Hanbelî mezhebi fıkıh ve hadis âlimlerinin büyüklerinden. İsmi Abdurrahman bin İbrahim bin Ahmed bin Abdurrahman bin İsmail bin Mansur el-Makdisî olup künyesi Ebu Muhammed'dir. Lakabı Behaeddin'dir. 555 (m. 1160)'ta, başka bir rivayette 556 (m. 1161) senesinde doğdu. 624 (m. 1227) senesi Zilhicce ayının 7. gününe rastlayan, Perşembe günü Şam'da vefat etti.
Hep salih, mübarek zatların bulunduğu, Kasiyun Dağı eteğinde bulunan kabristana defnolundu. Abdurrahman Makdisî hazretleri, ilim öğrenmek için; Şam, Bağdat, Harran, Nablus ve başka yerlere gitti. Ebu Abdullah bin Ebü's-Sagr, Şühde, Abdülhak el-Yusufî, Ahmed bin Ebü'l-Vefa el-Fakih, Ali İbnü'l-Mena, Şeyh Muvaffakuddin ve başka birçok âlim ile görüşüp, sohbetlerinde bulundu. Kendilerinden ilim öğrendi. Abdurrahman Makdisî'nin Hanbelî mezhebi fıkhına dair yazdığı El-Udde Şerhu'l-Umde kitabının kapak sayfası. Hadis-i şerif rivayet etti. Fıkıh, hadis ve diğer naklî ilimlerde derin âlim oldu. Ayrıca, Arabî lisanının inceliklerine de vâkıf olup, lügat ilminde çok ileriydi.
Yüzlerce talebe kendisinden istifade edip, ilim öğrendiler. Önceleri Nablus'ta Hanabile Camii'nde imamlık yaptı sonradan bir ara Şam'a geçti. Ömrünün sonlarına doğru tamamen hadis ilmiyle uğraştı. Nablus ve Şam'da hadis dersleri verdi. Abdurrahman Makdisî hazretleri; salih, vera ve züht sahibi yüksek bir zattı. Haram ve şüpheli olan şeylerden çok sakınırdı. Kalbinde dünya muhabbeti yoktu. Herkese karşı tatlı dil ve güler yüz gösterir, ihtiyaç sahiplerinin ihtiyaçlarını görürdü. Herkese iyilik ederdi. Kendisi ise kimseden bir şey beklemezdi. İkram sahibi, eli açık, çok cömert bir zattı. Heybetli ve cesur idi.
O zamanda kâfirler ile yapılan muharebelere bizzat asker olarak katılır, çok fedakârlıklar gösterirdi. Cesareti ve yiğitliği herkesçe bilinirdi. Bununla beraber, alçak gönüllüydü. Kuvvetine güvenip, hiçbir mahluka sertlik göstermezdi. Gayet yumuşak, güzel ahlâk sahibi, herkesin sevdiği, kendisine hürmet ettiği bir zattı. Makdisî, hocası Muvaffakuddin hazretlerinin yazmış olduğu Umde ve Mugnî kitaplarını şerh ederek (açıklayarak) iki eser yazmıştır. Bunlardan başka eserleri de vardır.