İslam âlemindeEshab-ıKiram'dansonrayetişenbüyük
âlimlerinenbaştagelenlerinden. Ehl-iSünnet'in
reisi; amelde dörthakmezhep imamlarındanbirincisiveHane fî mezhebininimamıdır. İsmi,
Nu'manbinSabitbinZutael-Ku fî'dir. 80 (m. 699)
senesindeKufe'dedoğmuş, 150 (m. 767)'deyetmişyaşında ikenBağdat'daşehitolmuştur.
Lakabı İmam-ıA'zam; künyesiEbuHanife'dir. “Ebu” babademektir. EbuHanife'yebu
künyeninverilişi, Hanife adındabirkızıolduğundandeğildir. Belkuşağında, Irak'tahanife
denilenbirhokkataşıyıp, işittiğihadis-işerifleri
yazdığıveyadoğruitikadı (hanifliği) sonrakine
sillere ulaştırıpbirbakımahaniflerinmane vî babasıolduğu içinbukünyeile anılmıştır. EbuHanife, hakikiMüslümanlarınbabası, yaniimamı
demektir. İmam-ıA'zamlakabıise, kendisine
sonragelen âlimlertarafındanEhl-iSünnetitikatınıilkdefatedvinetmesisebebiyleverilmiştir. İmam, İsla mî ilimlerdeyed-itulasahibi, sözü
senet olan âlimleremahsus isimdir.
Babası olanSabit, Horasan'ınNese' şehrindedünyayagelmiş; bilahareEnbar, sonrada
Kufe'yeyerleşmiştir. Kufe'debuluştuğuHazreti
Ali, bunaveevladınahayırduabuyurmuştur.
Sabit, zenginbirbezzaz, yanikumaştüccarı
(manifaturacı)dır. EbuHanife'nindedesininadı
ZutabinMah olup, Kabil'dedünyayagelmişbir
Fars asilzadesiydi. Mah (veyaHürmüz), Sasa nî lerdevrindemerzuban, yaniuçbeyi (sınırvalisi) idi. İslamiyetegirdiktensonraNu'manisminialmıştır.
İmam-ıA'zam, Kufe'dedoğupbüyümüşve
oradayetişmiştir. Ailesindençoküstünbirterbiyevedinbilgisialmıştır. ÇocukyaştaKur'an-ı
Kerim'iezberlemiş; okunmasımutat (alışılmış)
olan alet ilimlerini (Arapdiliveedebiyatı, mantıkvs.) tahsiletmiş, kıraatilmini, meşhurkıraat
âlimi Asım'danöğrenmiştir. Onaltıyaşındayken
İmam-ı A'zam hazretlerinin Bağdat'taki camii ve külliyesi.
babasıilegittiğihacda, Saha bî lerinsohbetinde
bulunmuşveilmeiştiyakıartmıştır.
TicaretsebebiyledefalarcagittiğiBasra'da
dahayatta olansaha bî lerlegörüşmüştür. Yaş
itibariyleonbeşkadarsaha bî yekavuşmuştur.
Gençliğininilkyıllarında, Eshab-ıKiram'dan 93
(m. 711) senesindevefat eden EnesbinMalik'i,
87 (m. 705) senesindevefat edenAbdullahbin
EbuEvfa'yı, 85 (m. 703)'tevefat edenVasile
binEska'yı, 88 (m. 706)'devefat eden Sehlbin
Sa'des-Sai dî'yive 100 (m. 718)'deenson
Mekke'devefat edenEbü't-Tu feyl AmirbinVasile'yi, ayrıcaAbdullahbin Üneys, Sa'idbinYezid, Abdullahbin Büsr, MahmudbinRebi'yigörmüş; bazılarındanhadis-işerifrivayetetmiştir.
AyrıcaTabi în'inilerigelenlerindenbirçoğuvebu
arada İmamCaferSadıkiledesohbetetmiştir.
Kendisişöyleanlatır:
“95 yılındahaccagittim. OradaMescid-iHaram'daResulullah'ınEshabındanAbdullahbin
Cezaez-Zebi dî ilekarşılaştım. Bana; Resulullah'tan işittimki; “KimAllah'ındinindefakih
olursa, Allahütealaonabütünişlerindekafidir. Onaummadığıyerdenrızıkverir.” buyurdu. EnesbinMalik'iise, 95 senesindeBasra'da
gördüm. Oda; “Resulullah'tan işittim; “İlimöğ
renmek, herMüslüman'a farzdır.” ve; “Hayra
delalet eden, hayrıyapangibidir.” buyurdu.”
OzamanKufe, Irak'ınbüyükşehirlerinden
vebirçoksaha bî ninyaşamışolduğu önemli
ilimmerkezlerindenidi. Eskimedeniyetlerinyatağı olan Irak'tadeğişikdinlerevesapıkitikatlaramensupçeşitlikavimleryaşıyordu. Ayrıcaitikadıbozuk olanŞiaveMutezileburadaortaya
çıkmış, çöldedeHari cî lertüremişti.
DiğertaraftanEshab-ıKiram'lagörüşüponlardanEhl-iSünnetitikadınıvedinbilgileriniöğrenip, nakledenTabi în'inbüyüklerideoradabulunuyordu. Hükümetgüçlerinielegeçirmekisteyenfırkalararasındadaçetinbirmücadelesürüpgidiyordu.
İmam-ıA'zamböylebirmuhitte, ilk gençlik
yıllarındababasıgibiönceticaretlemeşgulolmayabaşladı. Birtaraftandasıksık âlimlerin
meclisinegidiponlarıdinliyordu. Bu âlimlerkargaşalarıvefitneleriortadankaldırmak içinEhl-i
Sünnetitikadınıyayıyorlarvesapıkfırkalarla
mücadele ediponlarınbozukfikirleriniçürütüyorlardı. Kufeumumiyetlebutipmünazaralara
sahneoluyor, hattabumünazaralarmeclislerdençarşıyapazarataşıyordu. Henüzçok genç
yaşta olan İmam-ıA'zamdaailesindenvegittiği ilimmeclislerindenaldığıdinbilgileriylebazanmünazaralarakatılıyordu. O'nunüstünkabiliyeti, keskinzekası, derinanlayışıveçabuk
kavrayışlılığıyüzündenokunuyordu. Daha ilim
tahsilinebaşlamadığıhaldesapıkfırkalara
mensup olanlarlayaptığımünazaralardakiikna
kabiliyetiveüstünbaşarıları, zamanınbüyük
İmam-ı A'zam Ebu Hanife hazretlerinin türbesi, Bağdat'ın en yoğun ziyaret mahallerinden biridir.
âlimlerinindikkatiniçekmişti. Onunbircevher
olduğunuanlayan âlimler, onu ilimöğrenmeye
teşvikettiler. Odabutavsiyelereuyarak ilimöğrenmeyebaşladı.
Tahsili: İmam-ıA'zam ilimtahsilinebaşlamasınışöyleanlatmıştır: “Birgünzamanın
âlimlerindenŞa'bî'ninyanındangeçiyordum,
beniçağırdıvebana: “Nereyedevamediyorsun?” dedi. Bende; “Çarşıya, pazara.” dedim.
“Maksadımodeğil, âlimlerdenkimindersine
devamediyorsun?” dedi. “Hiçbirinindersinde
devamlıbulunamıyorum.” dedim, “İlimileuğraşmayıve âlimlerilegörüşmeyisakınihmaletme! Benseninze kî, akıllıvekabiliyetlibir genç
olduğunugörüyorum.” dedi. Onunbusözübendeiyibirtesirbıraktı. Çarşıyı, pazarıbırakıp,
ilimyolunututtum. Allahütealanınyardımıile
Şa'bî'ninsözününbanaçokfaydasıoldu.”
İmam-ıŞa'bî'nintavsiyesindensonrailme
sarılıp, dershalkalarınadevametmeyebaşlamıştır. İmam-ıA'zamöncekelamilmini (imanve
itikat) vemünazarabilgileriniŞa'bî'denöğrenmiştir. Kısazamandabu ilimlerdeparmakla
gösterilecekbirdereceye ulaşmıştır.
İmam-ıA'zam; kelam, münazaravediğer
ilimleriöğrenipitika dî meselelerdeinsanları
doğruyoldan ayırmakta olansapıkfırkalarla
mücadeleetmiştir. Hatta, bumaksatla Hint, İran
ve ArapyarımadasınınticaretyollarınınbirleştiğiBasra'yadadefalarcagidip, Deh rî denileninkarcılarla, Şia, Kaderiyevediğerfırkalarla uzun
münazaralaryaparakEhl-iSünnetitikadınıyaymıştır.
İmam-ıA'zamEbuHanife, kelamilmiyleuğraştıktansonra, Kufemescidindekendisinetalakla, boşamaylaalakalısualsoranbirhanıma
cevapveremeyipkendisiniTabi înhukukçularınınöndegelenlerindenHammadbinEbuSüleyman'agöndermekmecburiyetindekalınca,
fıkıhmeseleleriniöğrenmeninlüzumunakanaat
etmişveyirmiikiyaşlarındaykenHammad'atalebeolmuştur. HammadbinEbuSüleymanda
fıkıhilminiİbra hîmNeha î'den, odaAlkamebin
Kays'tan, Alkamebin KaysdaAbdullahbin
Mes'ud'dan, odaPeygamberimizdenöğrenmiştir. İmam-ıA'zamEbuHanife, 18 seneHammad'dan dersokudu. Onun derslerinitakip
ederkenhuzurundagayet edeplioturur, söylediğiherşeyiezberlerdi. Hocasıtalebelerinimüzakereyoluylayoklamayapınca, onun dersleri
ezberlediğinigörürdü. Bubaşarısıylaemsalsiz
birdereceye ulaştıvedaha dersaldığısıradafıkıhtatanınıpmeşhuroldu. Hammad, zaman
zamanyerineonuvekilbırakırdı. Hattabuhususta; “Ben ilimvefıkıhocağındayetiştim. İlim
erbabıylaberaberbulundum. Fıkıhtaendeğerli
birhocayadevamettim.” buyurmuştur.
İmam-ıA'zam'ıntalebesiZüferbinHü zeyl
şöyledemiştir: “HocamEbuHanifederki; önce
kelamilminiöğrendim. Bu ilimdeparmaklagösterilirbirdereceye ulaştım. DahasonraHammadbinEbuSüleyman'ın dershalkasınakatılarakfıkıhilminebaşladım...”
FıkıhilminenasılbaşladığınıtalebesiEbu
Yusufvediğertalebelerininbirsorusuüzerine
şöyleanlatmıştır: “BuAllahütealanıntevfik (yardımı) veinayeti (lutfu) sayesindeolmuştur. O'na
daimahamdolsun. Ben ilimöğrenmeyebaşladığımzamanbütün ilimlerigözönünealdım.
Herbirinikısımkısımokudum. Neticesinive
faydalarınıdüşündüm. Sonrafıkıhilminebaktım. Onda âlimlervefakihlerilebiraradabulunmak, onlargibiahlaklıolmakvar. Aynızamanda farzlarıişlemek, dinin icaplarınıyerinegetirmek, ibadetetmekdefıkıhıbilmekledir. Dünya
veahiret onunlakaim olup, ibadetetmekisteyenonsuzyapamaz. Fıkıh, ilimle ameldir.”
HocasıHammad'ındersinedevamettiğisıradasıksıkHicaz'agidipMekkeveMedine'de
çoğuTabi în'den olan âlimlerilegörüşür, onlardanhadisrivayetidinlervefıkıhmüzakereleri
yapardı.
İmam-ıA'zamEbuHanife'ninmeşayihi, yani
dersöğrendiğihocalarınınsayısı dörtbindir.
İmam-ıA'zam hazretlerivasıyetiüzerineBağdat'ta, HayzuranKabristanı'nındoğusundadefnedildi. Burası, hiç
gaspalametibulunmayanbirkabristanidi. Ha lî febuhali
görünce; “EyEbuHanife, öldüktensonrabilenasihatibırakmadın.” demiştir.
İmam-ıŞafi î'ninmeşayihininsayısıyalnızca
seksendir. İmam-ıBuha rî'ninmeşayihionbinkişidiramamuhaddisler içinbusayınormaldir.
Çünkühadisilmindeherhadisra vî simeşayihdensayılır. Kufe'de dersaldığıdiğermeşhur
hocalarındanbazılarışuzatlardır.
1- AmirbinŞerahileş-Şa'bî; zamanının
meşhurhadisvetefsir âlimiidi.
2- SüleymanbinMihranel-A'meş; baştakıraatilmiolmaküzere, tefsir, hadis, fıkıh ilimlerindemeşhur âlimidi.
3- Ebuİshakes-Sebi î, hadisilmindezamanınınenmeşhur âlimiidi. Hadisilmindehafız,
yaniyüzbindençokhadis-işerifisenetleriilebilenbir âlimidi.
4- Hakimbin Uteybe, hadisilmindehafızderecesinde âlim olup, Kufemuhaddisilakabıyla
meşhurdur. Ayrıcafıkıhilmindedemeşhurdur.
5- SelemebinKü heylel-Hadra mî, Kufe'nin
meşhurhadis âlimlerindenidi.
6- MansurbinMu'temiret-Tey mî, Kufe'de
hadisilmindehafızderecesinde âlimidi.
İmam-ıA'zamKufe'denbaşkadiğerbazışehirlerdedebulunmuştur. Bazenbirsenesüren
buseyahatlerindeMekke, Medine, Basragibi
meşhur ilimmerkezlerindebulunanzamanın
meşhur âlimlerindende ilimöğrenmiştir. Bilhassahac içinMekke'yegittiğindeoradakimeşhur
âlimlerden ilimöğrenmiştir. Ellibeşdefahac
yapmıştır. Kufedışındakidiğerşehirlerde ilim
öğrendiğihocalarındanbazılarıdaşuzatlardır:
1- AtabinEbuRebah, Tabi în'inbüyüklerinden olup, meşhurfıkıh âlimidir. Eshab-ıKiram'danyüzkadarzatıgörmüştü. Mekke'de
bulunuyordu. İmam-ıA'zam'ınenbaştagelen
İmam-ı A'zam Ebu Hanife hazretlerinin türbesinin
giriş kapısı.
hocalarındandır. İmam-ıA'zambuhocası için;
“AtabinEbuRebah, karşılaşıpgörüştüğüm
kimselerinenfaziletlilerindendir.” demiştir. (Bkz.
AtabinEbuRebah)
2- AmrbinDinarel-Cüme hî, hadisvefıkıhilmindezamanınınmeşhur âlimiidi.
3- İkrimeMevlaİbn-iAbbas, Abdullahbin
Abbas'ın azatlıkölesidir. Ondan ilimöğrenmiştir. Tefsir, hadisvefıkıhilmindemeşhur âlimidi.
4- EbuZü beyrMuhammed, İmam-ıA'zam'ın
hadis-işeriföğrendiğibirzat olup, Eshab-ıKiram'dançoğuilegörüşmüşonlardanhadis-işerifdinleyip, rivayetetmiştir. Hadisilmindehafız
derecesindedir.
5- Nafi' Mevlaİbn-i Ömer; Hazreti Ömer'in
oğluAbdullah'dan ilimöğrenmiş olup, Mısır'da
meşhurbir âlimdir.
6- İbn-iŞihabez-Züh rî; Eshab-ıKiram'ın
gençlerindenveTabi în'inbüyüklerindenhadis-i
şerifdinleyip, rivayetetmiştir. O, Hicazve
Şam'dameşhurhadis âlimiidi. Hadisilminde
hafızdır. Hadis-işerifleriilktedvin edendebu
zattır.
7- KasımbinMuhammedbinEbu Bekr;
HazretiEbu Bekr'intorunudur. HazretiAişe'nin
yanındabüyümüştür. Fıkıhvehadisilminde
Medine'ninenmeşhur âlimlerindendir. Ebü'zZenad onun için; “Fıkıhvehadisilmindeondan
daha âlimbirinigörmedim.” demiştir. (Bkz. KasımbinMuhammed)
8- HişambinUrveveYahyabinSa'idel-Ensa rî Medine'ninmeşhur âlimlerindendirler.
(Bkz. HişambinUrve)
9- Eyyubes-Sahtiya nî, Basra'dabulunanen
meşhurhadis âlimlerindendir. (Bkz. EyyubSahtiya nî)
10- KatadebinDiame, Tabi în'inmeşhurlarından olup, hadisilmindehafızidi. Basra'da
yaşamıştır. (Bkz. Katade)
11- BekrbinAbdullahMüze nî, Basra'nın
meşhur âlimlerindendir.
İmam-ıA'zambirgünHalifeMansur'unyanınagitti. OradabulunanİsabinMusa, Mansur'a;
“Bugündünyanınenbüyük âlimibuzattır.” dedi. HalifeMansur; “EyNu'man, builmikimden
aldın?” diyesorunca, oda; “Hazreti Ömer'den
ilim alanlarvasıtasıylaHazreti Ömer'den, HazretiAli'den ilim alanlarvasıtasıylaHazreti
Ali'den, AbdullahbinMes'ud'dan ilim alanlarvasıtasıyladaAbdullahbinMes'ud'danaldım.”
dedi. BununüzerineHalifeMansur; “Senişini
gayetsağlamtutmuşsun, ilmi asılkaynağından
almışsın.” demiştir.
