Irak'ta yetişen büyük velîlerden. 1033 (m. 1624) senesinde doğdu. 1084 (m. 1673) senesinde Musul'da vefat etti. Kabri, Musul haricinde nehir kenarında olup Zar diye bilinir. Zamanın âlimlerinin derslerinde yetişip kemale geldi.
Bir gün Seyyid Mahmud, Hadise kasabasına gitti. Halk onu evinde misafir etmek için birbiri ile yarışıyordu. O bunlara itibar etmeyerek, kasabanın en fakiri olan zatın evinde misafir oldu. Halk Seyyid Mahmud için pek çok hediye getirdi. Birkaç gün o zatın evinde misafir kaldı. Oradan ayrıldığında gelen hediyelerin hepsini ev sahibi fakir zata bıraktı. Bu sebeple o zat bir anda Hadise kasabasının en zengini oldu.
Seyyid Mahmud, bir gün Musul'da bir bahçeye uğradı. Bahçe sahibini düşünceli görünce sebebini sordu. O da; “Borcum var.” dedi. Seyyid Mahmud ona; “Kalk bahçene git. Üç kere Mülk suresini oku. Sonra Peygamber Efendimize yüz kere salavat oku ve; “Ya Rabbi! Ben miskin, zavallı borçlu kulunum. Sen Erhamarrahiminsin. Bize ihsanınla ve kereminle muamele et! Ey Ekremel erkemin.” de.” buyurdu.
O zat kalkıp hemen Seyyid Mahmud'un buyurduğu gibi yaptı. O zatın bahçesinde bir anda bolluk ve bereket oldu. İnsanlar o bahçenin meyvelerine çok rağbet etti. Bahçenin meyvelerinden satıp birkaç gün içinde borçlarını ödedi. Seyyid Mahmud Sufî'nin bereketiyle işi düzeldi.
Ömrünü, insanlara doğru yolu anlatmakla geçiren Mahmud Sufî, yardımsever bir zattı. İnsanların sıkıntılarını giderirdi. Duası makbuldü. Bir hacet, ihtiyaç, bir iş için dua ettiğinde, Allahü teala o haceti giderirdi. İbadette çok gayretliydi.