Hadis ve fıkıh ilimlerinden müştehit âlimlerden. İsmi, Muhammed bin İbrahim bin Münzir en-Nişaburî'dir. Künyesi Ebu Bekr'dir. Mekke'de; “Şeyhü'l-harem” diye meşhur oldu. 242 (m. 856) senesinde İran'ın Nişabur şehrinde doğdu. İlim öğrenmek için çok yer gezdi. Mekke'ye yerleşti. Birçok âlimden ilim aldı. Fıkıh ilminde mutlak müştehit idi. Birçok kitap yazdı. 318 (m. 930) senesinde Mekke'de vefat etti.
İbnü'l-Münzir, Mekke'de müftülük yaptı. Buradaki âlimlerin en üstünlerinden olduğu için kendisine; “Şeyhü'l-harem, Harem'in (yani Mekke'deki âlimlerin) üstadı” denilirdi. Hadis ve fıkıhta müştehit âlimlerdendir. Şeyh Ebu İshak-ı Şirazî, Tabakatü'l-fukaha adındaki eserinde, onu, müştehit fakihler arasında saymaktadır.
İbnü'l-Münzir, Muhammed bin Meymun, Muhammed bin İsmail es-Saig, Muhammed bin Abdullah bin Abdülhakem, Rebî bin Süleyman ve daha pek çok âlimden ilim aldı. Kendisinden de; Ebu Bekr bin Mukrî, Muhammed bin Yahya Dimyatî ve kardeşi Hüseyin bin Ali ve daha birçok âlim ilim aldılar, rivayette bulundular.
İbnü'l-Münzir ile birlikte, Muhammed bin Nasr, Muhammed bin Cerir ve Muhammed bin Huzeyme de mutlak müştehitlerden idiler. Başka bir müctehidi taklit etmezler, kendi içtihatlarına uyarlardı. İbnü'l-Münzir'in içtihadının, İmam-ı Şafiî hazretlerinin içtihadına ve onun usulüne uygunluğundan dolayı, Şafiî mezhebi âlimlerinden olduğunu bildirenler oldu. Şeyh Ebu Ali ve bazı Şafiî âlimleri de, onların hepsinin İmam-ı a'zam'ın reyine (içtihadına) uygun içtihat ettiklerini ve ona tâbi olup, onun mezhebine nisbet edildiklerini söylediler. Bununla beraber, onu taklit eden müştehit âlimlerden değillerdi. İçtihatlarının çoğunda İmam-ı A'zam'ın reyinden ayrılsalar bile, çok kere onun usulünden dışarı çıkmadılar. Fakat âlimlerin çoğu bunların dördünü de Şafiî âlimlerinden saymışlar ve onun mezhebine dahil olduklarını söylemişlerdir.
Hadis ve fıkıh ilimlerinde müştehit olan ve Mekke'de müftülük yapan İbnü'l-Münzir en-Nişaburî Mekke-i Mükerreme'de vefat etti. Fıkıh ve hadis ilimlerinde derin bir ilme sahipti. Zamanındaki âlimler arasında onun derecesine yükselenler çok azdı. Bütün âlimlerin ilmine itimat ettiği yüksek bir âlimdi. Mezhep âlimlerinin beyanlarını, aralarındaki ihtilaflı meseleleri ve bunların delillerini çok iyi biliyordu. Bunları ve dinde icma ile sabit olan hükümleri bir kitapta toplamıştı. Onun bu hususta yazdığı eserine, herkes ihtiyaç duyuyordu.
Eserlerinin başlıcaları şunlardır:
1- Kitabü'l-evsat fi's-sünen ve'l-icma ve'l-ihtilaf: Riyad'da 1993'te yayınlanmıştır.
2- El-İşraf alâ mezahib-i ehli'l-ilm: Mekke'de tarihsiz olarak yayınlanmıştır.
3- Kitabü't-tefsir: Goetha Kütüphanesi'nde bir parçası vardır.
4- Kitabü'l-icma: Son olarak Katar'da 1987'de yayınlanmıştır.
5- Kitabü's-Süneni ve'l-icmai ve'l-İhtilaf,
6- El-İkna: Kahire'de 1994'te basılmıştır.