İmam-ıA'zamayrıcaEhl-i Beyt'ten, Zeydbin
Ali'denveMuhammed Bâ kır'dan ilimalmıştır.
Muhammed Bâ kıronabakıp; “Ceddiminşeriatinibozanlarçoğaldığızamansenonucanlandıracaksın, senkorkanlarınkurtarıcısı, şaşıranlarınsığınağıolacaksın. Şaşıranlarıdoğruyola
çevireceksinvebuyoldaAllahütealayardımcın
olacak!” buyurmuştur.
TasavvufilminideSilsile-i Aliyyedenilenevliyanınbüyüklerinden olan İmamCa'fer-iSadık'danöğrendi. Onunlasohbet edipfeyizalaraktasavvuftayüksekmakamakavuştu. İlimde
pekçokkimseyenasipolmayanyüksekbirdereceye ulaştı. Şöhretiheryereyayılıp, zamanındabulunanvesonragelenbütünmüçtehitler, âlimler, üstünkimselerhattaHıristiyanlarbileonuhepövmüşlerdir.
İmam-ıA'zamEbuHanife, içtihatderecesine
çıktığıhalde, hocasıvefatetmedentalebeye
ders okutmadı. İmam-ıA'zam'ınhocasıHam
madbinEbuSüleymanvefat edince, hocasının
talebeleri, arkadaşlarıvehalkınilerigelenleri,
onunyerinidolduracak âlimin, ancak İmam-ı
A'zam'ınolduğunugörerek, ısrarlahocasının
yerinegeçmesiniistediler; “İlminölmesiniistemem.” buyurup, ilimkürsüsüne oturdu. Hocası
HammadbinEbuSüleyman'ınyerinemüftüolduvetalebeyetiştirmeyebaşladı.
DersleriveTalebeleri: İmam-ıA'zam, hocasıHammad'ınyerinegeçince, ilmi, vakarı,
üstüntevazuu, takvası, tatlısözlerivegüleryüzüyleherkestarafındansevilenvedi nî meselelerdeinsanlarınbütünmüşkülleriniçözenyeganemüracaatkaynağıoldu. Irak, Horasan, Ha rezm, Türkistan, Toharistan, İran, Hind, Yemen
veArabistan'ınhertarafındanguruplarhalinde
gelentalebeler, fetvaisteyenlervedinleyicilerle
etrafıdoluptaşıyordu.
İmam-ıA'zam'ınmeclisinde halktarafından
sorulansuallerincevaplandırılmasıvetalebeler
içinverilenmuntazam derslerolmaküzereiki
türlümüzakereyapılırdı. Hergünsabahnamazınıcamidekılıpöğleyekadarsorulansualleri
cevaplandırırveonlarafetvaverirdi. Öğleden
öncekayluleyapıp (birmiktaruyuyup), öğle
namazındansonrayatsıyakadartalebelere
dersverirdi. Yatsıdansonraevinegidipbiraz
dinlenir, sonratekrarcamiyegelipsabahakadaribadet ederdi.
Dersleri, takrirdeğil; talebeilemüzakere
şeklinde olur; böyleceonlarımeseleleriincelemeye, çözmeyevehükümvermeye alıştırırdı.
Müşkilbirmeseleyetesadüf edildiğinde, İmamıA'zamEbuHanifezamanın âlimlerinidavet
ederekkendileriylemeşverettebulunurdu.
Maksat ilimtoplamakdeğil, builmikullanarak
meseleleriçözmekidi. Sorulansuallerecevap
vermedenönceortayafık hî birmeseleatılır,
mesele açıkolarakmüzakereedilirdi. Talebelerisöz alıpgörüşlerinisöyler, delillerinigetirirler,
itirazlaryapılır, cevaplarverilir, omeselehakkındaisteyenherkeskonuşur, meseletekemmül ederdi (olgunlaşırdı). Müzakerebittikten
sonra, kendisiyenidenmeseleyiele alıpgerekli
dü zeltmeleriyaparvekonuyuiyice izahvetasvirettiktensonrahükmünüsöylerdi.
Gerekirsebiraymüzakereedilir, nihayet
meselehükmebağlanırdı. Meselehalledilince
İmam-ıA'zamsevincinden; “Elhamdülillahivallahüekber.” derdi. Derstebulunanlarınhepside
böylesöylerdi. BuesnadaKufeMesciditekbir
sedalarıylaçınlardı. Cevaplarıverildiktensonra
dafetvayıbizzatsöylemeksuretiyleveanlaşılır
ifadelerletalebelerineyazdırırdı. Buyazılardahasonrafıkıhkaidelerihalinegelmiştir. Sonra,
İmam-ıEbuYusuf'abunufıkhınhangibahsine
yazacağınısöyler, odayazardı. Hane fî mezhebinde 300 binkadarmeseleçözülmüştür. Bunlardan 83 binibizzat İmam-ıA'zamEbuHanife'yeaittir. Busayının 38 biniibadetlere, gerikalanımuamelatadairdir.
Talebelerineverdiğimuntazam dersleriise
çokmükemmelbir usulileyürütürdü. Birtaraftanfıkhıneskihadiselereaitbilinenhükümleri
takriredilir (anlatılır) vemüzakereyapılır, diğer
taraftanyenihadiselereaithükümlerbulunurdu. Geçmişveyaşanmakta olanhadiselerinhükümleritakriredilirken, bunlarabenzeyenveya
aynı cinsten olupdagelecektevuku' bulabilecekhadiselereaithükümlerde araştırılıpbulunurdu. Dolayısıyla İmam-ıA'zam'ın derslerinde
geçmişveyaşanmakta olanhalinmeselelerindenbaşka, geleceğeaitmeselelerçözülmüşve
fıkhınkül lî (genel) kaideleritespit edilmiştir.
İmam-ıA'zam'ınbufaaliyetleri, birhukukakademisiolarakvasıflandırılmıştır. Meseleleribilhassa kırktalebesiarasındamüzakere ederdi.
Hukukakademisininumu mî komitesiolarakvasıflandırılanbu kırkhukukçu, İslamhukukunun
tedvininde İmam-ıA'zam'ayardımcıoldular.
İmam-ıEbuYusuf, MuhammedbinHasan,
ZüferveHasanbinZiyadfıkıhtakiderinlikleriile
tanındılar. Ve kî' kıraatvetefsirde; Hafsisehadistemütehassısidi. Davud-iTa î, AbdullahbinMübarekveFu daylbin İyad zühtleriilemeşhuroldu.
Afiyeadlıtalebesi, İmamA'zamnezdindeöyle
kıymetliydikiobulunmadıkçabirmeseleninkararabağlanmasıtehiredilirdi (geciktirilirdi).
Butalebelerarasındatarih, tıp, edebiyat,
gramer, hesap, cebirvediğer ilimlerdemütehassıs olanlarvardı. Bunlardanontanesi (küçükteknikkomite), tedvininsistematiğini, yani
tedvinolunacakfasıllarıtertipvetanzim ederdi.
Buakademimensupları, bulunamadıklarımüzakerelerdetutulannotlarıarkadaşlarındanistinsah ederdi. Buhukukakademisinde, öncelikletaharet, namaz, oruç, hacvezekatmevzularıtedvin edildi. Sonramuamelat (sözleşmeler),
takibendevasıyetvemirasmevzularıele alındı. Mirasve şarthakkındakiilkhuku kî metinler
İmam-ıA'zamEbuHanifetarafındanhazırlanmıştır. Siyer (devletlerhukuku) hakkındailk
eserikaleme alanda İmam-ıA'zamolmuş; hatta İmam-ıEv zaî bunabirreddiyeyazmış;
İmam-ıEbuYusufbunacevapvermiştir.
İmam-ıA'zam'ın dershalkasındaçözülenfii lî
venazarimeseleler içinde, fıkıhilmininanlaşılmasınayarayan sarf, nahivvehesaba (fen ilimlerine) aitöyleincemeselelerdevardıkionlarınmeydanaçıkarılmasıveçözülmesinde Arap
dilininvecebirilmininmütehassıslarıdahi aciz
kalmışlarveonahayranlıklarınıifadeetmişlerdir. Çözülenfık hî meseleler cinslerinegörekısımlara (kitaplara), kısımlardanevilerine (çeşitlerine) görebabvefasıllara (bölümlere) ayrılmıştır. Baştataharetbahsiyleibadetler, münakehat (ailehukuku), muamelat (borçlarhukuku), hudud (hadcezaları), ukubat (cezahukuku), sulh, cihatvedevletlerhukuku, feraiz, yani
mirashukukuolmaküzeresıralanarakfıkıhdüzenlenmiştir. Böylece İmam-ıA'zam, fıkıhilmini
ilkdefakollaraayırıpher branşınbilgileriniayrı
ayrıtoplamış, usullerbulmuş, FeraizveŞurut
kitaplarınıyazmıştır.
İmam-ıA'zam, ayrıcaEshab-ıKiram'ınPeygamberimizdennaklenbildirdiği İman, itikatbilgilerinidetoplayıpyüzlercetalebesinebildirmiştir. İlm-ikelam, yani imanbilgilerimütehassıslarıyetiştirmiştir. İmam-ıMaturi dî ondangelenkelambilgilerinikitaplarayazdı. Yetiştirdiği
talebelerinsayısı dörtbine ulaşmış olup, bunlardanyediyüzotuzu ilimdeiyiceyükselmiş, içlerinden kırkkadarıiçtihatderecesineçıkmıştır. Bazımüellifler onun derslerindeyetişentalebelerinin isimvekünyelerini, mensupolduklarışehirlerinitespit edip, yazmışlardır.
İmam-ıA'zamhazretleriticaretledeuğraşmıştır. Talebelerininihtiyaçlarınıdakendikazancındankarşılamıştır. Talebelerinesondereceşefkatlidavranır, onların ilimdeiyiyetişmeleri içinbüyüktitizlikgösterirdi. Talebeleriniokadarmükemmelyetiştirmiştikibaşkalarının uzun
zamandabulamadığıhükümlerionlarkısazamandabulurdu. Birdefasında onun dersusulünüvetalebelerinigörmek içinbir ilimheyetiKufe'yegelmişti. AralarındaTabi în'inbüyüklerinin
debulunduğubuheyet, onlarınbuüstünlüğünü, başarısınıgörerekbüyükbirmemnuniyetle
oradanayrılmıştı. İmam-ıA'zamtalebelerine;
“Sizlerbenimkalbiminsevinci, hüznümüntesellisisiniz.” buyururdu.
Irak'taki derslerineömrününsonyıllarınakadardevametti. Otuzyıllıkmüddet içindeverdi
ği derslerindeyetişentalebelerininherbiriozamançokgenişlemiş olanİslamdünyasınınher
tarafınayayıldılar. Müftilik, müderrislik, kadılık
gibiçeşitlivazifelerlebüyükhizmetleryaptılar.
BöyleceEhl-iSünnetitikadınıvefıkıhilminiher
tarafayayıpbuhusustakıymetlikitaplaryazdılar. İnsanlaradoğruyolugösteripsaadetekavuşmalarınavesileoldular. Buhizmetikendilerindensonraki asırlaradaaksettirdiler.
Baştagelentalebeleri; İmam-ıEbuYusufismiylemeşhurYa'kubbinİbrahim, Muhammed
Şeyba nî, ZüferbinHu zeyl, HasenbinZiyad,
Mis'arbinKedam, AbdullahbinMübarek, Veki'
binCerrah, HafsbinGıyas, YahyabinZekeriyya, Davud-iTa î, EsedbinAmr, AfiyebinYezid,
KasımbinMaan, AlibinMüshir, Müneddelbin
Ali, NuhbinEbuMeryem, EbuMu tî', Fu daylbin
İyadveHibbanbinAli'dir. HocasınınadınıverdiğiHammadismindebiroğluhemtalebesive
hemdezamanın âlimlerininenbüyüklerindendi. TorunuİsmaildezamanındaKufekadılığı
yapmıştı.
Yaşadığıdevir: İmam-ıA'zamhazretlerinin
yaşadığıdevir, Eme vî lerveAbba sî lerzamanınaisabetetmektedir. Ömrününelliikiyılını
Eme vî ler, onsekizyılınıdaAbba sî lerdevrinde
geçirdi. Eme vî devletininsonbulup, Abba sî
devletininkuruluşunavebuaradavukubulan
çeşitlihadiselereşahitoldu. Bütünhadiseler
içerisinde İmam-ıA'zam, birtaraftandiniöğrendiveöğretti; diğertaraftandaEhl-iSünnetitikadında olaninsanları, imandan ayırmayaçalışan
vekendilerineDehriyundenilendinsizlerleve
sapıkfırkalarlamücadeleetti. Bunlarınbaşında
Şia, Hari cî ler, Mürcie, Mutezile, Cebriyyegibi
fırkalargelmekteidi. Bufırkalarınherbiriile
yaptığımünazaralardaonlarıkesindelillerle
susturuyordu. Hatta dersverdiğisıradabile, ellerindekılıçlarıylayanınagiripmünazara edenler, aldıklarıiknaedicicevaplarkarşısında, ya
doğruyolagiriyorlarveyaverecekcevapbulamayıncaperişanbirhaldeçekipgidiyorlardı.
Eme vî lerinsonha lî fesiMervanbinMuhammedzamanında Irakva lî si olanYezidbinAmr,
kendisineKufemahkemesihakimliğiniteklifetti
isede zühtvetakvasıdailmivezekasıgibison
dereceçokolduğundanbunukabuletmedi. İnsanlıkhasebiylekullarınhakkınıgözetmedekusuretmekten korktu. Yezid'inemriilekendisine
işkenceyapıldıvetekrartekliftebulunuldu. “Danışayım” deyip izinaldı. 130 (m. 747) senesin
İmam-ı A'zam hazretlerinin türbesi.
İmam-ı A'zam hazretlerinin türbesi.
İmam-ı A'zam hazretlerine ait olduğu bildirilen cübbe.
İstanbul Topkapı Sarayı Müzesi Mukaddes Emanetler
Kısmın'da muhafaza edilmektedir.
deMekke'yegidip, beş-altıseneoradakaldı.
Mekke'dedetalebelere dersvefetvavererekil mî mütalaalaryaptı. Eme vî lerindüşüşünün
akabindeKufe'yedöndü. Vefatınakadarburadayaşadı.
İlimdekiüstünlüğü: İmam-ıA'zam ulum-i
aliyyedenilenyüksekdin ilimlerindeenüstün
derecede âlimidi. KelamilmindeveitikatbilgilerindeEhl-iSünnet'inreisisayılır.
Fıkıhilmindekiçokgenişbilgisinivekıyastakiharikuladekuvvetinive akıllarahayretveren
üstünlüğünübildirenkitaplarsayılamayacakkadarçoktur.
Tefsirilmindemüfessirlerinbaşı, hattaüstadıderecesindeidi. Ayet-ikerimelerdebildirilen
hükümlerivederininceliklerianlamakveanlatmakhususundamüçtehitlerinenbaştagelenidir. Bubakımdantefsirilmindeyüksekderecededir. AynızamandaKur'an-ıKerim'deitikada,
ibadetlere, muamelatavediğerhususlaraait
binlercemeseleyianlamaktaenbaştagelen
müfessirlerdenbirideyine odur.
Hadisilmindeisebüyükbirmuhaddisvederin ilimsahibiidi. Bazıları “EbuHanife'ninhadis
bilgisizayıftır.” demişlerdir. Halbuki İmamZehe bî veİbn-iHacer-iMek kî; “İmam-ıA'zamEbu
Hanifehadis âlimiidi. Dörtbin âlimdenhadisaldı. BunlardanüçyüzüTabi în'inhadis âlimidir.”
buyurmuş; İmam-ıEbuYusufda; “HadisilmindeEbuHanifegibiderinbilgisahibi olankimseyigörmedim. Hadisleri açıklamakta onungibi
bir âlimyoktur.” demiştir.
İmam-ıA'zamEbuHanife'ninrivayetettiği
hadisler, sonradanMüsnedüEbuHanife adıylabirarayagetirilmiştir. İmamŞa'ra nî; “İmam-ı
A'zam'ınmüsnedlerinden (bildirdiklerinden)
üçünüinceledim. HepsiTabi în'inmeşhur âlim
lerindenrivayet edilmiştir.” demektedir. İbniHacerde; “EbuHanife'ninazhadisrivayetetmesi,
ezberlediğihadisadedininazolduğunugöstermez. HazretiEbu BekrveHazreti Ömer, Sahabeninenyüksekleriolduklarıhalde, devletidaresivecihatilemeşguloldukları içinrivayetettiklerihadislerçokazdır.” demiştir.
İmam-ıA'zamEbuHanife'ninyolundangiden
âlimlerdenhadishafızıvemuhaddis olanların
sayısıhiçdeazdeğildir. Bunlardanmeşhur 112
kadarınınisminisonasrınmeşhurmuhaddislerindenOsmanlı âlimiZahidel-Kevse rî, Fıkhu
Ehli'l-IrakveHadisühümadlıeserindesaymış;
Hind âlimlerindenYusufEl-Benu rî ileAbdülfettah
EbuGuddedeyalnızcaHindistan'dayetişen 41
tanesininisminiilaveetmiştir.
