Dinever'de yetişen Şafiî mezhebi fıkıh âlimlerinden. Künyesi, Ebu Kasım olup; ismi, Yusuf bin Ahmed bin Yusuf bin Keccî ed-Dineverî'dir. İbnü'l-Kasım, Dinever'de uzun seneler kadılık yaptı. Kadılık vazifesini ifa ederken, 405 (m. 1015) senesi Ramazan-ı şerifin yirmi yedinci gecesi, eşkıyalar tarafından şehit edildi. Onun vefatıyla Dinever'de büyük karışıklıklar oldu.
Ebu Kasım, Ebu Hüseyin bin Kettan ile arkadaşlık yaptı. Ebü'l-Kasım Abdülaziz ed-Darekî'nin ilim meclisinde bulundu. Din ve dünya ilimlerinde söz sahibiydi. İnsanlar, her yerden akın akın ondan ilim öğrenmek için Dinever'e toplandı.
Ebu Sa'id es-Sem'anî şöyle anlatır:
“Ebu Ali Hüseyin bin Şuayb es-Sencî, Ebu Hamid el-İsferainî'nin yanına gitti. Onun ilmini ve üstünlüğünü gördü. Yanında bir süre kaldıktan sonra ayrılacağı zaman; “Ey Üstad! Siz, çok ilim sahibi bir zatsınız.” dedi. O vakit; “Benim ismimi Bağdat yükseltti. Dinever'deki âlim benden çok yüksektir.” buyurarak, İbnü'l-Keccî'nin büyük bir âlim olduğunu belirtti.”
İslam âlimlerinin istifade ettikleri, birçok kitap tasnif etti. "Et-Tecrid" bunlardandır.