulunmalarını, Mu'tezile ve Cehmiye gibi bozuk fırkaları reddederek Cennet'te Allahü Teâlâyı görmekle alakalı hadis-i şeriflerden bahsetmelerini emretti. Osman bin Muhammed bin Ebu Şeybe, halife Ebu Ca'fer Mansur'un şehrinde bu vazifeyi sürdürdü. Bu âlim için minber hazırlatıldı. Halktan 30.000 kişi onu dinliyordu. Ebu Bekr bin Ebu Şeybe ise, Rusafe Mescidi'nde halka hitap etmekte ve kardeşi Osman'dan daha tesirli olmaktaydı. Onu da dinlemeye yaklaşık 30.000 kişi geliyordu.

İbn-i Ebu Şeybe bu mecliste ilk olarak, İbn-i Rebia bin Haris bin Abdülmuttalib'in Peygamber Efendimizden rivayet ettiği şu hadis-i şerifi okurdu: “Abbas hakkında beni üzmeyiniz! Zira o, babalarımın bakıyesidir. Muhakkak insanın amcası, babasının öz kardeşidir.”

Ebu Ubeyd Kasım bin Sellam şöyle anlatmaktadır: “Zamanın en büyük hadis âlimleri dörttür. Bunların helal ve haramı en iyi bileni, Ahmed bin Hanbel'dir; onların sahih hadisleri en iyi bileni, Yahya bin Main'dir; onların en iyi kitap yazanı, İbn-i Ebu Şeybe'dir; onların en iyi üslubu olanı, Ali bin el-Medinî'dir.” Yine İbn-i Sellam şöyle söyler: “Hadis dört kişide kaldı. Bunlar Ebu Bekr bin Ebu Şeybe, Ahmed bin Hanbel, Yahya bin Main, Ali bin el-Medinî'dir. Birincisi en iyi konuşanları, ikincisi en fakihleri, üçüncüsü en çok toplayanı, dördüncüsü en iyi bilenleridir.”

Abdurrahman bin Hıraş, Ebu Zür'a er-Razî'nin şöyle dediğini işittim: “Ebu Bekr bin Ebu Şeybe'den daha hafızını görmedim.” Bunun üzerine ben şöyle dedim: “Ya Eba Zür'a Bağdat âlimleri hakkında ne dersiniz?” Şöyle buyurdu: “Eshabımı bırak onlar cehalet ehlidir. Ben, Ebu Bekr bin Ebu Şeybe'den daha hafızını görmedim.”

İbn-i Sa'id oturduğu yeri göstererek şöyle demiştir: “Bu üstüvane (direk) İbn-i Mes'ud'un olup, ondan sonra orada Alkame, İbrahim Nehaî, Süfyan-ı Sevrî, Vekî, Ebu Bekr bin Ebu Şeybe, İbn-i Sa'id oturmuştur.” Ebu Zeyd el-Gulfa, Ahmed bin Hamid'e; “Kufelilerin en hafızı kimdir?” diye sorulunca; “Ebu Bekr bin Ebu Şeybe'dir.” dediğini nakleder, İbn-i Ebu Şeybe için Ahmed bin Hanbel; “O, saduktur.”, el-Hatib; “O, mutteki ve hafızdır. Müsned, ahkam ve tefsir kitabı yazmıştır.” Ebu Müslim Salih'in babası ise; “O Kufeli sika (güvenilir) ve hadis hafızıdır.” demişlerdir.

İbn-i Ebu Şeybe'den; Ebu Zür'a, Buharî, Müslim, Ebu Davud, İbn-i Mace, Ebu Bekr bin Ebu Asım Bakî bin Mahled, el-Begavî, Ca'fer el-Feryabî, Ahmed bin Hanbel, oğlu Abdullah, Ya'kub bin Şeybe, Muhammed bin Ubeydullah bin Münadî, Muhammed bin İbrahim el-Mürebba, İbrahim el-Harbî, Muhammed bin İshak el-Ensarî, Muhammed bin İshak es-Saganî, Muhammed bin Muhammed Bağandî, Ebü'l-Kasım el-Begavî ve diğer bazı âlimler hadis rivayet etmişlerdir. Buharî'de 30, Müslim'de çok sayıda hadisi vardır.