MevlanaMuhammedAbdülcelil, buyuruyor
ki: “Mezhepsizler; “İmam-ıA'zamEbuHanife'ninhadisbilgisizayıftı.” diyorlar. Busözler
onlarıncahilolduklarınıveyahasetettiklerini
göstermektedir. İmam-ıA'zamEbuHanifeezberlediğihadis-işerifleriyazardı. Yazdığıhadis
kitaplarınısandıklardasaklardı. Böylecehazırladığıbirkaçsandığıhepyanındataşırdı. Azhadisrivayetetmesi, ezberlediğihadisadedinin
azolduğunugöstermez. Bunuancakdindüşmanı olanmutaassıpkimselersöyleyebilir. Onlarınbutaassupları (saplantıları) ise İmam-ı
A'zam'ınkemalineşahitolmaktadır. Çünkünakısların (cahillerin) kötülemeleri, âlimlerinkemallerinigösterir. Büyükbirmezhebikurmakve
yüzbinlerlesuali, ayet-ikerimelerdenvehadis-i
şeriflerdendelilgetirerekcevaplandırabilmek,
tefsirvehadisbilgilerindederinihtisassahibiolmayanınyapacağıbirişdeğildir. Hemdebir
benzeri, birörneğiolmadannev'işahsınamünhasır, ancak onungibibirzatınkurabileceği, yenibirmezheportayakoymak, İmam-ıA'zam'ın
tefsirvehadis ilimlerindekivukufunu, ihtisasını
açıkçagöstermektedir. İnsangücününüstünde
çalışarak, bumezhebiortayakoyduğu içinhadis-işerifleriayrıcabildirmeye, ravilerinisaymayavakitbulamaması, buyüceimamı; “Hadis
bilgisizayıfidi.” gibi, hasettaşlarıataraklekelemeyesebepolamaz. Zatendirayetolmadanrivayetetmeninmakbulolmadığımalumdur. Mesela, İbn-iAbdülber; “Dirayetsizrivayet, kıymetli
olsaydı, çöpçününbirhadissöylemesi, Lokman'ınaklındanüstün olurdu.” demiştir.”
Büyükhadis âlimiA'meş'ebirisigelip, birşey
sordu. A'meşbununcevabınıdüşünmeyebaşla
dığısırada, İmam-ıA'zamEbuHanifegeldi.
A'meş, busuali İmam'asorupcevabınıistedi.
İmam-ıA'zamonahemengenişbircevapverdi.
A'meşbucevabahayran olup; “Ya İmam! Bunu
hangihadistençıkardın?” dedi. İmam-ıA'zam, bir
hadis-işerifokuyup; “Bundançıkardım. Bunu
senden işitmiştim.” dedi. A'meş, İmam-ıA'zam'ın
hadisilmindekiderinbilgisinigörünce; “Eyfıkıh
âlimleri! Sizlermütehassıstabip, bizhadis âlimleriise, eczacıgibiyiz! Hadislerivebunlarırivayet
edenleribizsöyleriz. Bizimsöylediklerimizinmanalarınıiseancaksizanlarsınız!” dedi.
İmam-ıBuha rî, üçyüzbinhadisezberlemişti.
Bunlardanyalnızonikibinkadarınıkitaplarına
yazdı. Çünkü; “Benim, söylemediğimbirsözü, benimsözümolarakbildiren, Cehennem'deçokacı azapgörecektir.” hadis-işerifinindehşetindençokkorkardı. İmam-ıA'zam
EbuHanife'ninvera' vetakvasıdahaçokolduğundan, hadisnakledebilmek içinçok ağır şartlarkoymuştu. Ancakbu şartlarınbulunduğuhadis-işerifinaklederdi. Ba'zıhadis âlimlerinin
mesleklerigeniş, şartlarıhafifolduğu için, çok
sayıdahadisrivayetetmişlerdir. Hiçbirhadis âlimi, bu şartlarınayrılığısebebiylebaşka âlimleri
kü çültmemiştir. Böyleolmasaydı, İmam-ıMüs
İmam-ı A'zam Ebu Hanife Camii'nin içinden bir görünüş.
lim, İmam-ıBuha rî'yiincitecekbirşeysöylerdi.
İmam-ıA'zamEbuHanife'ninihtiyatıvetakvası
çokolduğu için, azhadisrivayetetmesi, ancak
onu methvesenaetmeyesebeptir. Muhyiddin
Muhammed; “İmam-ıA'zam'ınrivayetettiğihadis-işerifleronyedi adetdeğildir. Onunrivayet
ettiğihadis-işerifleronyedikitapteşkiletmiştir.
BunlardanherbirineMüsnedüEbuHanifeadı
verilmiştir”.demiştir.
Sonragelenbazımüçtehitlerindelilolarak
aldığıbazıhadis-işerifleri, İmam-ıA'zamEbu
Hanifedelilolarakalmamıştır. Bunugörenbazı
eksikgörüşlüler, İmam-ıA'zamEbuHanife'yilekelemek içinfırsatolarakkullanmışlar; “Ebu
Hanifehadislereuymamıştır.” söylentileriniçıkarmışlardır. Halbuki İmam-ıA'zamEbuHanife,
omeseleyedelilolarakdahasahihvedaha
kuvvetlibaşkahadislerbulmuşvebuhadisleri
almıştır. Buhadislerdenbazılarısonrakinesillereintikaledemediği için, İmam-ıA'zamEbuHanife'ninbazıiçtihatlarının nasslardandelilitespit
edilememiştir. Busebeple İmam-ıA'zam, eksik
hadisbilgisiveyakıyasıhadisetercihetmekle
itham olunmuştur.
İmam-ıA'zamEbuHanife'nin, üstünbiraklı
veherkesişaşırtankeskinbirzekasıvardı. Fı
kıhilmindeazzamandaeşi, benzeriolmayan
birdereceyeyükseldi. Adıveşöhretidünyaya
yayıldı. Fazileti, zekası, anlayışı, emaneti, hazır
cevapolması, dindarlığı, vakarıvedoğruluğu
bütüninsanlıkkemallerindeyüksekderecelerdetanındı. Zamanındabulunanvesonragelen
bütünmüçtehitlerve âlimler, kendisinihepövmüştür. İmam-ıŞafi î; “Fıkıhbilgisinde, herkes
EbuHanife'ninçolukçocuğugibidir.” demiştir.
Yanibirkimseninevhalkı onungetirdiğinevale
ilegeçindiğigibi, herkes İmam-ıA'zamEbuHanife'denistifadeetmiştir.
İmam-ıŞafi î, İmam-ıMuhammed'intalebesi
idi. “Allahütealabanailmiikikimsedenihsan
etti. Bunlardanhadisi, Süfyanbin Uyeyne'den;
fıkhı, MuhammedŞeyba nî'denöğrendim. Din
bilgilerindevedünyaişlerindekendisineminnettarolduğumbirkişivardır. Oda İmam-ıMuhammed'dir. Ondanöğrendiklerimle, birhayvan
yükükitapyazdım. Oolmasaydı, ilimdenbirşey
edinemeyecektim. İlimdeherkes, Irak âlimlerininçocukları, Irak âlimlerideKufe âlimlerinintalebesidir. Kufe âlimleriise İmam-ıA'zamEbu
Hanife'nintalebesidir. Fıkıhbilgisiniderinleştirmekisteyen, İmam-ıA'zamEbuHanife'nintalebesiileberaberbulunsun!” derdi.
İmam-ı A'zam Ebu Hanife Camii'nin mihrabı.
Şemsü'l-eimmeKerde rî; “Dünyanınziyneti
(süsü) yüzellisenesindekaldırılır.” hadis-işerifinin, İmam-ıA'zamEbuHanife'yibildirdiğini
açıktır. Çünkü, oyüzellisenesindevefatetmiştir.” diyor. Şa fiî mezhebi âlimlerinden İmam-ı
Süyu tî veNumanAlu sî de; “İman, Zühreyıldızınagitse, Faris oğullarındanbirionu alıp
getirir.” hadisi, İmam-ıA'zamEbuHanife'yi
göstermektedir. ÇünküdedesiFaris oğullarındandır.” diyor.
İmam-ıA'zamEbuHanife, Sahabe-iKiram'danbazılarınayetişipgörüştüğü içinTabi în'densayılır. Böylece; “Ümmetiminenhayırlı
olanları, benimasrımdabulunanlardır. Daha
sonrahayırlı olanlar, bunlardansonragelenlerdir. Bunlardansonrahayırlı olanlardabunlardansonragelenlerdir.” hadisindeövülen
ikinciasrınmensuplarındandır. Dörtmezhep
imamlarıarasındaTabi în'denolmakşerefi, yalnız İmam-ıA'zamEbuHanife'yenasipolmuştur.
İmam-ıA'zamEbuHanife'ningördüğüSaha bî leri uzunbildirenmüstakilkitaplarvardır.
Birşeyikabul edenlerinsözünü, bunureddedenlerinsözlerinetercihetmek, ilm-i usulkaidelerindendir.
İmam-ıA'zamEbuHanife'nindeğerinianlatmak için, her asırdagelen âlimler, çeşitlikitaplaryazmıştır. EnteresandırkibukitaplarınekserisinideŞafi'î âlimlerikalemealmıştır. Şafi'î ulemasındanMısır'da İmamŞa'ra nî'ninEl-Mî zanü'l-Kübra; Süyu tî'ninTeb yî dü's-Sa hî fe,
Şam'daMuhammedbinYusufŞafi î'ninUkudü'l-Cüman fî Menakıbi'n-Nu'manveMekke'deİbnHacerMek kî'ninHayratü'l-Hisankitaplarıçokmeşhurdur. AyrıcaEl-Mî zanü'lKübraveHayratü'l-Hisan Türkçeyedetercümeedilipbasılmıştır.
AbdullahbinMübarekdiyorki: “Fıkıhilminde
EbuHanifegibimütehassısgörmedim.” Büyük
âlimMis'ar, EbuHanife'ninkarşısındadizçökerek, bilmediklerinisoraröğrenirdi. “Bin âlimden
dersaldım. FakatEbuHanife'yigörmeseydim,
felsefeninbataklığınakayacaktım.” demiştir.
Büyük âlimvemüçtehitSüfyan-ıSev rî de; “Bizler, İmam-ıA'zamEbuHanife'ninyanında, doğanınyanındakiserçelergibi idik. EbuHanife,
âlimlerinönderidir.” demiştir. Alibin Asım; “Ebu
Hanife'ninilmi, zamanındaki âlimlerin ilimleri
toplamıileölçülse, EbuHanife'ninilmifazlagelir.” derken; YezidbinHarunda; “Bin âlimden
dersaldım. BunlarınarasındaEbuHanifegibi
verasahibiolanınıveaklı onunkikadarçokolanınıgörmedim.” buyurmuştur. Şam âlimlerindenMuhammedbinYusufŞa fiî deyine; “Ebu
Hanife, müçtehitlerinreisidir.” demektedir.
İçtihadı (Mezhebi): İmam-ıA'zamEbuHanife; Ehl-iSünnet'inhakmezheplerindenHane fî Mezhebi'ninkurucusudur. Mezhep; birmüçtehidindi nî kaynaklardançıkardığıhükümlerin
hepsinedenir. Lügattegidilenyoldemektir. Nitekimherbirmüçtehidinbirmezhebiolmasıta biî dir. Nitekimhadis-işerifte, “Âlimlerinmezheblereayrılmasırahmettir.” buyrulmuştur.
Sahabe-iKiramveTabi în-iizamın, ayrıcasonragelençoksayıdamüçtehidinkendimezheplerivardır. Ancakbunlarkitaplarayazılmadığı
ve tâ bileridekalmadığı içinsonraki asırlaraintikaledememişlerdir. Bunlarıntalebelerininçoğuzatenmutlakmüçtehitolduğu için, kendi
mezheplerinikurmuşlardır. Ehl-iSünnet'inyalnızca dörtmezhebibugünekadardevametmektedirkiHane fî mezhebibunlardanbiridir.
BugünEhl-iSünnet olanlarbu dörtmezhepten
birinetabiolarakibadetleriniyapmaktadır.
İmam-ıA'zamzamanındaİslamdünyasında
içtihatyoluikitaneidi: Biri, Irak âlimlerininyolu
olup, buna “Re'y” (kıyas) yoludenir. Bir işinnasılyapılacağı, Kur'an-ıKerim'devehadis-işeriflerde açıkçabildirilmemişise, bunabenzeyen
başkabir işinnasılyapıldığıaranır, bulunur, oiş
de, onungibiyapılır. Eshab-ıKiram'dansonra
buyolda olanmüçtehitlerinreisi, İmam-ıA'zam
EbuHanifesayılmaktadır. İkinciyoliseHicaz
âlimlerininyolu olup, buna “Rivayet” yoludenir.
BunlarMedine-iMünevvere'ninozamankiahalisinin adetlerinikıyastanüstüntutar. Buyolda
olanmüçtehitlerinbüyüğüde İmam-ıMalik'tirki
Medine-iMünevvere'deoturuyordu. İmam-ıŞa fiî ileAhmedbinHanbelde İmam-ıMalik'indersindebulunmuşlardı.
İmam-ıŞafi î, İmam-ıMalik'inyolunuöğrendiktensonra, Bağdattarafınagelerek, İmam-ı
A'zamEbuHanife'nintalebesinden ders alıp,
buikiyolubirleştirip, ayrıbiriçtihatyolukurmuştur. Kendisiaynızamandagüçlübiredebiyatçı
olduğu için, ayetvehadislerinifadetarzınabakıp, kuvvetlibulduğutarafagöreişgörmüştür.
İkitaraftadakuvvetbulamazsa, ozamankıyas
yoluileiçtihatetmiştir.
AhmedbinHanbelde, İmam-ıMalik'inyolunuöğrendiktensonraBağdadtaraflarınagidip,
İmam-ıA'zamEbuHanife'nintalebesindenkı
İmam-ı A'zam Ebu Hanife Camii'nin minberi.
yasyolunualmışisedepekçokhadis-işerifezberlemişolduğundan, enönce, hadis-işeriflerin
birbirinikuvvetlendirmesinebakarak, içtihatetmiştir. Böyleceahkam-ışer'iyyeninçoğundadiğerüçmezheptenayrılmıştır.
ŞurasıdadikkattenkaçırılmamalıdırkiHane fî hukukçularınaehl-ikıyas (re'y) denilmesi,
sadecebirıstılahtır. Yoksabumezhepte, bazı
meselelerinhükümlerininsadeceşah sî re'ye
dayandırıldığıiddiaedilemez. Hattabumezheptehadis-işerifler için, diğerlerinenispetle
dahagenişbirtatbiksahasıvardır. Bu, usul-i
fıkhkitaplarındandabuanlaşılmaktadır. Nitekimfakihbirkimseninrivayetettiğihadis-işerif,
kıyasaterciholunur. Ehl-ihadisdenilenMali kî
hukukçularınagöre, kıyasamuhalif olanbirhadis-işerifhükme esastutulmaz.
İmam-ıA'zamfıkhı; “Lehve aleyhteolanıbilmek, tanımak” diyetarifetmiştir. Butarifegöre
fıkhıtesbitetmek için, şer'î delillerebaşvururdu.
Hane fî mezhebindekihükümler, Sahabe-iKiram'danAbdullahbinMes'ud'danbaşlayanyol
ilemeydanaçıkarılmıştır. Bumezhebinreisisa
yılan İmam-ıA'zamEbuHanife, fıkıhilmini,
Hammad'dan, Hammadda, İbrahimNeha î'den, oda, Alkame'den, Alkame, Abdullahbin
Mes'ud'dan, odaHazretiPeygamber'denalmıştır. İmamA'zamEbuHanife, delillerdenhükümçıkarmametodunuSahabeveTabi în'den
öğrenmiş; bu usulleregöreiçtihattabulunmuş;
talebeleridebu usulleritedvinetmiştir, yanikitaplarayazmıştır.
İmam-ıA'zamEbuHanife'ninmezhebiher
yereyayılıptabilerimensuplarıçoğalıncaçekemeyenleridetüremiş; kıyasaçokmüracaatetmekleitham edilmiştir. Oda, bunaşöylecevap
vererekmezhebini açıklamıştır: “ÖnceKur'an-ı
Kerim'dearıyorum. Bulamazsam, hadis-işeriflerebakıyorum. Yinebulamazsam, Eshab-ıKiram'ınicmalarınabakıyorum. Buradadabulamazsam, ihtilafettiklerindenbirinitercihediyor,
bunudabulamazsam, kıyasyapıyorum. Ama
Tabi în'inkavillerinetabiolmuyorum. Çünküonlardabizimgibidir.”
İmam-ıA'zamEbuHanife, şer'î meselelerin
halledilmesindeKur'an-ıKerim'densonrasünnetemüracaatetmiştir. Sünnet, Kur'an-ıKerim'i
beyan eder, yani açıklar. Mütevatirvemeşhur
sünnet, yanihernesildeyalanüzerindebirleşmesimümkünolmayanbirtopluluktarafından
İmam-ı A'zam Külliyesi'nin ABD'nin Irak'ı işgalinden sonra hasar görmüş hali.
veyailknesildebirkişirivayetetsedesonradan
çoksayıdagüvenilirkişininbildirdiğihadis-işerifler, ayetitahsisedebilir, yaniayetinhükmüne
istisnagetirebilirveyaayetineshedebilir. Yani
yürürlükzamanınınbittiğinibildirir. Ancakhaber-ivahit (ahadsünnet), yanihernesildetek
kişininbildirdiğihadis-işerifler, Kur'an-ıKerim'in
umu mî birhükmünütahsisveneshedemez
(hükümsüzkılamaz). NitekimHazreti Ömer, baintalakileboşanankadınınnafakayahakkazanamayacağınadairbirkişininrivayetettiğihadisi esasalmamıştır.