İbnü'l-Münzir'in, Ebu Talib-i Mekkî'nin ve İbn-i Huzeyme'nin, Resulullah Efendimizden ve O'nun Sahabîlerinden rivayet ettiği dualardan bazıları şunlardır:
“Sübhanerabbiye'l-aliyyi'l-a'le'l-vehhab. Lâ ilahe illallahü vahdehu lâ şerike leh, lehül mülkü ve lehül hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadir”
“Radîtü billâhi rabben ve bi'l-İslami dinen ve bi Muhammed'in nebiyyen. (Allah'ı Rab, İslam'ı din, Muhammed'i peygamber olarak kabul ettim.)”
“Ey, yerleri ve gökleri yaratan, gizli ve aşikâre her şeyi bilip her şeye malik olan Allah'ım! Bir olduğuna ve senden başka ibadete layık kimsenin bulunmadığına şehadet ederim. Kendi kötülüklerimden, şeytanın hile ve desiselerinden sana sığınırım.”
“Allah'ım! Senden, dinim ve dünyam, malım ve ailem hakkında af ve afiyet dilerim.”
“Allah'ım, kusurlarımı ört ve beni tehlikelerden emin kıl. Sürçmelerimi azalt; önümden, ardımdan, sağımdan ve solumdan gelecek tehlikelerden beni koru ve azametinle alt tarafımdan (üzerinde yürüdüğüm şu topraklardan) gelecek zararlardan beni koru!”
“Allah'ım! Beni, mekrinden emin olanlardan kılma (Senin gazabından devamlı korkanlardan eyle). Bana başkasını musallat etme. Daima kusurlarımı ört ve beni zikrinden ayrılan gafillerden kılma.”
“Allah'ım! Sen benim Rabbimsin. Senden başka ibadete layık mâbut yoktur. Beni yaratan sensin. Ben senin kulunum, gücümün yettiği kadar sana verdiğim söz ve ahit üzerindeyim. Yaptığım kötülüklerden sana sığınırım, verdiğin nimetlere şükreder, kusurlarımdan sana iltica ederim. Günahlarımı mağfiret eyle, senden başka mağfiret eden yoktur.” Bu dua, “Seyyidü'l-istigfar” adıyla meşhurdur.
“Allah'ım! Gözüme, kulağıma ve bütün bedenime sıhhat ve afiyet ihsan eyle! Senden başka hakiki mâbut yoktur.”
“Allah'ım! Kaza ve kaderinden razı olmayı, öldükten sonra huzur içinde ebedî saadeti ve cemalini müşahede zevkini, sana vasıl olma hevesini, dayanılmayacak zararlardan ve sapıtıcı fitnelerden beni korumanı senden ister; zulmetmek ve zalim olmaktan, başkasının hakkına tecavüz etmekten veya tecavüze uğramaktan veya affedilmeyecek bir günahı işlemekten de sana sığınırım”
“Allah'ım! Din ve azmimde sebatı, rüştümde azimeti, iyi işlere azmetmeyi senden isterim. Nimetine şükrü ve sana güzel ibadet edebilmeyi senden isterim. Her şeyden salim ve huşu sahibi bir kalbe, dürüst ahlâka, sadık ve zikredici lisana sahip olmayı, nimetine şükür ile güzel ibadet ve makbul amellerde bulunmamı senden isterim. Bildiğin bütün iyilikleri senden ister ve bildiğin bütün kötülüklerden sana sığınırım. Bildiğin bütün günahlardan sana tövbe ederim. Sen bilirsin, ben bilemem. Bütün gizli şeyleri en iyi bilen sensin!
İbnü'l-Münzir en-Nişaburî hazretlerinin Kitabü'l-evsat fi's-sünen ve'l-icma ve'l-ihtilaf adlı eserinin el yazma nüshasının ilk sayfası. Eser, Süleymaniye Kütüphanesi Ayasofya Kısmı 1034 numarada kayıtlıdır.
Allah'ım! Geçmiş ve gelecek, gizli ve aşikâre işlediğim ve senin bildiğin bütün kusurlarımı mağfiret et. İlk ve son, her şeye kâdir olan ve her gizliyi bilen sensin. Allah'ım! Senden sonu küfür olmayan imanı, tükenmeyen nimetleri “Huld” Cennetinde, peygamberin Muhammed Aleyhisselam ile arkadaşlığı senden isterim.”