İbn-i Ebu Şeybe'nin naklettiği hadis-i şeriflerden bazılarında Peygamber Efendimiz buyurdular ki:

“Herkeseselam vermek ve güzel konuşmak, mağfiretin sebeplerindendir.”

“Her haslet Müminde bulunabilir, yalnız hıyanet ve yalan bulunamaz.”

“Mecliste olanlar yerlerini alıp oturdukları zaman, birisi bir kardeşini davet ederek yer verirse; o bir ikramdır. Onu kabul etsin. Şayet yer göstermezse, müsait olan bir yer bulsun ve oraya otursun...”

“Bütün çocuklar Müslümanlığa uygun ve elverişli olarak dünyaya gelir. Bunları, sonra anaları, babaları Hıristiyan, Yahudî ve dinsiz yapar.”

“Kişi sevdiği ile beraberdir.”

“Şüphesiz, sizin ahlâkı en güzel olanınız, en hayırlınızdır.”

“Kıyamet günü, kabirden önce çıkan ben olacağım ve önce şefaat eden ben olacağım.”

“Gönlünden dünyalık bir şey geçirmeden, huzur ile iki rekat namaz kılan kimsenin, geçmiş günahları af olunur.”

Allahü Teâlâ buyuruyor ki: Ben kulumun bana olan zannının yanındayım. Beni zikrettiği zaman da ben onunla beraber olurum. O beni gönülden zikrederse, ben onu gönülden zikrederim. Cemaat arasında zikrederse, ben onu o cemaatten daha hayırlı bir cemaat arasında zikrederim. Kulum bana bir karış yaklaşırsa, ben ona bir arşın yaklaşırım. Bir arşın yaklaşırsa, ben ona bir kulaç yaklaşırım. O bana yürüyerek gelirse, ben ona koşarak gelirim.”

Allahü Teâlânın kitabında, doğru yol ve nur vardır. Her kim ona sarılır ve onunla amel ederse, doğru yolda olur. Ve her kim ondan ayrılırsa, doğru yoldan sapar.”

“Bir kimse yumuşak davranmaktan mahrum ise, hayırdan mahrum olur.”

Peygamber Efendimizin şöyle dua ettiğini rivayet eder:

“Allah'ım! Ben Cehennem'in fitnesinden ve Cehennem azabından, kabrin fitnesinden ve kabir azabından, zenginlik fitnesinin şerrinden ve fakirlik fitnesinin şerrinden sana sığınırım. Allah'ım! Günahlarımı kar ve dolu suyuyla yıka. Kalbimi, beyaz elbiseyi kirden pakladığın gibi günahlardan pakla. Benimle günahlarım arasını magrip (batı) ve meşrık (doğu) arasını uzaklaştırdığın gibi uzaklaştır. Allah'ım! Ben sana tenbellik, ihtiyarlık, günah ve borçtan da sığınırım.”

İbn-i Ebu Şeybe'nin eserlerinden bazıları şunlardır:

1- El-Musannef: Hadis-i şerif, Sahabe ve Tabiîn fetvalarını toplamıştır. Fıkıh tertibi üzerine, kitap ve bab esasına göre düzenlenmiştir. Dünyanın çeşitli kütüphanelerinde yazma nüshaları vardır. Haydarabat'ta 1966'da neşredilmiştir.

2- El-Müsned: Musannef ile aynı eser olması muhtemel olmakla birlikte kaynakların çoğu ikisini ayrı eser gibi göstermektedir.

3- Kitâbü's-sünen fi'l-fıkh,

4- Kitâbü'l-Ahkam,

5- Kitâbü't-Tefsir,

6- Kitâbü't-Tarih: Çeşitli kütüphanelerde yazması vardır.

7- Kitâbü'l-İman: Zahiriye Kütüphanesi'nde vardır.

8- Kitâbü'l-Fiten,

9- Kitâbü'l-fütuh,

10- Kitâbu Sıffin,

11- Kitabü'l-Adab,

12- Kitâbü'l-Evail,

13- Kitâbü'l-Cemel,

14- Kitâbu Savâbi'l-Kur'an,

15- Kitâbu'r-Red alâ men Redde alâ Ebî Hanife: Bu eseri Urduca tercümesiyle Delhi'de 1333'te yayınlandı. Kevserî çok istifade etmiştir.

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
İslam Alimleri Ansiklopedisi, Türkiye Gazetesi Yayınları