İmam-ıA'zamEbuHanife, sünnetmütevatir
vemeşhurolduğuzaman, hükmünübunun
üzerinebina ederdi. Ancakhaber-ivahidihükme esastutmak içinbazı şartlar arardı. Bunlar,
haberinkıyasaaykırıolmaması, ra vî ninfakih
olmasıvera vî ninbuhabereaykırıdavrandığınınbiliniyorolmamasıgibi şartlardır. İmam-ı
A'zamEbuHanife, nikahtaveliyi şartkoşanve
HazretiAişe'ninrivayetettiğihaber-ivahidi, bu
ikisebeptendolayı esasalmamıştır. Çünkübu
haber, hem âkilvebaliğkimseninhernevi akittebulunabileceğinigösterenkıyasaaykırıdır
hemdeHazretiAişe, yeğenininvelisizkıyılan
nikahınaitirazdabulunmamıştır. HazretiAlide
kıyasaaykırıhaberlerifetvada esasalmazdı.
ÖylekiKütüb-iSittedenilenenmuteberhadis
kitaplarındamevcut olup, İmam-ıA'zamEbu
Hanife'nin, hattabazen dörtmezhepimamının
dadelilalmadığıhadislervardır. Bunlarçoğunluklasa hîh, ama ahadhaberlerdir.
İmam-ıA'zamEbuHanife, mürselhadisiyani
senettebirravininismininbildirilmediğihadisleri,
başkabakımlardandaelverişliise, sözgelişiravilermevsuk (güvenilir) ise, hükme esas alırdı.
NitekimHazretiPeygamber'in; “Altınve ipek,
ümmetiminkadınlarınahelal, erkeklerineharamdır.” hadisi, Tabi în'den ZeydbinEbuEnise
rivayet edipkimdenrivayetettiğinibildirmediği
halde, ra vî sigüvenilirolduğu için İmamıA'zam
EbuHanifetarafındandelil alınmıştır. Hazreti
Peygamber'in; “Hayvanlarınkendiliğinden
yaptığızararhederdir.” hadisi, mürselolduğu
halde, HammadveİbrahimNe haî gibiikimevsukra vî denkendisinegeldiği için İmam-ıA'zam
EbuHanifetarafındanmakbultutulmuştur.
Mürselhadis İmam-ıA'zamEbuHanifezamanındaçokyaygındı. ÇünkühadisuydurmacılığıbaşlamadanevvelTabi înmuhaddisleri, rivayetettiklerihadislerinsenedini, yanirivayet
silsilesinisöylemeyegerekgörmezlerdi. İmamıA'zamEbuHanifedeTabi în'denolduğu için,
mürselhadislerimevsukravilerrivayetettiğizamankabuletmiştir. İmam-ıŞa fiî zamanındahadisuydurmacılığıyayılmış, busebeple İmam-ı
Şa fiî mürselhadisleretemkinliyaklaşmıştır.
İmam-ıA'zamEbuHanife, aynıhükmedelalet edenbenzerkıymetteikihadislekarşıkarşıyageldiğizaman, ra vî lerinfakihliğini esas alırdı. Nitekimnamazdarükuyagiderkenvekavmeyedoğrulurkenellerininiçinkaldırmadığını
soran İmam-ıEvza î'ye; “ÇünküResulullah'tan
bunuyaptığınadairsahihbirhabergelmemiştir.” diyecevapvermişti. Evza î; “Nasıl olur? BanaZüh rî, Sâ lim'den; odababasıİbn-i Ömer'den; Resulullah'ınnamazabaşlarken, rüküya
varırkenvedoğrulurkenellerinikaldırdığınıhaberverdi.” deyince, EbuHanife; “BanadahocamHammad, İbrahimNeha î'den; oAlkameve
Esved'den; bunlardaAbdullahbinMes'ud'dan,
İmam-ı A'zam hazretlerinin el yazması Müsned adlı
eserinin baş tarafı (vr. 56b-57a). Eser, Süleymaniye
Kütüphanesi, Fatih Kısmı 4493/2 numarada kayıtlıdır.
Resulullah'ınyalnıznamazabaşlarkenellerini
kaldırdığını; birdahadakaldırmadığınıhaber
verdi. Hammad, Züh rî'den; İbrahimNeha î, Sâ lim'dendahafakihtir. İbn-i Ömer'inAlkame'den
üstünlüğüSaha bî olmakitibariyledir. YoksaAlkame, ilimdeondangerikalmaz. İbn-i Ömerile
İbn-iMes'ud'un, Saha bî olmakitibariylefarkı
yoktur.” diyecevapvermiştir.
İmam-ıA'zamEbuHanifetalebesine; “Biriş
için, sözümeuymayanbirsenetelinizegeçerse, benimsözümübırakıposenedeuyunuz!
Sa hîhhadismezhebimdir.” derdi. Kendisiyle
farklıiçtihattabulunantalebesi, “Onauymayan
sözlerimizideelbetteondan işittiğimizbirdelile, birsenededayanaraksöyledik.” demiştir.
Bununakledenİbn-iAbi dîn; “Şukadarkibu
söz, avam içindeğil; mezheptemüçtehit olan
vehocalarının usulveiçtihatlarınıbütünüyle
bilentalebeleri içinsöylenmiştir.” diye açıklık
getirmiştir.
Sünnettedelilbulamadığızaman, İmam-ı
A'zamEbuHanifeSahabeninkavillerinebakardı. Sahabebirhükümdeittifaketmişse, buicma
olduğu için, bunufetvaya esastutardı. Nitekim
RaşidHalifelerzamanındaböylehareket edilmişti. İmam-ıŞafi î'ninhilafına, İmam-ıA'zam
EbuHanife'yegöre, fakihlerinbirkısmınınicma
edip; birkısmınınisere'ybeyanetmediği, süku tî icmadadelildir. Çünkü eğerhukukçununitirazıolsaidi, bunubeyan ederdi. İlmiketmetmek,
saklamak, kimseyecaizdeğildir. Tabi în'inicmasınagelince, İmam-ıA'zamEbuHanifedeTabi în'denolduğu için, onunbunlarınicmasınauymasıdiyebirşeysözkonusuolamaz. Çünkü
re'yimuhalifiseicmayoktur. Re'yimutabıkise
kendire'yineuymuşdemektir. Talebesiise, Sa
İmam-ı A'zam
Ebu Hanife
hazretlerinin
yazdığı akaide
dair Fıkh-ı
Ekber adlı
eserin ilk
sayfası.
habearasındaihtilafmevzuuolsabile, sonra
gelenlerinicmasınıdelilalmışlardır.
İmam-ıA'zamEbuHanifeSahabeninicma
etmediğimeselelerde, nassavekıyasaenyakınbulduğubirtanesiniseçip alırdı. BazenkendisineulaşanSaha bî kavlininkıyasamuvafık
olupolmadığınabakmazdı. ÇünkübazenSaha bî'ninfetvasıkıyaslabilinemeyecekhususlardan olurdu. BilhassaölçüvemiktarlarlaalakalıSaha bî fetvaları, si maî dir; yani işitmeklebilinir. BuradaSaha bî kavlininkıyasamüsait olup
olmadığınabakılmaz. Nitekim İmam-ıA'zam
EbuHanife, hayzın (kadınlara özelgünün)
müddetininasga rî üçveaza mî ongünolduğunadair EnesbinMalikveOsmanbinAs'ınfetvalarınıdelilalmıştır.
Kitap, sünnet, icmaveSaha bî kavlindensonra İmam-ıA'zamEbuHanifeTabi înkavlinialmazdı. Çünkü; “Onlardabizimgibidir.” sözüyle, kendisinindeTabi în'denolduğunadikkatçekmekteydi. Bununlaberaber, Tabi înkavillerinidetetkik
edervebunlarıtamamiylereddetmezdi.
İmam-ıA'zamEbuHanife, Saha bî kavlinde
bulamadığımeseleler içinkıyasamüracaat
ederdi. Zamanındadakıyasafazlamüracaat
etmekleitham edilmiştir. Bununsebebi, yukarıdadazikredildiğigibi, haber-ivahitleriancak
muayyen şartlarladelilolarakkabuletmesiydi.
Halbuki nassbulunanyerdekıyasagidilmeyeceğimezhebininkaidesiydi. Namazdakahkahanınhemnamazıvehemdeabdestibozacağınadairhadis, kıyasaaykırıolmaklaberaber,
meşhurolduğu için İmam-ıA'zamEbuHanife
kıyasyapmayıpbuhadisi esasalmıştır. Hataile
yiyipiçmekorucubozduğuhalde, unutarakyiyipiçmeninorucubozmayacağıhadisinidekıyasaaykırıolmaklaberabermeşhurolduğu için
delilalmıştır.
İmam-ıA'zamEbuHanife, kıyasınmeseleye
tammanasıylabirhaltarzıgetirmediğidurumlardaKur'an-ıKerim'inruhuna, HazretiPeygamberveEshabı'nıntatbikatınauygunolarak
istihsanagiderdi. Bunuyaparkendeörfe, maslahata (umumunmenfaatına) vezarureteitibar
ederdi. İstihsanınikiçeşidivardır: Bunlardanbirincisikıyaslavarılanneticenintatminkarbulunmamasıhalindeortayaçıkar. Örf, zaruretveya
maslahatsebebiylebukıyasınbırakılıpbaşka
birkıyasamüracaatolunarakdahauygunbir
neticeninelde edilmesişeklindetezahür eder.
Buiseaslındakıyasınbirçeşididir. Mesela, harmanyapılanşeyleriyetiştirmek içintarlabirinden, işçilikdiğerindenolmakvemahsülüsözleşilennisbettepaylaşmaküzereikikişiarasında
kurulanmüzaraaakti, kiraaktinekıyas edildiğinde, kiradaolduğugibi, taraflardanbirininvefatıylasonaermesigerekirdi.
Bundaisetaraflarazararvardır. Nitekim
mahsulyetişmedenkiracıölsezararsözkonusu olur. Busebeplemüzaraaakti, kiraakdine
değil (istihsanyoluyla) şirketebenzetilmiştir. İstihsanın ikincitüründeumu mî prensiptenistisnayıgerektirenbirmeselesözkonusudur. Bu
da nassileolabildiğigibi; örf, zaruretvemaslahatsebebiyledeolabilir. Nitekimsahip olunmayanveyamevcutbulunmayanşeyinsatılamayacağıHazretiPeygamber'inhadisiylesabit
iken, sonradanMedine'deörfhalinegelmiş
olanselem (peşinparaileveresiyemalalma)
satışınayinebizzatHazretiPeygambertarafından (istihsanyoluyla) izinverilmiştir. Devekuşu
yumurtalarıöncelerisadeceyemek içinalınıp
satıldığı içinbunlarınselemyoluylasatışına
İmam-ıA'zamEbuHanifefetvavermişti. Sonradanbunlarınkabuklarınınziynetolarakveya
kandilzincirlerindekullanıldığınıvebusebeple
alınıpsatıldığınıgörünce, bununselemyoluyla
satışınımenetmiştir. Çünkübutakdirdeyumurtalarbirbirinden farklıhalegelir. Nitekimkarpuz
gibitaneleri farklı olanşeylerinselemyoluyla
satılmasıcaizdeğildir.
İmam-ıA'zamEbuHanife, hî le-işer'iyyedenilenşer'î çareleredefıkıhusulünde ehemmiyetlibiryervermiştir. Şer'î çare, huku kî hüküm
lereuymaktabirengelilekarşılaşıldığında, ihtiyatlıdavranmak içinyinehukukungösterdiği
başkabiryoldangitmekdemektir. Busayede
insanlarınhemmeşrudairedehareketetmeleri
hemdehukukungelişenvedeğişen şartlaraintibakıtemin edilmişoluyordu. Bunauymak,
Kur'an-ıKerimveHazretiPeygamberinsünnetiylesabittir.
İmam-ıA'zamEbuHanifeveeshabından
çoksayıdaşer'î çareörneğinakledilmiştir. Meselabirşahsınevinehırsızlargirmiş; evsahibinedekendilerininçaldıklarınıkimseyesöylememesi içinüçtalak (boşama) üzerineyemin
ettirmişlerdi. Mallarıpazardaçıktığıhalde,
adambirşeyyapamıyordu. BununüzerineEbu
Hanife'yemüracaatetti; oda; “Beldeninreisine
vaziyetianlatırsın. Halkıbiryerdetoplar, toplanan halkdatekertekeraynıyerdendışarıçıkarılır. Herçıkankişi için; “Malınıçalanhırsızbu
muydu?” diyesorulduğunda, sendiğerlerine
hayırdediğinhalde, sırahırsızlaragelincesesiniçıkarmazsın. Böylecesözsöylemedenhırsızlarıyakalatmış olursun.” dedi.
İmam-ıA'zamEbuHanife'ninyaşadığı Irak
şehriticaretbakımındançokgelişmişti. Basra,
Kufe, Bağdathareketliticaretşehirleriydi.
İmam-ıA'zamEbuHanife'ninticaretehliolması, içtihatlarınındahaisabetliolmasınavemezhebininmuamelatkısmınınçokinkişafetmesine, ilerlemesinesebebiyetvermiştir.
Zamanınıibadetlegeçirmekistediğinisöyleyip, bunafileibadetleriyazarakkendisinevermesiniisteyenkimseye; alışverişbilgileriniyazıpvermişti. Okimse; “Butüccarlaralazım olur,
ben evimdeibadetlemeşgulolacağım.” deyincede; “Yiyeceğevegiyeceğeihtiyacıolmayan
kimsevarmı? Ahkam-ıİslamiye'nin alışveriş
kısmınıbilmeyen, helallokmayiyemezveibadetleridemakbulolmaz. Zamanınıboşageçirmiş olur.” diyecevapverdiğimeşhurdur.
İmam-ıA'zamEbuHanife, birmeselekendisinearz edildiğizaman, bumeselenin olupolmadığınabakmazdı. Nekadarzorveçetrefilli olursaolsun, fara zî (takdi rî) meseleleredeçözüm
getirirdi. HalbukidiğerTabi înfukahası, böylefara zî meselelerlemeşgulolmaz; kendilerinebir
meselearz edildiğinde, bununvukubulupbulmadığınısorar, vukubulmadığısöylenirse; “Vukubuluncadüşünürüz.” derdi. BusebepleHane fî mezhebi, fara zî meselelerlemeşgulolmayan
İmam-ı A'zam hazretlerinin mezarı üzerine Selçuklu sultanı Melikşah'ın vezirlerinden Ebu Said Harezmî
mükemmel bir türbe ve yanına da medrese yaptırmış; Osmanlı padişahları da bu türbe ve külliyeyi çok defa
tamir ve tezyin ettirmiştir.
diğermezheplerenazaran, çokzengindi. Takdi rî
meselelerlemeşgulolmakhemilerideohadise
zuhuragelirsehükmünekolaycaulaşabilmeyitemin ederhemdehuku kî zekanıninkişafına (ilerlemesine) yardımcı olur.
Tabi în'denKatadehazretleriKufe'yegelmişti. “Banahelalveharamdansuallersorun, size
cevapvereyim.” dedi. İmam-ıA'zamEbuHanife, “Birkimse uzunmüddetzevcesindenayrı
kalsa, zevcesidekocasının ölümhaberiningelmesiüzerinebaşkasıileevlenipçocuğuolsa,
sonrailkkocasıçıkıpgelseveçocuğunnesebiniiddiaetse, ikincikocadabendendirdese,
bunlarınikisideaynıandakadına kazfetmiş
(namuslubirkadınazinaisnatetme) olurlar
mı?” diyesordu. Katade; “Böylebirhadisevaki
olmuşdeğildir. Vukubulmamışbirhadisenin
hallinibananiçinsoruyorsunuz?” dediğinde,
İmam-ıA'zamEbuHanife; “Âlimler, böylebelalargelmedenöncehazırlıklıbulunmalıdır. Böylecevakiolduğunda, hadisedençıkışyolunu
kolaybulurlar.” diyecevapverdi.
İmam-ıA'zamEbuHanife'ninbilhassadevletlervevatandaşlıkhukukuileilgiliiçtihatları,
asırlarsonragayrimüslimlerinhakimbulunduk
Birçok âlimvemüçtehitinyetiştiğiBağdat'taki İmam-ıA'zamKülliyesi. İslam âlimleri, İmam-ıA'zam'ıbirağacın
gövdesine, diğer âlimveevliyayıdabuağacındallarınabenzetmişlerdir.
larımemleketlerdeyaşamakmecburiyetinde
kalacakMüslümanlar içinçokbüyükkolaylıklar
getirmiştir. Ziraİslamhukukunda, Müslümanlarınhakimolduğuyerlerle, olmadığıyerlerarasındakihükümlerbirbirinden farklıdır. Buda
kendisininilerigörüşlülüğünebirdelildir. Çünkü
yaşadığıdevir, İslamimparatorluğununenparlakdevriidivegayrimüslimlerinhakimolduğu
ülkelerdeMüslümanların azınlıkolarakyaşamasıtasavvurbileedilemezdi. NitekimİslamülkeleriniMoğollarınişgalettiklerini; Endülüs, Sicilya, Kırım, Hindistangibipeşpeşeİslamülkelerinindegayrimüslimlerinelinegeçtiğinigören
ulema, İmam-ıA'zamEbuHanife'ninbuhusustakiiçtihatlarınıgeliştirmişvehadiseleretatbik
etmişlerdir.
