Erzurum'un manevî değerlerinden. Meşhur Alvar İmamı Efe'nin kardeşidir. 1287 (m. 1870) senesinde Erzurum ili Pasinler ilçesine bağlı Altınbaşak (Kındığı) köyünde dünyaya geldi. Hüseyin Efendi'nin dördüncü oğludur. İlk derslerini babası Hace Hüseyin Efendi'den aldı. Hace Hüseyin Efe o zamanlar Kındığı imamıydı. Daha o zamanlar oğlunun manen inkişaf ettiğini, yükseldiğini gören babası Hüseyin Efe, onu ve ağabeyisi Hace Muhammed Lütfü Efe'yi manevî birer varis olarak bırakıp dünyadan ahirete göçtü. Vehbi Efe ile ilgili elimizde fazla bilgi yoktur.
Vehbi Efe 1308 (m. 1891) yılında ilim öğrenmek amacı ile Pir-i Küfrevî hazretlerinin yanına gitti ve Pir-i Küfrevî tarafından halife tayin edilerek Nakşibendî icazetini aldı. Sırayla Epsemce ve Sögütlü köylerinde imamlık yaptı. 1363 (m. 1944) yılında Milli Şef döneminde dostları ile hapse atıldı. 1365 (m. 1946) yılında vefat etti. Nâşı Epsemce köyünde bulunmaktadır. Vehbi Efendi'nin kabir taşı kitabesi Efe Hazretleri'ne aittir. O kitabede şöyle buyurmuşlar.
Hamdülillah fazl-ı ekber ehl-i iman olduğum,
Ümmet-i Muhammedim tabi-i Kur'an olduğum.
Hangah-ı Hazret-i Mennan'a mihmanım bugün,
Şüphe yoktur müstehakk-ı rahm-i Rahman olduğum.
Kesret-i zenbim beni mahcup edip Tevvab'dan,
Ümidim rahm-i Rahim hak ile yeksan olduğum.
Ehl-i iman hizmetinde terki can ettimse de,
Kabul ede dergahında kulu kurban olduğum.
Huzur-ı izzet-i Hak ruz-i ceza hâlim nola,
Kerem-i Kerim'e kaldı affa şayan olduğum.
Zairan-ı kabrimi affeyleye Bari Huda,
Fatiha ihdasına muhtac-ı ihvan olduğum.
Ganiyyün Kerimun lehu tarihim,
Bu beşarettir bize nail-i gufran olduğum.
Vehbi'l Hace namı ile abd-i aciz bendeyim,
Rahmede ruhuma Mevla tenden üryan olduğum.
Hace Mahmud Vehbi Efendi yaşadığı bölgenin ilmine, irfanına ve bilhassa sosyal hayatına pek çok hizmet etmiştir. Ömrü boyunca köy yollarındaki taşları topladı, çeşmeler yaptı veya çeşmelerin akarlarını temizledi, sulara geçitler yaptı, köprüler kurdu. O tam anlamıyla bir hizmet ehliydi. Hasankale civarındaki köylerde görülen bir çok hayır eseri Vehbi Efendi'ye aittir. Erzurum'un manevî değerlerinden Mahmud Vehbi Efendi. Mahmud Vehbi Efendi'nin imamlık yaptığı Epsemce Köyü Camii'nin uzaktan görünüşü. İbrahim Hakkı Hazretleri'nin anne tarafından dedesi Sadat-ı Kiram'dan Pasinli Mahmud veya Derviş Mahmud diye de bilinen Şeyhoğlu Dede Mahmud Hazretleri'ni rüyada görüp kabrinin bulunduğu yeri Vehbi Efendi keşfetmiştir. Kındığı (Altunbaşak) köyünden yanına aldığı bazı kimselerle kabrin bulunduğu yerde kazı yaparak Hazret'in çürümemiş cesedini bulur ve oraya türbe yaptırır. Türbesini bizzat yenileyip düzene koyan Vehbi Efendi'dir. Hace Mahmud Vehbi Efendi hakkında ittifakla anlatılan şu hatıra O'nun hoşgörü ve müsamahasına; dost kazanma hasletine ve yalnızca güzel ahlâkına bir misaldir.