“Allah'ım! Söz ve işlerin güzelini ve bütün iyilikleri, kötülüklerden uzak kalmayı, fakirleri sevmeyi, senden isterim. Seni sevmeyi ve seni seveni sevmeyi ve sevgine yaklaştıracak her ameli sevmeyi senden isterim. Günahlarımı bağışlamanı, beni mağfiret edip merhamet etmeni senden isterim. Kavmim i bela ve musibet ile imtihan edeceğin zaman, hemen beni kendine al ve fitne ile karşılaştırma!”
“Allah'ım! Gaybı bilen ve her şeye yeten sonsuz kudretin hürmetine, hakkımda hayat hayırlı olduğu müddetçe beni yaşat. Ölüm hayırlı olduğunda da ruhumu kabzeyle. Gizli ve aşikâre haşyet (korku) üzere bulunmamı, hiddet ve sükunette adaletten ayrılmamamı, zenginlik ve fakirlikte itidali ve zatının cemaline bakmanın zevkini ve sana ulaşmanın aşk ve hevesini senden ister, zarar veren şeylerin mazarratından ve sapıtan fitnelerden sana sığınırım. Allah'ım iman cevheri ile bizi süslendir. Hidayette olup, hidayete ulaştıranlardan eyle!”
İbnü'l-Münzir en-Nişaburî hazretlerinin Kitabü't-tefsir adlı eserinin kapak sayfası.
“Allah'ım! İsyan ile aramızda perde olacak şekilde, bize haşyet (korku) ihsan eyle. Cennetine ulaştıracak taati, dünya ve ahiret musibetlerini ehvenleştirecek yakîni bize ver!”
“Allah'ım! Yüzümüzü hayâ, kalbimizi korku ile doldur. Sana kulluk edecek şekilde gönüllerimize heybet ve azametini yerleştir. En üstün sevgilimiz ve en çok korkacağımız sen ol!”
“Allah'ım! Bugünün evvelini nimet, ortasını rahmet, sonunu da mağfiret ve keramet kıl.”
“Hamd, o Allah'a olsun ki, azameti karşısında her şey tevazu gösterdi, dize geldi. Yüceliği karşısında her şey yerlere serildi. Mülk ve azameti karşısında her şey eğildi. Kudretine herkes teslim oldu. Hamd, o Allah'a olsun ki, heybeti karşısında her şey durakladı. Hikmeti ile her şeyi açığa çıkardı ve kibriyalığı (büyüklüğü) karşısında her şey küçüldü.”
“Allah'ım! Bizi müttekî olan dostlarından, felaha ermiş cemaatinden ve salih kullarından eyle. Sevdiğin işleri yapmakta bizi muvaffak eyle ve bizi lehimize olan iyi işlere teveccüh ettir (yönlendir).”
“Allah'ım! İyilikleri toplayan, evveli ve ahiri iyi olan her şeyi senden ister; kötülükleri toplayan, evveli ve ahiri kötü olan her şeyden sana sığınırız.”
“Allah'ım! Benim üzerimde olan kudretin hakkı için bana rahmetinle teveccüh et. Sen tövbeleri kabul eden azim ve merhamet sahibisin. Allah'ım hilm ve keremin hakkı için beni affeyle, bağışla. Sen mağfiret edici ve hilm sahibisin. Allah'ım, hâlimi bilirsin, merhamet et. Zira sen merhamet edenlerin en merhametlisisin!”
“Allah'ım! Bana olan malikiyyetin hürmetine, beni nefsime hâkim kıl ve nefsimi bana musallat etme. Zira dilediği gibi yapan, melik ve cebbar sensin.”
“Allah'ım! Senin noksan sıfatlardan takdis, tesbih, tenzih eder ve sana hamdederim. Senden başka ilah yoktur. Kötülükleri yapmakla nefsime zulmettim, günahlarımı mağfiret eyle. Sen benim Rabbimsin, günahlarımı ancak sen bağışlarsın.”
“Allah'ım! Sana kavuşturacak doğru yolu bana ilham et ve nefsimin kötülüklerinden beni koru!”
“Allah'ım! Benim azaba uğramama sebep olmayacak helal lokmayı, bana rızık eyle. Beni taksimatına kanaat edenlerden eyle ve bana ayırdığın rızık ile, senin kabul edeceğin iyi işlerde beni çalıştır!”