İmam-ıA'zamEbuHanife, fıkıhilminiilkolarakkollara ayırmış, her branşınbilgileriniayrı
ayrıtoplamış; bablarvefasıllarşeklindekisistematiğegöretertipetmiş; FeraizveŞürutkitaplarınıyazmıştır. Sonradankalemealınanhukuk
kitapları, mesela İmam-ıMalikMuvatta'da, hep
İmam-ıA'zamEbuHanife'ninkurmuşolduğu
sistematiği esasalmışlardır. İbniAbi dîn; “Hane fî mezhebindeolanın, ihtiyaçolduğuzaman
Mali kî mezhebinitaklitetmesievladır (dahaiyidir). Çünkü İmam-ıMalik, İmam-ıA'zam'ıntalebesigibidir. BirmeseledeHane fî mezhebinde
birkavilbulunmadığızamanHane fî âlimleri,
Mali kî mezhebinegörefetvavermişlerdir. Mezhepler içinde, Hane fî'yeenyakınolanı, Mali kî
mezhebidir. Nitekim İmam-ıMalik, Hicaz'dabulunduğubeş-altısenezarfındazamanzaman
İmam-ıA'zam'ın derslerindebulunmuştur.” demiştir. İmam-ıMalik'inmezhebinitedvin eden
talebesininenöndegeleni EsedbinFuratda
İmam-ıMuhammed'indersineiştiraketmesi,
Mali kî mezhebiniHane fî mezhebineyaklaştırmıştır.
MezhebininYayılması: İmam-ıA'zamEbu
Hanife, 4000 kadartalebeyetiştirmiştir. 560'ıfıkıhilmindeşöhretsahibiolmuş; 40 tanesiise
müçtehitlikderecesinekadaryükselmiştir. Bunlardan İmam-ıEbuYusufve İmam-ıMuhammedŞeyba nî, hocalarınıngörüşlerininakletmekteveHane fî mezhebininteşekkülündeçok
ehemmiyetliroloynamıştır. Busebeple, Hane fî
mezhebinin İmam-ıA'zamEbuHanife'densonraikirüknü (direği) kabul edilmişlerdir. Hane fî
mezhebi, buüçhukukçununiçtihatlarından
meydanagelir. Bazımeselelerde İmam-ıZüfer
ve İmam-ıHasanbinZiyad'ınkavillerininde
esas alındığıvakidir.
Hane fî kitaplarındaekseribudördününismi
geçer. Fıkıhkitaplarında, İmam-ıEbuYusufile
İmam-ıMuhammedŞeyba nî'ye “İma meyn” veya “Sahi beyn” denir. İmam-ıA'zamEbuHanife
ile İmam-ıEbuYusuf'a “Şey hayn”, İmam-ı
A'zamEbuHanifeile İmam-ıMuhammed'e “Tara feyn” denir. Hane fî mezhebininhükmüolarak
İma meyn'iniçtihadı, İmam-ıA'zam'ıniçtihadıgibidir.
Hane fî mezhebindekibirmüftü, İmam-ı
A'zam'ınsözüneuygunfetvaverir. Aradığını
onunsözünde açıkçabulamazsa, İmam-ıEbu
Yusuf'unsözünü alır. Onunsözlerindebulamazsa, İmam-ıMuhammedŞeyba nî'nin, ondansonra İmam-ıZüfer, dahasonradaHasan
binZiyad'ınsözünü alır. İmam-ıA'zamilebunlarınsözüaynıdeğilse; ibadetlerde İmam-ı
A'zam'ın; muamelatvekadılıktaİma meyn'in
sözünü alır. İmam-ıA'zam'ınsözübirtarafta,
İma meyn'insözübirtaraftaise, tercihehlimüftümeseleninhususiyetlerine, zamanın şartlarınavefetvasoranınhalinegörebunlardanuygungördüğütarafıtercihedebilir. Sonragelen
İmam-ı A'zam
Ebu Hanife
hazretlerine
isnad edilen
Tesbihatü'lMünciyye.
tercihehli âlimler, bugörüşleridelilleriyleberabertetkik edip, birtanesinitercihetmiş, yani
seçmiştir. Fıkıhkitaplarındabunlara, “fetvaböyledir”, “müftabihkavilbudur”, “racihkavilbudur”,
“sahihdir”, “esahdır”, “mutemed olanbudur”,
“ezhardır”, “eşbehdir”, “evcahdır” “muhtardır”
sözleriyleişaretolunur. Müçtehitolmayanların
bunlarauymasıgerekir.
Hane fî mezhebi, kısazamandasırasıyla
Irak, Suriye, Mısır, Anadolu, Maveraün nehr, Çin
veHindistan'ayayıldı. İmam-ıEbuYusuf'unkadıyülkudatlığısebebiyleAbba sî kadılarıumumiyetlebumezheptentayin edilmiştir. Bumezhep
KuzeyAfrika'nındoğusundaönceleriyayılmış
iken, dördüncü asırdayeriniMali kî mezhebialmıştır. SicilyaMüslümanlarıdaHane fî idi. Yemen'dedeHane fî lervardı. İran'ıntamamında
daŞi î likyayılmadanevvel (MiladiXVI. asrakadar) Hane fî mezhebitatbikolunuyordu. Mısır'da Şiî Fatı mî lerin, vakıflarmevzuundakikavilleri, kendimezhepleriyle uyuşmadığı içinHane fî mezhebinehayathakkıtanımadı. İmam-ı
A'zamEbuHanife, vakfınlüzumuna (bağlayıcılığına) kail (razıolmuş) değildi. Fakatbu, görünüştekisebepidi. Fatı mî lerinHane fî mezhebine asıldüşmanlığı, Abba sî lerinres mî mezhebi
hüviyetindebulunmasıve İmam-ıA'zamEbu
Hanife'ninEhl-iSünnetitikadınınkurucusuolmasındandolayıydı. BusebepleMısır'daHane fî mezhebininyeriniŞafi'î veMali kî mezheplerialdı. Fatı mî lerinyerinegeçenEyyu bî lerde
buikisiniterviçettiler (geçerlikıldılar). Bununla
İmam-ı
A'zam'ın
Müsned'inin
Haleb'de
basılmış olan
nüshasının
kapak
sayfası.
beraberbugünMısır'dabumezhebemensup
olanlarazdeğildir. Çoğu Türk asıllıdır.
İslam âlemindedevletlerinidaresinin TürklerinelinegeçmesiyleHane fî mezhebidahada
yayılmıştır. Çünkü Türklerbumezheptendir.
Türkdevletlerinderes mî mezhepHane fî mezhebiolmuştur. BudevirdeMüslüman olanlarda
Hane fî mezhebinegöre ameletmişlerdir. TürklerinyanısıraÇin, Hind, Türkistan, Afganistan, Tacikistan, Tataristan, KafkasyaveBalkanMüslümanlarınıntamamıHane fî'dir. Mısır, Yemen, SuriyeveHicaz'daHane fî lervardır. Bugün, dünya
yüzündebulunanMüslümanlarınyarıdanfazlasıveEhl-iSünnet'inbeşteüçüHane fî mezhebindedir. Bubakımdan İmam-ıA'zamEbuHanife, asırlarcapekçokdevlettetatbikedilenvemilyarlarcainsanınittibaettiği, (uyduğu) birhukuk
külliyatınınkurucusuolmakla, dünyahukuktarihindebaşkahiçbirhukukçuyanasipolmayan
şe reflibirmevkiiihraz, (eldeetmiştir). Her asırda
yetişenbinlerceHane fî âlimidebumezhebin
şerefiniarttırmıştır.
MenkıbeleriveMethi: İmam-ıA'zam, Allahütealanınrızasındanbaşkabirdüşüncesiolmayanbüyükbir âlimdi. Dinisoranlaraİslamiyetidosdoğruşekliylebildirir, tavizvermez, bu
yoldahiçbirşeydençekinmezdi. O'nunkitaplarına, dershalkasınavefetvalarınaherhangibir
siya sî düşüncevegüç, nefsa nî arzuvemenfaat, şah sî dostlukvedüşmanlıkgibiunsurlaraslagirmemiştir.
İmam-ıA'zamEbuHanifenefsinehakimdi.
Lüzumsuzşeylereitibaretmezdi. Ancakkendisigibibüyükİslam âlimlerindegörülenheybet,
vakarveahlak-ıhamide (yüksekİslamahlakı)
sahibiydi. Herhalükardainsanlarınkurtuluşu
içinçalışırdı. Muarızlara (karşıgörüşte olanlara)
bilesabır, güleryüz, tatlılıkvesükunetledavranır, heyecanvetelaşakapılmazdı. Keskinbir
görüşvefirasetsahibiidi. Buhaliyleinsanların
içlerindegizlediklerişeylerenüfuz edervehadiselerinneticelerinisezerdi.
Ayrıcakuvvetlişahsiyeti, keskinzekası, üstünaklı, enginilmi, heybeti, genişmuhakemesi,
muhabbetivecazibesiilekarşılaştığıherkese
tesir eder, gönüllerinicezbederdi. Karşısınaçıkanve uzuntetkikigerektirenbazımeseleleri,
derinbirmütaleadan (incelemeden) sonra, böyleolmayanlarıisehemencevaplandırırdı. En
inatçıvepeşinhükümlümuarızlarınıbile, kolay
yoldanikna ederdi. Buhusustahayretverici
pekçokmenkıbelerimeşhurdur.
Hasılı İmam-ıA'zamEbuHanife, İslamiyetin
Müslümanlardandoğrubiritikat, halisbir amel
vegüzelbirahlakistediğinibildirmiş; ömrüboyuncadaonlarabukurtuluşyolunuanlatmıştır.
Vefatındansonradayetiştirdiğitalebelerive
yazdıkları asırlarboyuncagelenbütünMüslümanlara ışıktutmuşverehberolmuştur.
İmam-ıA'zam, bütünbuhizmetleriyleİslamiyeti iman, amelveahlak esaslarıolarakbirbütünhalindeinsanlaraduyurmuş; şüphesivebozukdüşüncesi olanlaracevaplarvermiş; Müslümanlarıçeşitlifitnevepropagandalarlazaafa
düşürmek, parçalamakveböyleceİslamdinini
yıkmakemelindekilerihüsranauğratmış; önce
itikattabirlikveberaberliğisağlamış; sonrada
ibadetlerdegünlükişlerdeAllahütealanınrızasınauygunharekettarzının esaslarınıveşeklinitespitetmiştir. Böylece, ikincihic rî asrınmüceddidiünvanınıalmıştır.
Hadis-işerifte; “İmanSüreyyayıldızınaçıksa, Farisoğullarındanbirielbette alıpgetirir.”
buyuruldu. İslam âlimleri, buhadis-işerifin
İmam-ıA'zamhakkındaolduğunubildirmiştir. Yinebaşkabirhadis-işerifte, “İnsanlarınenhayırlısı, benimasrımdabulunanMüslümanlardır (Eshab-ıKiram'dır). Onlardansonraeniyileri, onlardansonragelenlerdir (Tabi în'dir).
Onlardansonradaonlardansonragelenlerdir (Tebe-itabi îndir).” buyuruldu. İmam-ıA'zam
dahembuhadis-işeriflemüjdelenenTabi în'den
hemdeonlarınenüstünlerindenbiridir.
Hadis-işeriflerdebuyurulduki:
“Adem Aleyhisselambenimle öğündüğü
gibibendeümmetimdenbirkimseileöğü
nürüm. İsmiNu'man, künyesiEbuHanife'dir. O, ümmetiminışığıdır. Onusevenbenisevmiş olur. Onusevmeyenbenisevmemiş olur.”
“Ümmetimdenbiri, şeriatimicanlandırır.
Bidatleriöldürür. AdıNu'manbinSabit'tir.”
“Her asırdaümmetimdenyükselenler
olacaktır. EbuHanifezamanınınenyükseğidir.”
HazretiAlide, “SizebuKufeşehrindebulunan, EbuHanife adındabirinihabervereyim.
Onunkalbi ilimvehikmetiledoluolacaktır. Ahir
zamanda, birçokkimse, onunkıymetinibilmeyerekhelakolacaktır. Nitekim, Rafi zî lerdeEbu
Bekrve Ömeryüzündenhelakolacaklardır.”
buyurdu.
İmam-ıA'zam'ınzamanındavesonraki asırlardayaşayanİslam âlimleriheponumethetmişler, büyüklüğünübildirmişlerdir. Abdullahbin
Mübarekanlatır: “İmam-ıA'zamEbuHanife,
İmam-ıMalik'inyanınageldiğinde İmam-ıMalik
ayağakalkıponahürmetgösterdi. Ogittikten
sonradayanındakilere; “Buzatıtanıyormusunuz? Buzat, EbuHanifeNu'manbinSabit'tir.
Eğerşu ağaçaltındırdeseispat eder.” dedi.
SonraSüfyan-ıSev rî yanınageldi. OnuEbu
Hanife'nin oturduğuyerdenbirazdahaaşağıya
oturttu, çıktıktansonra onunfıkıh âlimiolduğunuanlattı.”
YineAbdullahbinMübarek; “HasenbinAmmare'yiEbuHanifeilebirliktegördüm. EbuHanife'yeşöylediyordu: “Allahütealayayemin
ederimkifıkıhtasendeniyikonuşanı, senden
sabırlısınıvesendenhazırcevapolanınıgörmedim. Elbettesenfıkıhtasözsöyleyenlerinen
efendisivereisisin. Seninhakkındakötüsöyleyenlersanahaset edenler, seniçekemeyenlerdir.” demiştir.
HafızMuhammedbinMeymun; “EbuHanife'ninzamanındaondandaha arifvefakihyok
idi. Yeminederimki, onunmübarekağzından
birsözduymayayüzbindinar (altın) verirdim.”
buyurmuştur.
İbn-i Uyeyne; “Onuneşinivebenzerinigözümgörmedi. FıkıhbilgisiKufe'deEbuHanife'nintalebesindedir.” demiştir.
Davud-iTa î'ninyanında İmam-ıA'zamEbu
Hanife'denkonuşulduğunda; “Obiryıldızdır.
Karanlıktakalanlar onunlayolbulur, hidayete
kavuşur.” demiştir.
HafızAbdüla zîzbinRevvadderki: “EbuHanife'yiseven, Ehl-iSünnetve'l-cema 'atmezhebindedir. Onabuğzeden (kötüleyen) bidatsahibidir. EbuHanifebizimleinsanlararasındami'yardır (ölçüdür). Onusevenin, onagönlünü
döndüreninEhl-iSünnet, buğzedeninisebidat
sahibiolduğunuanlarız.”
İbrahimbinMuaviyeDarir; “EbuHanife'yi
sevmeksünnetintamamındandır. EbuHanife
adaletigözetir, insaflakonuşur, ilminyollarınıinsanlarabeyan ederveherkesinmüşküllerini
çözerdi.” demiştir.
EsedbinHa kîm; “Cahilvebidatsahiplerindenbaşkasıonukötülemez.” demiştir.
İshakbinEbuFeda'dannaklolunur: “İmam-ı
Malik'igördüm, İmam-ıA'zam'laeleletutuşup
beraberyürürlerdi. Camiyegelincekendisidurupönce İmam-ıA'zam'ıngirmesinibeklerdi.”
demiştir.
Ha kî katevarmışevliyanınbüyüklerinden
SehlbinAbdullahTüste rî; “EğerMusave Îsa
aleyhimesselamınümmetlerinde, İmam-ıA'zam
EbuHanifegibibirzatbulunsaydı, bunlarYahudiliğeveHıristiyanlığadönmezdi, yani asıllarını
kaybedipdoğruyoldanayrılmazlardı.” buyurmuştur.
İmam-ıA'zamEbuHanife'ningerekitikat,
gereksehukukveibadetedairdinkaynaklarınınsonrakinesilleredoğrubirşekildeintikaletmesindeçokbüyükbirrolüvardır. Nitekimne
YahudilervenedeHıristiyanlar, içlerindeböyle
büyükbir âlimyetişmediğindendolayı, peygamberlerineindirilenkitapların asıllarınımuhafaza
İmam-ıA'zam'ınMedine-iMünevvere'dekıldığıikirekatnamazdaKur'an-ıKerim'ihatmettiktensonra,
Peygamber Efendimizinkabriniziyaret ederkensöylediğikasideninilkikisayfası. Kaside-iNumaniyeadınıtaşıyanbu eser, SüleymaniyeKütüphanesi, Yazma
BağışlarKısmı 255/5 numaradakayıtlıdır.
İmam-ıA'zamhazretlerininoğluHammad'a olanvasiyetnamesininilkikisayfası. SüleymaniyeKütüphanesi, Aşir EfendiKısmı 283/3 numaradakayıt lıdır.
etmeyemuvaffakolabilmiştir. Bunun içinMüslümanlar, başta İmam-ıA'zamEbuHanifeolmak
üzereSelef-isali hîndenilenilküçasrın âlimlerineçokşey borçludur.