Vehbi Efendi çoğu zaman köyleri ziyarete gider köylülerin yol, su vs. ihtiyaçlarını tespit eder sonra da onları teşvik etmek suretiyle gereken çalışmaları yaptırır ve kendisi de bizzat bu çalışmalara katılırdı. Yine Pasinler'in bir köyünü şereflendirmiş, ziyaretine gelen kalabalık bir cemaate sohbet etmektedir. O esnada köy köy dolaşıp tütün satan, sabah akşam içip hemen hemen hiç ayık gezmeyen bir şahıs bu köye gelir. Köyde kimseyi göremeyince rastgeldiği birine köylülerin nerede olduklarını sorar. Onların Vehbi Efendi'nin huzurunda sohbette bulunduklarını öğrenir ve; “Ben de şu Allah adamını bir gidip göreyim.” der ve Vehbi Efendi'nin sohbet buyurdukları haneye gider. Kapıda bulunanlar onu içeri almak istemezler fakat o kendisine ısrarla mani olmak isteyenlere aldırmadan huzura girip Vehbi Efendi'nin yanına oturur. Sarhoş olduğu her hâlinden bellidir.
Mahmud Vehbi Efendi'nin imamlık yaptığı Epsemce Köyü Camii (sağda) ve Mahmud Vehbi Efendi'nin kabrinin yandan görünüşü (solda).
Vehbi Efendi merhaba der gönlünü alacak sözler söyler ona. Tütüncü arada bir yüksek sesle, “Hey Allah'ın adamı ben seni yaradana kurban olayım deyip nara atmakta ve sohbeti kesmektedir. Arada böyle sohbet kesildikçe cemaat huzursuz olur. Sonunda Vehbi Efendi de sohbeti kesmek zorunda kalır. Mecliste bir sessizlik olur. Tütün satıcısı az sonra ayağa kalkar şöyle bir etrafa bakındıktan sonra dışarı çıkar. Huzurda bulunan cemaatin ekserisi tütüncüye hor bakmışlar; onu o meclise layık görmemişlerdir. Kimi söylenerek kimi de el ve baş hareketleriyle tepkilerini, öfkelerini belli ederler. Bunu gören Vehbi Efendi cemaate hitaben: “Bre ademler! Nedir bu haliniz, tavrınız; niçin horladınız bu zavallıyı? O midesine indirdiği bir haramla sarhoş olmuş. Eğer her haram sarhoş etseydi acaba içimizde hangimiz ayık olabilecektik?”
Mey gibi her bir haramın sekri olsaydı eğer
Ol zaman ma'lum olurdu mest kim huşyar kim.
İçeride bu sohbetler devam ederken tütüncü dışarıya çıktıktan sonra ev sahibinden gusül abdesti almak için su ister. Güzelce guslettikten sonra içeri girer ve Vehbi Efendi'nin ellerine ayaklarına sarılır ağlar ağlar ağlar... O tütüncü artık tevbekar olup Vehbi Efendi'nin muhabbet (sevgi) ve meveddet (kardeşlik) halkasına katılmıştır. Vehbi Efendi mahviyyet ve müsamahasıyla, dost kazanma hasleti ve güzel ahlâkıyla, cemiyete bir insan daha kazandırmıştır.
Mahmud Vehbi Efendi'nin kabrinin kabir taşı. Bu taştaki yazılar abisi Muhammed Lütfi Efendi tarafından yazılmıştır.
Erzurum'un manevî değerlerinden Mahmud Vehbi Efendi. Mahmud Vehbi Efendi'nin imamlık yaptığı Epsemce Köyü Camii'nin uzaktan görünüşü.