“Allah'ım! Senden, günahlarımın affını, vücudumun afiyetini hüsn-ü yakîn ile dünya ve ahirette huzur, refah ve saadeti dilerim. Ey, günah kendisine zarar vermeyen ve mağfiret kendisinden bir şey eksiltmeyen Allah'ım! Sana zararı dokunmayan günahlarımı bana bağışla, senden bir şey eksiltmeyen mağfiretini de bana ver!”
Dua olarak da okunabilen bazı ayet-i kerime mealleri şöyledir:
“Ey Rabbimiz! Bize sabır ver, Müslüman olduğumuz hâlde ruhumuzu kabzeyle.” (A'raf suresi: 126)
“Sen, dünya ve ahirette benim dostum, yardımcım ve koruyucumsun. Benim canımı Müslüman olduğum hâlde al ve salihlere kat.” (Yusuf suresi: 101)
“Sen, bizim velimiz, dostumuzsun. Bizi affet ve bize rahmet et! Mağfiret edicilerin en hayırlısı sensin.” (A'raf suresi: 155)
“Bizim için bu dünyada ve ahirette güzel olanı yaz. Biz sana döndük.” (A'raf suresi: 156)
“Ey Rabbimiz! Sana tevekkül ve sana teveccüh ettik. Rücu, dönüş ancak sanadır.” (Mümtehine suresi: 4)
“Ey Rabbimiz! Bizi bu zalim kavmin işkencesine uğratma.” (Yunus suresi: 85)
“Ey Rabbimiz! Kâfirleri bize musallat etme. Bizi mağfiret eyle! Sen muhakkak aziz ve hâkimsin.” (Mümtehine suresi: 5)
“Ey Rabbimiz! Günahlarımızı ve işimizdeki aşırı hareketlerimizi mağfiret eyle. (Düşmanla muharebede) ayaklarımızı sabit kıl, tesanüdümüzü arttır ve kâfirlere karşı bize yardım et!” (Âl-i İmran suresi: 147)
“Ey Rabbimiz! Bizi ve imanda bizden önce olan din kardeşlerimizi mağfiret eyle ve kalblerimizde Müminler için kin ve haset bırakma. Ey Rabbimiz! Sen çok şefkat ve çok merhamet sahibisin.” (Haşr suresi: 10)
“Ey Rabbimiz! Bize senin katından rahmet ver. İşimizde bize doğru bir yol tuttur.” (Kehf suresi: 10)
“Ey Rabbimiz, bize dünyada hasene (iyilik) ver, ahirette de hasene ver ve ateşin (Cehennem'in) azabından bizleri koru!” (Bakara suresi: 201)
“Ey Rabbimiz! Doğrusu biz bir münadi işittik. O, Rabbimize iman edin diye imana çağırıyor, biz de iman ettik. Ey Rabbimiz! Günahlarımızı mağfiret eyle. Kusurlarımızı ört ve bizi iyiler arasında öldür. Ey Rabbimiz! Resullerinin lisanı ile vaat ettiklerini bize ver. Kıyamette bizi rezil ve rüsvay etme! Muhakkak ki Sensözünden dönmezsin.” (Âl-i İmran suresi: 193-194)
“Ey Rabbimiz! Eğer unuttuk veya yanıldıysak bizi mesul tutma. Ey Rabbimiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Takat getiremeyeceğimiz şeyleri bize yükleme. Bizi affet, hatalarımızı bağışla. Bize rahmet eyle. Sen bizim mevlamızsın, koruyucumuz ve yardımcımızsın. Kâfirlere karşı bize yardım et!” (Bakara suresi: 286)
“Rabbim! Beni, anne ve babamı mağfiret eyle. Onlar, küçüklüğümde bana acıyıp baktıkları gibi, Sen de onlara rahmet eyle. Kadın, erkek bütün Mümin ve Müslümanların ölü ve dirilerini affet. Rabbim! Bana mağfiret ve merhamet et. Sana malum olan günahlarımı affeyle. İzzet ve kerem sahibisensin. Merhamet edicilerin en hayırlısı, mağfiret edicilerin de en hayırlısısın. Biz Allahü Teâlâ içiniz, Allahü Teâlâ'dan geldik ve O'na döneceğiz. Kuvvet ve kudret Aziz ve Yüce olan Allah'ındır. Allahü Teâlâ bize yeter en iyi koruyucu O'dur. Hatemü'l-enbiya Hazreti Muhammed Mustafa ve âline salat ve selam olsun.”