Süfyan-ıSev rî İmam-ıA'zam'ınyanından
gelenbirkimseye; “Yeryüzününenbüyük âlimininyanındangeliyorsun.” demiştir. Ahmedbin
Hanbel; “İmam-ıA'zamvera, zühtve isar (cö mertlik) sahibiidi. Ahiretiisteğininçokluğunu
kimseanlayacakderecededeğildi.” buyurmuştur. İmam-ıMalik'e; “İmam-ıA'zam'danbahsederkenonudiğerlerindendahaçokmethediyorsunuz?” dediklerinde; “Evetöyledir. Çünküinsanlarailmiilefaydalıolmada, onunderecesi
diğerleriilemukayeseedilemez. Bunun içinismigeçince, insanlaronaduaetsinlerdiyehep
methederim.” buyurmuştur.
İmam-ıGaza lî; “EbuHanifeçokibadet ederdi. Kuvvetli zühtsahibiidi. Marifetitambir arif
idi. Takvasahibi olup, Allahütealadançokkorkardı. DaimaAllahütealanınrızasındabulunmayıisterdi.” buyurmuştur.
YahyabinMuazRa zî anlatır: “Peygamber
Efendimizirüyadagördümve; “YaResulallah,
senineredearayayım?” dedim. Cevabında;
“Beni, EbuHanife'ninilmindeara.” buyurdu.”
İmam-ıRabba nî hazretleri; “İmam-ıA'zamabdestin edeplerindenbiredebi terkettiği için kırk
seneliknamazınıkazaetmiştir.” buyurmuştur.
İmam-ıA'zamEbuHanifetakvasahibi olup,
sünneteuymaktaiçtihatveistinbatta (şer'î de lîllerdenhükümçıkarmakta) öylebirdereceye
kavuşmuşturkidiğerleribunuanlamaktan acizdirler. İmam-ıA'zam, hadis-işerifleriveEshab-ı
Kiram'ınsözünükendireyinetercih ederdi.
İmam-ıRabba nî yinebuyururki: “Büyüklerin
enbüyüğü olan İmam-ı ecelveenolgunönder
EbuHanife'ninyüksekderecesindentakdiredilemeyenşanındanneyazayım. O, müçtehitlerinenverasahibi olupenmütte kî siidi. İmam-ı
Malik'tende İmam-ıŞafi î'dendeİbn-iHanbel'dendeherbakımdanüstünidi.”
Evliyalığınüstderecelerineyükselmiş âlimlerdenMuhammedParisahazretleribuyurdu
ki: “Keşfensabitoldukiİsa Aleyhisselamgibi
ulü lazmbirpeygambergökten inipİslamdiniile
amel edinceveiçtihatbuyurunca, içtihadı
İmam-ıA'zam'ıniçtihadınauygunolacaktır. Bu
da İmam-ıA'zam'ınbüyüklüğünü, içtihadının
doğruluğunugösterenenbüyükşahittir.”
Sonasrınzahirvebatın ilimlerindekamil,
dörtmezhebinfıkıhbilgilerindedemahir, büyük
âlimSeyyidAbdülhakimArva sî buyurduki:
“İmam-ıA'zam, İmam-ıYusufve İmam-ıMuhammeddeAbdülkadir-iGeyla nî gibibüyükevliyaidiler. Fakat âlimlerkendiaralarındataksim-i
a'mal (işbölümü) eylemişlerdir. Yaniherbirizamanındaneyibildirmek icapettiyseonubildirmişlerdir. İmam-ıA'zamzamanındafıkıhbilgisi
unutuluyordu. Bunun içinhepfıkıhüzerindeduruptasavvufhususundapekkonuşmadı. Yoksa
EbuHanifenübüvvet, peygamberlikvevilayet
yollarınınkendisindetoplandığı, Ca'fer-iSadık
hazretlerininhuzurundaikisenebulunupöyle
feyiz, nurvevaridat-ıİlahiyyeyekavuşmuşturki
bubüyükistifadesini; “Oikiseneolmasaydı
Nu'manhelak olurdu.” sözüileanlatabildiler.
Silsile-izehebinenbüyükhalkasından olan
Ca'fer-iSadık'tantasavvufu alıp, vilayetin (evliyalığın) ensonmakamınakavuşmuştur. Çünkü
İmam-ıA'zamEbuHanife, Peygamber efendimizinvarisidir. Hadis-işerifte; “Âlimlerpeygamberlerinvarisleridir.” buyurulmuştur. Varis, herhusustaverasetsahibiolduğundanzahi rî vebatı nî ilimlerdePeygamber Efendimizin
varisiolmuş olur. Ohaldeheriki ilimdedekemaldedir.”
İslam âlimleri, İmam-ıA'zamıbirağacıngövdesine, diğer âlimveevliyayıdabuağacındallarınabenzetmişler, onunherbakımdanbüyük
veüstünolduğunu, diğerlerininisebirveyabirkaçbakımdanbüyükkemalata (olgunluklara,
üstünlüklere) erdiklerinibe lirtmişlerdir.
İslamdünyasında ilimleriilkdefatedvinve
tasnif eden; ayrıcaKufeşehrindeilkkitapyazan
odur. Dinbilgilerini; kelam, fıkıh, tefsir, hadisvs.
isimlerialtındaayırarakbu ilimlereaitkaideleri
tespitetmiştir. Böylece onunasrındazuhur
edeneskiYunanfelsefesineaitkitaplarıntercüme edilmesiylebirlikte, bukitaplardayazılıbozuksözlerin, fikirlerindinbilgileriarasınakarıştırılmasınıveİslam dî ninebidatlerinsokulması
tehlikesinibertarafetmiştir. İmam-ıA'zam'dan
önceİslamiyetinilkyıllarında ilimlerintasnifiyolundaherhangibirçalışmayaihtiyaçduyulmamıştır. Çünküilk asırlardayaşayansalihvetemizMüslümanların ilimleri, baştadinbilgileriolmaküzeresondereceberrakvemükemmeldir.
İlkyıllarda ilimlerinkağıdageçirilmişbirtasnif
tablosubulunmamaklaberaber, İslam âlimlerinin
sözlerinde, eserlerindeveMüslümanlarıngünlük
hayatlarındakendiliğindenvücutbulmuşveyaşanmakta olanbir ehemmiyetsırasıvardır. Bunlardanenmühim olan iman, ibadetveahlakbilgileriidi. BubilgilereYunanfelsefesi, Hıristiyanlık, Yahu dî lik, Hint inançları, Mecu sî likvebenzeribozukyollarınİslamiyetiiçtenyıkmakisteyen
artniyetlikimselerveyadinbilgisiaz olanlartarafındankarıştırılmaktehlikesibaşgösterince, yüksekdinbilgilerinitasnifederekkitaplarageçirmek
birmecburiyethalinialmıştır.
İmam-ıA'zamhazretleribuçokmühimvazifeyimükemmelbirşekildeyerinegetirerek, o asırdatartışmalarıyapılanvedinbilgisiaz olanMüslümanlararasındayayılmasınaçalışılanŞia,
Mu'tezile, Mücessime, Cebriyye, Kaderiyyeve
benzerigibisapıkfırkalarınbozukluklarınıgöstererek, hemonlaracevaplarvermişvehemde
kendisindensonraki asırlardagelenMüslümanlarınİslamiyetiherbakımdandoğru, berrakhaliyleöğrenmeleriniveböylece inanmalarınıteminetmiştir.
İyidüşünüldüğündebütüninsanlığındünya
veahiretsaadetinidoğrudandoğruyailgilendirdiği açıkçagörülenbuçokmühimhizmet,
İmam-ıA'zam'ınzamanındavedahasonrayetişenmezhep imamları, İslam âlimleri, evliyanın
büyükleritarafındandatazimveşükranlayad
edilmiş, “Ehl-iSünnet'inReisi” ve “İmam-ı
A'zam” (enbüyük imam) adıyla anılmıştır.
İmam-ıA'zamEbuHanife'ninHusu sî Hayatı: İmam-ıA'zamEbuHanife, hergünsabah
namazınıcamidekılıp, öğleyekadarsualsoranlaracevapverirdi. Öğlenamazındanyatsıya
kadardatalebeye ilimöğretirdi. Yatsıdansonra,
evinegelipbirazdinlenir, sonracamiyegider,
sabahnamazınakadardaibadet ederdi. Birge
ce, yatsınamazındansonracamidençıkarken,
birayağıkapınındışında, birayağıdahamescitte iken, birkonuüzerinde, talebesiZüferile
sabahezanınakadarkonuşup, ikinciayağını
dışarıçıkarmadan, sabahnamazınıkılmak için,
yinemescidegirdiğimeşhurdur.
Kimsedenhediyekabuletmezdi. Fakirlergibigiyinir; bazendenimetigöstermek içinçok
kıymetlielbisegiyerdi. Tasavvuflaalakasıvebu
yoldakazandığıhaller, fık hî görüşlerinetesiretmiştir.
Ticaretlemeşgul olurdu. Başkayerleremal
gönderirdi. Onunkanaatkarlığı, cö mertliği;
emaneteriayetivetakvasıticarimuamelelerindededaimakendinigöstermiştir. Tacirlerona
hayret ederlerveticaretteonuHazretiEbu
Bekr'ebenzetirlerdi. Ticaretiortaklarıileberaberyaparveheryılkazancının dörtbindirhemdenfazlasınıfakirleredağıtır; âlimlerin, muhaddislerin, talebelerininbütünihtiyaçlarınıkarşılar
veayrıcaonlaraparadağıtarak, tevazuile;
“Bunlarıihtiyacınız olanyere sarf edinveAllah'ahamdedin. Çünküverdiğimbumalhakikattebenimdeğildir. SizinnasibinizolarakAllahütealanınihsanvekeremindenbenim elimdensizegönderdiğidir.” bu yururduBöylece ilim
ehlini, mad dî bakımdanbaşkalarınaminnettar
bırakmaz, rahatçalışmalarınıtemin ederdi.
Kendievinedebolharcar, evineharcettiğikadardafakirleresadakaverir, zenginleredehediyelerverirdi. HazretiAli'ninrivayetettiğişu
hadis-işerifisöylerdi: “Müminlere, başkasına
muhtaçolmaması için dörtbindirhemkafidir.”
Yahya bin Muhammed Kirmanî'nin, İmam-ı A'zam
hazretlerinin menkıbelerini anlattığı, Menakıbü'lİmamü'l-A'zam ve Meşahir-i Eshab adlı eserinin 1b ve
2a sayfaları. Eser, Süleymaniye Kütüphanesi,
Hekimoğlu Kısmı 806 numarada kayıtlıdır.
HerCumagünüanasının, babasınınruhu
içinfakirlereayrıcayirmialtındağıtırdı. Meclisinedevam edenlerdenbirininelbisesiniçokeskigörünceonainsanlardağılıncayakadar oturmasınısöyledi. Kalabalıkdağılıncadaokimseye; “Şuseccadeninaltındakilerial, kendinegüzelbirelbiseyaptır!” buyurdu. Oradabinaltın
vardı.
Birdefasındaortağına, sattığımallar içinde
kusurlubirelbiseolduğunusöyleyip, bunusatarkenözrünügöstermesinitenbihetti. Fakat
ortağıbuelbiseyisatarkenelbiseninkusurunu
söylemeyi unuttu. Satın alankimseyidetanımıyordu. İmam-ıA'zambunuöğreninceomallardanalınandoksanbinakçeyisadakaolarakdağıttı. Çünküoelbiseninparasıdabütünelbiselerinparasınakarışmıştı. Müşterifakirveyaahbabından olursaonlardan kâralmaz, malıaldığıfiyataverirdi.
İmam-ıA'zamhazretlerioğluHammad'laberaberteravih için ÖmerbinZer'inmescidinegiderlerdi. Bugittiklerimesafe 3 milidi. Birdefasında İmam-ıA'zam'ınannesi, birmeseleyiöğrenmekistediveoğluna; “Gitbumeseleyi Ömer
binZer'esor!” dedi. İmam-ıA'zamhazretlerigidipbumeseleyi ÖmerbinZer'esordu. Ömer;
“Senbumeseleyibendendahaiyibilirsin.” deyince İmam-ıA'zam; “Benanneminemrinemuhalefetetmem.” dedi. ÖmerbinZer; “Bumeselenincevabınedir?” diyesordu, İmam-ıA'zam
meselenincevabınısöyleyince, ÖmerbinZer
de, “Öyleisegit, anneneböylesöylediğimibildir.” dedi. Odabüyükİmamınhatırınıgözetip
kendisicevapvermedi.
İmam-ı A'zam
hazretlerinin
vasiyetnamesinin
Ekmeleddin
Baberti tarafından
yapılmış olan
şerhinin kapak
sayfası.
İmam-ıA'zam'ındükkanındabirortağıvardı.
Adı HafsbinSüleymanel-Bezzazidi. Birgün
İmam-ıA'zamdükkanındayoktu. Ortağı Hafs
oradaoturuyordu. DükkanaMedine'denbirigelip ipeklikumaşalmakistedi. Hafs ipeklikumaşıçıkardı. Müşteri; “Bunukaçasatıyorsun?” diyesordu. “Bindirhem.” dedi. Halbukikıymeti
dörtyüzdirhemidi. Müşteri, parayıveripkumaşıaldı. İmam-ıA'zamgelipdurumuöğrenince,
bindirhemikabuletmedi. Medine'yegiderek
müşteriyibuldu. Parayıveripkumaşıgerialdı.
Sonramüşteriye; “Bunubenden dörtyüzdirhemesatınal!” deyip, malıyenidensattı. İşte
İmam-ıA'zam'ınverasıböylefazlaidi.
Mis'arbinKedam; “İmam-ıA'zambirgünfarkındaolmadanbirçocuğakarşıayağını uzatmıştı. Çocuk; “Ey İmam! Kıyametgünükısastan korkmuyormusun?” dedi. Bunuduyan
İmamhemenbayıldı. Saatlersonra ayıldıve
buyurduki: “Korkuyorum. Çünküo, HazretiEbu
Bekr'denrivayetedilenşuhadiseyeuygunkonuştu: “BirdefasındaHazretiEbu Bekr, evinden
mescidenamazkılmak içinçıkmıştı. Yolda, karıncayabasarakonuöldürdü. HazretiEbu Bekr,
karıncayıkaldırdıveağlamayabaşladı. Allahü
tealadankarıncanındiriltilmesinidiledi. Allahü
tealanınizniilekarıncadirildiveHazretiEbu
Bekr, karıncadanyetmişdefa özürdiledi. Bu
özürdileme, kıyametgünükısasyapılmasıkorkusundanidi.” diyeanlatır.
Birdefasındaihtiyarbirkadıngelip; “Benfakirim, banaşuelbiseyimaliyetifiyatınasat.” dedi. “Dörtdirhemver, onual.” deyince, buelbiseninmaliyetinindahafazlaolduğunutahmin
edenkadın; “Ben, ihtiyarbirkadıncağızım. Yoksabenimleböyle alaymıediyorsun?” dedi.
“Hayır, bunda alayyok.” deyipelbiseyiihtiyar
kadına dörtdirhemeverdi.
Birmalı, satın alırkendesatarkendeinsanlarınhakkınariayet ederdi. Birisionasatmak
ürerebirelbisegetirdi. Fiyatınısordu. Odayüz
akçeistediğinisöyleyince, İmam-ıA'zambunun
değeriyüzakçedendahafazladırdedi. Satan
kişiyüzeryüzerarttırarak dörtyüzeçıktı. Hayır
dahafazla ederdeyip, buiştenanlayanbirtüccarçağırarak, fiyattakdirettirdiveoelbiseyi
beşyüzakçeyesatınaldı.
İmam-ıA'zam, kırkseneyatsınamazınınabdestiilesabahnamazınıkıldı. Ellibeşdefahac
yaptı. Sonhaccında Kâ be-iMuazzama'nıniçinegiripburadaikirekatnamazkıldı. Namazda
bütünKur'an-ıKerim'iokudu. Sonraağlayarak;
“YaRab bî! Sanalayıkibadetyapamadım. Fakatsenin akılileanlaşılmayacağınıiyianladım.
Hizmetimdekikusurumubuanlayışımabağışla!” diyerekduaetti. Oandabirsesişitildikio
ses; “Ey İmam-ıA'zamEbuHanife, senbeniiyi
tanıdınvebanagüzelhizmetettin! Senivekıyametekadarseninmezhebinde olup, yolunda
gidenleriafvemagfiretettim.” dedi.
HergünvehergeceKur'an-ıKerimibirkerehatmederdi. “Allahüteala, sevdiğikulları için
dilersezamanıdürer, mesafelerikaldırır; büyük
işleriazzamandayapmayınasip eder.”
BirgünKufeşehrininköylerinihaydutlarbasıpkoyunlarıçalmışlardı. İmam-ıA'zam, buçalınankoyunlarşehregetirilipsatılırdüşüncesiyle (koyununyediseneyaşadığınıbildiği için),
yedisenekoyunetiyemedi. Şüphelilerdenkaçınmasıbuderecedeidi. Böyleyapmasıkendi
veraderecesibakımından olup avamdan olanlar içindeğildi.
Gecelerinamazkılar, ağlamasınıveinlemesiniyakınlarıişitirdi. Hattaöylekigözyaşlarının
hasırüzerineyağmurgibidüştüğüduyulurdu.
Bir gençkomşusuvardı. Hergeceiçki içer,
evesarhoşgelir, “Benzayiedilecek adammıyım?” diyebağırırçağırırdı. Birgündevletingörevlilerionuyakalayıphapseattı. Ertesigün
İmam-ıA'zam; “Komşumuzunsesikulağımıza
gelmezoldu.” deyincebirtalebesi onunhapse
atıldığınısöyledi. Bununüzerine İmam-ıA'zam
valiyegitti. Valionugörünceayağakalkıphürmetlekarşıladı. “Burayateşrifinizinsebebinedir?” diyesordu. Odahadiseyianlatıncavali;
“Böyle ehemmiyetsizbiriş içinzat-ıalinizburayakadarniçinzahmetettiniz, birhabergönderseydinizkafiidi.” dediveogenciser bestbıraktı. İmam-ıA'zamogence; “Bakbizsenizayietmedik.” diyerekonabirkesedeparaverdi. Bununüzerineo genç, yaptığıkötüişlerdentövbe
edip, İmam-ıA'zam'ın derslerinedevametmeye
başladıvefıkıhilminde âlimolarakyetişti.
İmam-ıA'zam'ınKur'an-ıKerim'evukufuo
kadarderinidikibirdefasındabiriş için evinden
çıkıpatınabinmeküzere iken, birkadıngelip
sorusordu. Birandüşünüpkadına, “Kur'an-ı
Kerim'ibaştansonakadardüşündüm. Senin
sualinincevabıKur'an-ıKerim'de açıkçayok.
İstersenbirazbekle, benhemengeleceğimseninsualinincevabınıveririm.” dedi. Sonragelip
gereklicevabıverdi.
İmam-ı A'zam
Ebu Hanife
hazretlerinin
vefatına yakın
eshabına ettiği
vasiyetin Arapça
metninin ilk
sayfası.
Vasıtşehrindefaziletlibirzatvardı. İsmi
“Nu'man'ınkölesi” idi. İsmininniçinböyleolduğusorulduğundaşöylecevapvermiştir: “Annemöldüğüzamanbenkarnındacanlı oluphenüzdoğmamışım. Annemincenazesiyıkanırken, benimannekarnındacanlıolduğumuanlamışlarvedurumu İmam-ıA'zam'a, yani
Nu'manbinSabit'ebildirmişler, odahemenkadınınkarnınınsoltarafınıyarın, çocukoradadır,
çıkarındemiştir. Doktordediğigibiyapıpbeni
ölenanneminkarnındançıkarmıştır. Benbunun
içinkendimi onun azatlıkölesikabul eder, ona
daimaduaederim.”
İmam-ıA'zamtalebeleriarasındabulunduğu
birsıradavücudunubirakrepsoktuveyere
düştü. Talebeleribuakrebiöldürmekisteyince,
“Onuöldürmeyiniz, kendimi onunlatecrübeetmekistiyorum, bakalımhaklarındahadis-işerifte; “Âlimlerinkanızehirdir.” buyurulan âlimleredahilmiyim?” dedi. Talebeleriakrebebaktıklarındaakrepkıvrandı, büzüldüvehemenöldü.
İmam-ıA'zam'ıhaset edenbiri, onuvetalebelerininehirkenarındabulunanbahçesindebirziyafetedavetetti. İmam-ıA'zambudavetikabul
ediptalebelerine; “Benneyaparsamsizdeonu
yapın!” diyetembihetti. Orayavardıklarındadavet eden adambuyurunyemeğedeyince, İmamı
A'zamelleriniyıkamak içinnehiregitti. Talebeleri
deonutakipettilervehocalarınınbirmüddetoradakalmasınınsebebinimeraketmeyebaşladılar. Sonradöndüklerinde, birkedinintabaklardakiyemeklerdenyiyipzehirlendiğinigörerekyemeğinzehirliolduğunuvehocalarınınkerametini
anladılarveböyleceyemektenönceelyıkama
sünnetineuymanınbereketinekavuştular. Bunu
görendavetsahibi, yaptığınapişmanoldu. Özür
dileyip, onusevenlerarasınakatıldı. İmamı
A'zamhazretlerinin, kerametinibusünnetinarkasınagizlemesiayrıcadikkatedeğerdi.
İmam-ıA'zam, birgecerüyasındaPeygamberimizinkabriniaçmış, mübarekbedeninesıkıcasarılmıştı. Uyanıncabufevkaladerüyasını
Tabi în'inbüyüklerindenİbn-iSirin'egidipanlattı. İbn-iSirin, “Burüyanınsahibisendeğilsin,
bununsahibi İmamA'zamEbuHanifeolsagerek.” dedi. “İmam-ıA'zamEbuHanifebenim!”
deyince, İbn-iSirin, “Sırtınıaçgöreyim!” dedi.
Sırtını açıncaikiomuzuarasındabirbengördü
ve; “SenokimsesinkiPeygamberimizsenin
hakkında; “Benimümmetim içinde, ikiomuzuarasındabirbenbulunanbirigelir. Allahü
tealadinini onunlakuvvetlendirir, ihya
eder.” buyurdu.” dedi.
Allahütealayıinkar edenbirDeh rî'ye; “Sana
birisi, benkasırgalıbirhavada, dalgalarıçokşiddetli olanbirdenizüzerinde, içindekaptanıve
mürettabatıolmayan, fakatkendiliğindendeniz
üzerindedoğruistikametegidenbirgemigördümdese, acababukimseninsöylediğişeye
doğrudiyebilirmisin?” dedi. Deh rî; “Hayır, bunu
akılvemantıkkabuletmez, buaslamümkündeğil! Onubirsevkedenolmasılazımdır.” deyince,
İmam-ıA'zam; “Ohaldebumuazzamkainatınve
ondacereyan edenmükemmelhadiselerinyaratanı olanAllahütealayınasılinkar edersin?” demiş, Deh rî debirşeysöyleyememiştir.
SeyyidMuhammed Bâ kırilegörüştüklerinde, Muhammed Bâ kır, İmam-ıA'zam'a; “Sen,
HEDİYE ETTİM!
ŞceddimResulullah'ındininiaklagöredeğiştiriyormuşsun?” deyince, İmam-ıA'zam; “Allahkorusun, böyleşeynasıl olur? Layıkolduğunuz
makamaoturunuzbenimsizehürmetimvar!”
dedi. Bununüzerine, Muhammed Bâ kıroturunca, İmam-ıA'zamda onunönünedizçöktüve
aralarındaşukonuşmageçti:
İmam-ıA'zam; “Sizeüç suâ limvar, cevaplütfediniz? Kadınmıdahazayıftır, erkekmi?” diye
sordu. Oda; “Kadındahazayıftır.” dedi. “Kadının
mirastahissesikaç?” diyesordu. “Erkekikihisse,
kadınisebirhisse alır.” deyince; “Buceddinizindinideğilmi? Eğerbenbozmuşolsaydım, erkeğin
hissesinibir, kadınınkiniikiyapardım. Fakatben
kıyasyapmıyorum, nassla, yani ayetvehadisile
amelediyorum. İkincisi, namazmıdahafaziletli,
yoksa oruçmu?” diyesordu. “Namazdahafaziletli.” diyecevapverdi. “Eğerbenceddinizindininikıyasladeğiştirseydim, kadınhayızdantemizlendiktensonra, namazınıkazaetmesinisöylerdim. Orucukazaettirmezdim. Fakatbenböylebir
şeyyapmıyorum. Üçüncüsü, bevilmidahapis,
yoksamenimi?” diyesordu. “Bevildahapistir.” diyecevapverdi. “Eğerbenceddinizindininikıyasladeğiştirseydimbevildensonragusül, meniden
sonraab dest alınmasınıbildirirdim. Fakatbenhadiseaykırıreykullanarak (kıyasyaparak) Resulullah'ındininideğiştirmektenAllahütealayasığınırım. BöyleşeydenbeniAllahkorusun” dedi.
Nass, yaniKitap'tanvesünnettendelil olanyerde
kıyasyapmadığını, delilibulunmayanmeseleleri,
delilibulunanmeselelerebenzeterekkıyasyaptığınısöyleyince, Muhammed Bâ kıronukucaklayıpalnındanöptü.
a kîk-iBel hî, İmam-ıA'zamhazretlerinincö mertliğinişöyleanlattı: “Kufe'de
İmam-ıA'zamEbuHanifeismindebirzatınyetiştiğiniduydum. Onugörmek
için Belh'tenKufe'yegeldim. Kendisinigördüm. Anlattığışeylerbenihayret
tenhayretedüşürdü. Birgünarkasındanyürürken, sokakta İmam-ıA'zam
EbuHanifehazretlerinigörenbirkimseninyolunudeğiştirdiğinigördüm. İmamhazretlerininkendisinigörmemesi içinbaşkabirsokağagirdi. Hazreti İmamdabudurumunkendisiilealakalıolduğunuanlayıphemenosokağagirdi. Adamayaklaşıp;
“Benigörünceniçindönüpbusokağagirdin?” diyesordu. Adammahcupbirşekilde; “Efendim, sizdenonbindirhemgümüşkarşılığıveresiyebirkumaşsatınalmıştım. Ödemegünügeçtiğihaldeborcumuödeyemedim. Sizigörüncede utancımdan
busokağagirdim.” dedi. Hazreti İmam; “Kardeşimoonbindirhemisizehediyeettim. Yeterkisizdünyamalı içinbizden utanmayasınız.” buyurdu. Benbuhaligörünce, İmam-ıA'zamEbuHanifehazretlerinindünya içindeğildin içinçalıştığınıanladımvebundansonradaovefatedenekadaryanından (sohbetinden) ayrılmadım.
İmam-ıEbuYusufşöyleanlatır: “Babamöldüğüzamanbenküçük idim. Annemsanatöğrenmem içinbenibirterzininyanınaverdi. Ben
terziyibırakıp İmam-ıA'zam'ın ilimmeclisine
devamettim. Uzunbirzamangeçmişti. Annem
hocamagelip; “Hoca efendisizingeçiminizyerinde, fakatbizmuhtacız, çocuğungeçimimizi
teminetmesi içinücretleçalışmasıgerekiyor.”
dedi. Hocambuyurduki: “Senonukendihaline
bırak! O, buradafaluzeçyanitereyağlıfıstıkve
bademezmesiyemesiniöğreniyor.” dedi. Bununüzerineannemdönüpgitti. Benisedaima
hocamınyanındabulunur, hizmetindenvemeclisindenayrılmazdım. BöyleceAllahütealabana ilimdençokşeylernasipeyledi. Dahasonra
banakadılıkvazifesiverdiler.
BirgünAbba sî halifesiHarunReşidilesofradaoturuyordum. Sofrayafaluzeçgetirdiler. HarunReşidbana; “Bundanye, herzamanbize
böyleyemekvermezler.” dedi. Bentebessüm
ettim. Halifesebebinisordu. Bende İmam-ı
A'zam'lailgili olanohadiseyianlattım. Harun
Reşidbununüzerine; “Gerçekten iliminsanı
yükseltir.” deyip, hocamarahmetileduaettive;
“Hakikaten kalbgözü açık olupdaimahuzur
içindeidi. İnsanlarınbaşgözüilegöremediklerinio kalbgözüilegörürdü.” dedi.
İhsanıokadarçoktukioğluHammadmektepteFatiha'yıöğrenince, bunuöğretenhocaya
bindirhemhediyeetmişti.
Vefatı: İmam-ıA'zamhazretleri, Ehl-ibeyte
muhabbetiiletanınmaklaberaber, siyasetehiç
karışmamıştı. Abba sî ha lî fesiMansur, önceleri
kendisineçokhürmet ederdi. Onaonbindirhem
ilebircariyehediyeetmiş; ancak İmam-ıA'zam
kabuletmemişti.
145 (m. 762) senesinde, HazretiHasan'ın
torunuİbrahimbinAbdullah, Medine-iMünevvere'dehalifeliğini ilan edenkardeşiMuhammed'eyardım içinaskertopluyordu. Kufe'ye
gelmişti. “İmam-ıA'zamEbuHanifebunayardımediyor.” diyeyayıldı. Mansurişitip, İmamı
Kufe'denBağdat'age tirtti. “Mansur, haklıolarak
halifedir.” diyeherkesebildirmesiniisteyipkarşılığındatemyizreisliğiniverdiysede İmam-ı
A'zamEbuHanifehükümetvesiyasetişlerine
aslakarışmayıp ilimyolundakalmakistediğindenbuteklifikabuletmedi. Hapse atıldı. Bir
müddetsonraçıkardıisedetekrarhapseattırdıveişkenceyedevamettirdi. Hergünvurulacaksopaadediniarttırdı.
İmam-ı A'zam hazretlerinin rivayet ettiği, “Hayra delalet
eden, hayrı yapan gibidir.” manasındaki hadis-i şerif'in
yazılı olduğu bir kıta.
Rivayetegörehalkıngaleyanageliphücum
etmesindenkorkulduğu içinzehirlemeksuretiyleşehit edildi. Vefatıhic rî 150 senesinde (m.
767) olup, yetmişyaşındaidi. “Yüzellisenesindedünyanınzineti (süsü) gider.” hadis-i
şerifindezikredilenzatın, İmam-ıA'zamolduğu
anlaşıldı. Nitekim âlimlerdeböylebuyurmuştu.
Çünküotarihte İmam-ıA'zamgibibirbüyükvefatetmemişti.
Buhadiselersebebiyle, kendisininhalifelere
karşıbirtavrıolduğuşayiası (söylentisi) çıkmış
isede Fıkh-ıEkberadlıkitabında açıkçayazdığıüzere, fasıkbileolsa, hükümetekarşıçıkmamakEhl-iSünnet'inve İmam-ıA'zamEbuHanife'ninşiarıolmuştu. Hattabirarafetvavermektenyasaklandığızaman, fetvasoranoğluna,
“Fetvavermemeküzereha lî feyeyeminettim.
Sonradanhalifefetvaveripvermediğimisorarsayalansöyleyemem.” demiştir.
İmam-ıA'zamEbuHanife, vefatettiğiyerde
Kur'an-ıKerim'iyedibinkerehatimetmişti. Vefat ederkensecdeetti. Vefathaberiduyulduğu
heryerdebüyük üzüntüvegözyaşıylakarşılandı. CenazesiniBağdatkadısıHasanbinAmmareyıkadı. Yıkamayıbitirince; “Allahütealasana
rahmeteylesin! Otuzsenedirgündüzleri oruç
tuttun. Kırksenegecesırtınıyatağakoyupuyumadın. Gerekfıkıhvemarifette; gerekse züht
veibadetteasrındayaşayanlarınhepsindenüstünoldun. Güzelhasletlerinhepsinikazandın.”
demişti. CenazesininkaldırılacağısıradaBağdadhalkıorayatoplanıpokadarbüyükkalabalık oluşturmuştuki, cenazenamazınıkılanlarellibinkişidenfazlaidi. Gelenlerçokkalabalıkolduğundancenazenamazı ikindiyekadaraltı
defakılındı. İlkiniHasanbinAmmare, sonuncusunuoğluHammadkıldırdı. Vasıyetiüzerine
Bağdad'ta, Hayzurankabristanınındoğusunda
defnedildi. Burası, hiç gaspalametibulunmayanbirkabristanidi. Ha lî febuhaligörünce; “Ey
EbuHanife, öldüktensonrabilenasihatibırakmadın. (Yanigasbedilmişyerleregömülmeyiistemeyerek, gasp edenlere ikazdabulundun).
Şimdibenikim ayıplamaz!” dedi. MezarıüzerineSelçuklusultanıMelikşah'ınvezirlerinden
EbuSa'dHarez mî (v. 494/1101) mükemmelbir
türbeveyanınadamedreseyaptırmış; Osmanlıpadişahlarıdabutürbeyiçokdefatamirve
tezyinettirmişti.
İnsanlargünlercekabrininbaşındatoplanıp
onaduaettiler. Vefatındandolayıçok üzüldüler.
İmam-ıŞafi î'ninhocasınınhocasıİbn-iCü reyc
vefatettiğiniduyunca, istirca edip (İnnalillah...
ayetiniokuyup), “Yani ilimgittidesenizya!” buyurdu. Büyük âlimlerdenŞu'be'yevefathaberi
ulaşınca, “İlimışığısöndü, bundansonraebediyen onungibisinibulamazlar.” dedi.
Vefatındansonraçokkimseleronurüyasındagörüp, kabriniziyaretederekşanınınyüceliğinidilegetirenşeyleranlatmışlardır. İmam-ı
Şafi î; “EbuHanifeileteberrükediyorum. Onun
kabriniziyaret edipfaydalarakavuşuyorum. Bir
ihtiyacım oluncaikirekatnamazkılıp, İmam-ı
A'zamEbuHanife'ninkabrinegelerek onunyanındaAllahütealayaduaediyorumveduam
hemenkabul olupisteklerimekavuşurum.” buyurmuştur.