“Allah'ım! Cimrilik ve korkaklıktan sana sığınırım. Erzel-i ömürden (bunaklık günlerinden), el ve ayak tutmayıp atehe (bunaklık) getirecek ve akıl muvazenemin bozulacağı şekilde ihtiyarlıktan sana sığınırım. Dünya sıkıntılarından ve kabir azabından yine sana sığınırım.”
İbnü'l-Münzir en-Nişaburî hazretlerinin bildirdiği bir dua: “Allah'ım! Cehennem'in fitne ve azabından, kabrin fitne ve azabından, fitne uyandıran zenginliğin ve fakirliğin şerrinden, Deccal'ın uyandırdığı fitnenin şerrinden ve bütün kusur, günah ve isyanlardan sana sığınırım.”
“Allah'ım! Tabiat, huy hâline gelecek ve beni lekeleyecek tamahtan ve tamah edilmeyecek şeyleri tamah etmekten ve ulaşılamayacak şeylere tamah etmekten sana sığınırım.”
“Allah'ım! Faydasız ilimden, huşusuz kalbden, kabul olunmayacak duadan ve doymak bilmeyen nefsinten sana sığınırım. Şiddetli ızdırap veren açlıktan ve kötü bir huy olan hıyanetlikten, tembellik, cimrilik, korkaklık, ihtiyarlık ve bunaklıktan, Deccal'ın fitnesinden, kabir azabından, hayatın ve ölümün fitnelerinden sana sığınırım.”
“Allah'ım! Yoluna girmiş, huşu ile senden korkan bir kalbe sahip olmayı senden isterim. Allah'ım! Geniş mağfiret ve rahmetini gerektiren şeyleri ve her günahtan selameti ve her iyiliğe sahip olmayı, Cehennem'e varmayıp, Cennet'e ulaşmayı senden dilerim.”
“Allah'ım! Gerilemekten, yüksekten düşüp helak olmaktan, sıkıntıdan, suda boğulmaktan ve bina altında kalmaktan sana sığınırım. Hak yolundan ayrılmaktan veya dünyalık uğrunda ölmekten sana sığırım.”
“Allah'ım! Kötü huy, kötü amel, kötü hastalık ve nefsin kötü arzularından beni uzaklaştır.”
“Allah'ım! Çetin imtihandan, helakten ve düşmanlarımı sevindirecek imtihandan sana sığınırım.”
“Allah'ım! Gözümün, kulağımın, dilimin, kalbimin, düşünce ve şehvetimin şerrinden sana sığınırım.”
“Allah'ım! Çöl ve yolculuk komşuları geçicidir. Daimi ikametgahımdaki kötü komşudan sana sığınırım.”
“Allah'ım! Katı yürekli olmaktan, gafletten, darlıktan, zillet ve miskinlikten, hakir olmaktan ve fakirlikten sana sığınırım. Küfür, yoksulluk, aşikâre isyan ve haktan ayrılmaktan, nifak, riya ve gösterişten, kötü huy ve dar geçimden şöhret ve riyadan sana sığınırım. Sağırlık, dilsizlik, körlük, cinnet, cüzzam, alalık ve benzeri kötü hastalıklardan sana sığınırım.”
“Allah'ım! Verdiğin nimetin yok olmasından, verdiğin sıhhatin bozulmasından, ani olarak gelecek musibet ve felaketten, gazabını mucib olacak bütün hareketlerden sana sığınırım.”
“Allah'ım! Cehennem'in fitne ve azabından, kabrin fitne ve azabından, fitne uyandıran zenginliğin ve fakirliğin şerrinden, Deccal'ın uyandırdığı fitnenin şerrinden ve bütün kusur, günah ve isyanlardan sana sığınırım.”
“Allah'ım! Ağır borçtan, düşmanımın bana galip gelip sevinmesinden sana sığınırım. MuhammedAleyhisselama ve bütün iyilere salat ve selam olsun.”