Eserleri: İmam-ıA'zam'ın eserleriçok olup
zamanımızakadar ulaşmış olanlarıbaşlıcaon
tanedir. Aslındaakaitvefıkıh ilimlerinderivayet
edilenbütünmeseleler onuneseridir. Bunlardanfıkıhbilgileri, EbuYusuf'unrivayetiileve
bilhassa İmam-ıMuhammedŞeyba nî'nintoplayıpyazdığı “Zahirü'r-Rivaye” denilenkitaplarlanakledilmiştir. İmam-ıA'zam'ın eserlerinden
bazılarışunlardır:
1- Er-RisalealaReddiHavaricveReddi
Kaderiyye: İmam-ıA'zam'ın usul-idinde (kelamda) ilkyazdığı eserdir. 2- El-Fıkhu'l-Ekber:
Akaidedairdir. Bueserinbirçokşerhiyapılmış
olupbaşlıcalarışunlardır: El-Kavlu'l-Fasl,
MuhyiddinbinBehaeddintarafındanyapılan
şerhidir. BukitapHa kî katKitabevitarafındanofsetyoluylabasılmıştır. ŞerhuFıkhi'l-ekber,
ŞerhuFıkhi'l-ekberli-Ebi'l-Münteha, Nazmu
Fıkhi'l-Ekber, El-İrşad, ŞerhuFıkhi'l-Ekber,
gibiçeşitli şerhleridevardır. Fıkhu'l-ekber'in
eneskinüshaları; İmam-ıMaturi dî'ninkendi
şerhine esasolarakaldığınüsha, İmam-ı
Eş'arî'ninEl-İbaneadlıeserine asılolarakaldığıve İmam-ıA'zam'ıntalebesiEbuMu tî'ninondankendielyazmasıylarivayetettiğinüshaolmaküzere, üçtanedir. 3- El-Fıkhü'l-Ebsat:
İmam-ıA'zambueserindeistita'at (insanınfiillerdekikudreti), hayırveşer, kazavekadermeselelerini açıklamaktadır. 4- Er-RisalealaOsmani'l-Bet tî: Bu eserde iman, küfür, ircaveva îd (iyiliğe sevketmek içinkötüakıbetihabervererekkorkutma) meselelerini açıklamaktadır.
Günahişlemeninimanıgidermeyeceğianlatılmaktadır. 5- Kitabü'l-Âlimve'l-Müteallim: Bu
eserdemuhtelifmeselelerhakkındaEhl-iSünnetitikadınıbildirmek içintertiplenmişsoruve
cevaplarıvardır.
6- El-Vasiyye (Nukirru): Bu eserdeEhl-i
Sünnetvel-cema 'at'inhususiyetlerianlatılmakta, akaitve farzlarınhudutlarını açıklamaktadır.
BuVasiyyet'tenbaşkaoğluHammad'avetalebesiEbuYusuf'ayaptığıVasiyyetolmaküzere
onbeşkadarvasiyetnamesivardır. 7- Ka sî detü'n-Nu'maniyye, 8- Ma'rifetü'l-Mezahib, 9El-Asl, 10- El-Müsnedü'l-İmami'l-A'zam Ebî
Hanifedediğer eserlerdir.
İmam-ıA'zamvefatınayakıneshabınaşöylevasiyetetmiştir:
“Kıymetli dostlarım, azizkardeşlerim! Biliniz
ki, Ehl-iSünnetve'l-cemaatmezhebihaktırve
onikihasletüzeredir. (Yanikurtuluşfırkası, hak
mezhep olanEhl-iSünnetve'l-cema'at'teoniki
hususiyetvardır.) Buonikihususiyetikabul
edip, bunlara uyanlarbidatten uzak olur. Bu
hasletlereriayet edipbunlardanayrılmayınızki,
Peygamber Efendimizinşefaatinenailolasınız.
1- İman, kalbiletasdik, dilileikraretmektir.
Kalbilebilmek, yahutsadecedilileikraretmek
değildir. Eğerdilileikrar, yalnızbaşına imanolsaydı, münafıklardamümin olurdu. Sadecebilmekde imanolmaz. Çünküsadecebilmek
imanolsaydı, YahudilerdeHıristiyanlardamümin olurdu. İmandaçoğalmave azalmadüşünülemez. Ancakimanınçoğalması, küfrün azalmasıile, küfrünçoğalmasıdaimanın azalması
ileolmasıgerekir. Birkimseyebirandahem
müminvehemkafirnasıldenilebilir? İmanda
şüphecaizdeğildir. NitekimAllahütealaKur'an-ı
Kerim'de; “İşteonlarhakMüminlerdir; işte
diğerleridetamkafirlerdir.” buyuruyor.
Peygamber Efendimizintevhitsahibi (ehl-i
tevhit, ehl-ikıble) ümmeti, günahsebebiilekafirdeğillerdir. İman, ameldenbaşkadır. Amelde
imandancüzdeğil, ayrıdır. Çünkü amelbazıvakitlerdeemrolunmuş, bazıvakitlerdeisekuldan
istenmemektedir. Hayızvenifas (lohusalıkhali)
halinde olankadınınnamazkılmaması, oruç
tutmaması, fakirinzekatvermemesiböyledir.
Ama imandanmuaftutulananyoktur. Fakire
imanlazımdeğildir; denemez. Hayızvenifas
sahibi, oruçlarınıkaza eder. İmanıkaza ederler
denemez. HayrınveşerrintakdiriAllahütealadandır. Eğerşerrin, kötülüğüntakdiriniAllahü
tealadanbaşkasındanbilirse, müşrik olur.
2- Ameller; farz, fazilet, günaholmaküzere
üçkısımdır. Farz; Allahütealanınemri, meşiyyeti (dilemesi), muhabbeti, rızası, kazası, yaratması, hükmü, ilmive Levh-imahfuzayazması
iledir. FaziletiseAllahütealanınemriyledeğil;
iradesi, sevgisi, rızası, kazası, kaderi, ilmive
Levh-imahfuzayazmasıile olur. Günahlaragelince; Allahütealanınemri, sevgisi, rızası, teşvikiyledeğildir. Lakiniradesi, kazası, kaderive
Levh-imahfuzayazmasıiledir. Kulbununlamuahazeolunur. Çünkübukulunfiiliiledir.
3- Arşüzerindeistiva, yerleşmeve oturma
manasındadeğildir. Allahütealazamandanve
mekandanmünezzehtir (uzaktır). Arşmahluk,
yaratılmış olup, öncedenyokidi.
4- Kur'an-ıKerimAllahütealanınkelamı,
vahyi, tenzili (indirdiği) vesıfatıdır. Bütünsübu tî
sıfatlarıgibikendidegayridedeğildir. Mushaflardayazılıdır, dillerdeokunurvegönüllerde
saklanır. Yalnızbirperdevebirvasıtailedeğil;
mürekkep, kağıt, yazmaişi, harfler, kelimelerve
cümlelerinhepsi, kullarınO'na olanihtiyaçları
sebebiyle, Kur'an'ın aletleridir. Allahütealanın
kelamısonradanolmadeğildir. O, zatıilekaimdir. Manasıdabusayılanşeylerdeanlaşılmaktadır. “Kur'an-ıKerimmahluktur, sonradan
meydanagelmiştir.” diyenkafir olur.
5- BuümmetinPeygamber Efendimizden
sonraenüstünleri; önceHazretiEbu Bekr, sonra
Hazreti Ömer, sonraHazretiOsmanveHazreti
Ali'dir (rıdvanullahiteala aleyhimecmain). Yani
üstünlüklerihilafettekisıralarınagöredir. Allahü
tealaonlarhakkındaVakı'asuresi 10 ve 11.
ayet-ikerimelerindemealen; “İşteonlarsabikundur, onlarmukarreblerdir.” buyuruyor. O
haldeiçlerindeenesbakı, enöndeveöncegeleni, enüstünüdür. OnlarısevenherMüminmuttaki, onlaradüşman olanise, münafıkveşakidir.
6- Kul, bütünfiilleri, yaptıklarıilemahluktur.
Amelleri, ikrarı, bilmesidemahluktur. Fail (işi
yapan) mahluk olunca, yaptıklarıdaelbetmahluk olur.
7- YaratıcıverızıkvericiAllahütealadır.
Rumsuresikırkıncıayetindemealen; “Siziyaratan, rızıkveren, sonrasiziöldürenvediriltenAllahütealadır.” buyuruyor. İlimle kesbhelaldir. Helaldenmal, parakazanmakhelal, haramdankazanmakiseharamdır.
İnsanlarüçkısımdır:
Biri, imandahalismüminler; biriküfründeinkarüzere olankafirler, üçüncüsüdenifakında
sabit olanmünafıklardır. Allahüteala, mümine
amelveibadeti, kafireimanı, münafıkaihlası
farzetmiştir. NitekimBakarasuresiyirmibirinci
ayetindemealen; “Eyinsanlar! Rabbinize
ibadetediniz.” denmiş, başkabir ayettede;
“EyMüminler! Taatveibadetediniz” ve; “Ey
kafirler! İmanediniz, eymünafıklarihlas
üzereolunuz.” buyurulmuştur.
8- Allahütealahiçbirşeyemuhtaçdeğildir.
9- Mestüzerine meshcaizdir. Mukim (ikamet eden) içinmüddetiyirmi dörtsaat, misafir
içinüçgünüçgece, yaniyetmişikisaattir. Hadis-işerifteböylebildirilmiştir. Bunuinkaredeninkafirolmasındankorkulur. Çünkübuhadis-i
şerifmütevatireyakındır. Yolculukta dörtrekatlı
farzlarıikirekatkılmakve oruçtutmamak,
Kur'an-ıKerimilesabittir. NitekimAllahüteala
mealen; “Seferiolduğunuzzaman, namazı
ikirek'atkılmakla, sizdenzorlukkaldırıldı.”
vebirbaşka ayet-ike rî mededemealen; “Sizdenbirinizhasta olursanız, yahutseferde
olursanız, buhaldeki oruçlarınısonratutsun!” buyurur.
10- Allahütealakalemeyazmayıemredince,
kâ lem; “YaRabbineyazayım?” demiş; “Kıyametekadarolacakherşeyi…” emr-iilahisi
gelmiştir. AllahütealaKamersuresielli ikinci
ayetindemealen; “Bununlaberaber, işledikleriherşeydefterlerindedir.” buyurmuştur.
11- Azapvardırveolacaktır. Olmamaihtimaliyoktur. MünkerveNekir'inkabirdesualsormalarıhaktır. Hadis-işeriflerdeböyleolduğunu
bildirmektedir. CennetveCehennemyokolmazlar. AllahütealaCennet için; “Müminlere
hazırlanmıştır.”, Cehennem içinde; “Kafirlere
hazırlanmıştır.” buyuruyor. Allahüteala, CennetveCehennem'imükafatveceza içinyarattı. İkisidedevamlı olup, geçicideğillerdir. Mî zan
haktır. Allahüteala; “Kıyametgününde amel
lerintartılması içinterazikurulur.” buyuruyor.
Herkesin ameldefterinin okunmasıhaktır. Ayeti
ke rî mede; “Bugünseninhesabın içinsana
kitabını, yani ameldefteriniokumankafidir.”
buyurulmuştur.
12- Allahütealainsanları, öldüktensonra, kıyamettediriltecekveherkesibirarayatoplayacak. Ogünün (hesapgünü) uzunluğu, dünya
senesiileellibinyıldır. Busevap, azapvehaklarıngörülmesi içindir. Allahüteala; “Uzunluğu
ellibinsene olangünde…” buyurmuştur. Bir
ayet-ikerimededemealen; “Allahütealakabirlerde olanlarıdiriltir.” buyurmaktadır.
Cennet'tekilerinAllahütealayınasılolduğu
bilinmeyen, birşeyebenzetilmedenvecihetsiz,
yaniherhangibiryöndeolmadangörmeleri
haktır. Bir ayet-ike rî mede; “Bütünyüzler,
Rablerinebakıncaparlar.” buyurulmuştur.
MuhammedMustafa'nınşefaatihaktırve
olacaktır. Cennetlik olanMüminlerevebüyük
günahı olanlaraşefaatedecektir. HazretiAişe,
Hadice-iKübra'dansonrabütünkadınlarınüs
SENDEN FAYDALANSINLAR
TtünüveMüminlerinanneleridir. Cennetehli
Cennet'te, Cehennem'dekilerdeCehennem'de
sonsuzkalır. AllahütealaBakarasuresi 82.,
A'rafsuresi 42., Yunussuresi 26. veHudsuresi 23. ayetlerindeMüminler için; “OnlarCennetliklerdir, oradaebe dî kalacaklardır.” buyurmuştur.
İmam-ıA'zamhazretlerininvasiyetibudur.
Buitikatüzereolana “Ehl-iSünnetvel-cema'at
mezhebindendir.” denir. Buitikatüzere ölürse
kurtulmuşlarzümresinden olur.”
İmam-ıA'zamEbuHanifehazretleribuyurdu
ki:
“Allahütealabize, insanlarınmümin olanlarınısevmemizi, onlarakarşısaygıbeslememizi
veaslakırıcıolmamamızı, kalblerindenesakladıklarınıbilemiyeceğimizi, hareketlerimizibuna
göre ayarlamamızıemretmiştir.”
“Allahüteala, iyiliğimükafatlandırır. O, merhamet edenlerinenmerhametlisidir.”
“Kullarınbirbirlerinekarşıişlediklerisuçlar,
kendileri içinbirzulümdenibarettir.”
alebesiYusufbinHalides-Sem tî birvazifeyetayinedilip, Basra'yagiderken, İmam-ıA'zamEbuHanifeonaşutavsiyelerdebulunmuştur: “Basra'ya
vardığında halksenikarşılayacak, ziyaretvetebrikedecek. Herkesindeğeriniveyerinitanı, ilerigelenlereikramdabulun. İlimsahiplerinehürmetet, yaşlılarasaygı, gençleresevgigöster, halkayaklaş, fasıklardan uzaklaş. İyilerledüşüp kalk, sultanıküçümseme, hiçbirkimseyihafifealma. İnsanlığındakusuretme, sırrınıhiçkimseyeaçma, iyiceyakınlıkpeydaetmedikçekimseninarkadaşlığınagüvenme. Cimrivealçakinsanlarlaahbaplıkkurma, kötüolduğunubildiğinhiçbirşeyeülfetetme!..
Seninlebaşkalarıarasındabirtoplantıakdedilirveyainsanlarmescittesenin
etrafınısararvearanızdabazımeselelergörüşülürse, yahutonlarbumeselelerdeseninbildiğininhilafınıiddia ederlerse, onlarahemenmuhalefetetme. Sana
birşeysorulursaonaherkesinbildiğişekildecevapver! Sonrabumeseledeşu
veyabuşekildegörüşvedelillerindebulunduğunusöyle. Seninbutürlü açıklamalarınıdinleyen halk, hemsenindeğerinihemdebaşkatürlüdüşünenlerindeğerinibilmiş olur. Sana; “Bugörüşkimindir?” diyesorarlarsa; “Fakihlerinbirkısmınındır.” de. Onlarverdiğincevabıbenimserlerveonusürekliolarakyaparlarsa, seninkadrinidahaiyibilirvemevkiinedahaçokhürmet ederler.
Seniziyaretegelenlere ilimdenbirşeyöğretkibundanfaydalansınlarveherkesöğrettiğinşeyibelleyip, tatbiketsin. Onlaraumu mî şeyleriöğretveincemeseleleriaçma. Onlaragüvenver, bazanonlarlaşakalaşveah baplıkkur. Zira
dostluk, ilmedevamısağlar. Bazendeonlarayemekikramet. İhtiyaçlarınıtemineçalış, değerveitibarlarınıiyitanı, kusurlarınıgörme. Halkayumuşakmuameleet, müsamahagöster, hiçbirkimseyekarşıbıkkınlıkgösterme; daimaonlardan
biri imişsingibidavran.”
“İnsan, herşeyeşifaverentekvarlığınAllahü
tealaolduğunainanır; bununlaberaberderdine
devaolması için ilaçkullanır. Çünkü ilaçbirsebeptir. Şifasınıverecek olaniseAllahütealadır.
“Mümin, Allahütealadan korktuğukadarhiçbirşeyden korkmaz. Şiddetlibirhastalığayakalanırveyafecibirkazaveyabelayauğrarsa,
gizliveyaaşikarbirşekilde; “YaRab bî! Banabu
belayınedenverdin?” diyeşikayetçiolmaz. Bilakishastalığa, belayavekazayarağmenAllahütealayızikirveşükreder.
“Mümin, Allahütealanınkendisinidevamlımurakabeettiğinibilir. Kimseninbulunmadığıbiryerdeveyaherkesinyanındaolsun, mutlakaAllahü
tealanınonukon trolettiğineinanır. Krallarvesözdebüyük adamlarisenegizlivenedeaşikarbir
yerdeherhangibirşahsımurakabeedemezler.”
“Dinilmindekonuşankimse, Allahütealanın
kendisine; “Benim dî nimdesennasılfetvaverdin?” sualinisormayacağınızannediyorsa, kendisineve dî ninegevşekliketmiş olur.”
“Birkimsefıkhı, fıkhınkıymetinivefıkıh âlimlerinindeğerinibilmezse, böyle âlimlerle oturmakkendisine ağırgelir.”
“Masiyeti (günahları) zillet (alçaklık), günahı
terketmeyimürüvvetolarakgördümvebildim.”
demiştir.
“Birkimseninilmi, kendisiniAllahütealanın
yasaklarındanmenetmiyorsa, okimsebüyük
tehlikededir.”
“Şaşarımşukimselerekizanlakonuşurlar
ve onunla amel ederler!”
“Dî nin alışverişkısmınıbilmeyen, haramlokmadankurtulamazveibadetlerinsevabınıbulamaz. Zahmetleriboşagider, azabayakalanırve
çokpişman olur.”