MALİNÎ

Ahmed bin Muhammed bin Ahmed bin Abdullah bin Hafs bin Halil Hadis âlimlerinden.
A- A+

Hadis âlimlerinden. İsmi, Ahmed bin Muhammed bin Ahmed bin Abdullah bin Hafs bin Halil'dir. Künyesi Ebu Sa'd olup, “Ensarî, Sûfî, Malinî” nisbetleri ve “Tavusü'l-fukara” lakabı ile tanınmaktadır. İran'ın Herat şehrinden olup, doğum tarihi hakkında kaynak eserlerde kesin bir bilgi yoktur. Hadis ilmini öğrenmek için çok seyahatler yaptı. Tasavvuf ilmi ile meşgul olduğu için, kendisine “Sûfî” denilirdi. Bu ilme dair yazdığı El-Erba'un fî Şüyuhi's-sûfiyye ismindeki eseri meşhurdur. Çok hadis-i şerif rivayet etti. 412 (m. 1021) senesi Şevval ayının Pazartesi gününde Mısır'da vefat etti. 407 ve 409 tarihlerinde vefat ettiği de bildirilmektedir.

Hadis ilminde sika (güvenilir), saduk (sağlam) bir ravi ve salih bir zat olan Ebu Sa'd el-Malinî, birçok şehirleri dolaşarak, çok sayıda âlimden hadis-i şerif dinleyerek ve yazarak rivayetlerde bulundu. Dımaşk'ta (Şam'da) Muhammed bin Süleyman er-Rebî, Yusuf bin Kasım el-Meyancî, Ebu Ömer Osman bin Ömer bin Abdülaziz bin Abdurrahman, Ebü'l-Abbas Ahmed bin Muhammed el-Berdel ve başka âlimlerden; Remle'de Ebü'l-Kasım Abdülaziz bin Abdullah el-Haşimî'den dinleyip hadis-i şerif rivayet etti. Basra'da kendisinden; hafız Abdülaziz bin Sa'id, Temmam bin Muhammed, Ebu Bekr el-Baturkanî, Hatib-i Bağdadî, Beyhekî ve daha pek çok âlim hadis-i şerif rivayetinde bulundular.

Hatib-i Bağdadî Tarih'inde diyor ki: “Ebu Sa'd el-Malinî, hadis-i şerif öğrenmek için çok seyahatler yapanlardan birisidir. Bunun için çok hadis-i şerif rivayet etmiştir. Horasan, Maveraünnehr, İran'ın birçok şehri, Cürcan, Rey, İsfehan, Basra, Bağdat, Kufe, Şam'ın her tarafı ve Mısır gibi birçok memleketleri de dolaşarak, bütün hadis âlimleriyle ve onların asrındaki hafızlarla karşılaşıp hadis-i şerif yazdı.

Nişaburlu âlimlerden Muhammed bin Abdullah es-Süleytî, Muhammed bin Hasan bin İsmail es-Sirac, İsmail bin Nüceyd es-Sülemî ile Herat âlimlerden Ebu Hatim Muhammed bin Ya'kub, Ebu Sa'id Muhammed bin Ahmed bin Yusuf, Abdurrahman bin Muhammed bin İdris ve Mansur bin Abbas el-Buşencî, Abdullah bin Adî, Ebu Bekr el-İsmailî, Muhammed bin Abdullah bin Şireveyh el-Fesevî, Ebu Bekr bin Malik el-Kutaylî ve daha pek çok âlimden hadis-i şerif rivayet etti. Başkalarının yanında bulunmayan birçok kitaplardaki hadis-i şerifleri dinleyip yazdı. Birçok kereler Bağdat'a geldi. 409 (m. 1018) senesinde bize son defa geldiğinde, Mansur Camii yanında bulunan Sûfiyye tekkelerinde kendisinden, hadis-i şerif dinledik. O, buradan Mekke-i Mükerreme'ye gitti. Oradan Mısır'a geçti. 412 (m. 1021) senesi Şevval ayının onyedinci Pazartesi gününde vefat edinceye kadar Mısır'da kaldı. O, sika, saduk bir ravi olup, ayrıca salih ve hayır sahibi bir zattı.

Ebü'l-Kasım Hamza bin Yusuf es-Sehmî Tarih-i Cürcan ismindeki eserinde diyor ki: “Ebu Sa'd el-Malinî, defalarca Cürcan'a geldi. Onun Cürcan'a ilk gelişi 364 (m. 975) senesinde oldu. Büyük hadis âlimi Ebu Bekr el-İsmailî'den birçok hadis-i şerif dinledi. Onun kitaplarından ve Ahmed bin Adî'in oğullarından, Malik'in topladığı Kâmil kitabını dinledi. Birçok defa İsfehan'a, Bağdat'a, İran'a, Huristan'a, Horasan'a, Maveraünnehr'e seyahatler yaptı. Horasan'dan dönüşünde, son defa Cürcan'a gelmişti. Kendisinin Cürcan'a yerleşmesini teklif ettim. Böyle bir arzusu olmadığını bildirdi. Cürcan'daki âlimlerden dinleyip yazdığı ve benim yanımda ariyet olarak bulunan bütün kitaplarını alıp götürdü. Benim elimdeki Tarih-i Cürcan ismindeki eseri gördü. Hatta benden, kendi ismini bu kitabımda yazmamı istedi. Aramızdaki dostluğumuzdan ve Cürcan, Nişabur, Irak ve Mısır'daki eski arkadaşlığımızdan dolayı ricasını kabul edip, onun isminden bahsettim. O, 407 (m. 1016) senesinde, İsfehan'a, Irak'a ve Şam'a gitmek üzere Cürcan'dan ayrıldı ve Mısır'da vefat etti.

Ebu Muhammed Abdülkerim bin Hamza, Eba Nasr bin Makula'dan bildirerek diyor ki: “Ebu Sa'd el-Malinî hadis ilmini öğrenmek için çok seyahatler yapıp, birçok hadis-i şerif rivayetlerinde bulundu.

Malinî hazretlerinin Ehadis adlı el yazması eserinin ünvan sayfası (sağda) ve ilk sayfası (solda). Eser, Şam'da Zahiriye Kütüphanesi'ndedir.

Ebu İshak-ı Habbal bana dedi ki: O, büyük bir âlimdi. Her yerde el üstünde tutulurdu. Bu dereceye ulaştığında Mısır'a geldi ve İbn-i Rüşeyk ile görüştü. Bir müddet daha yaşayıp seyahatler yaptı. Tekrar Mısır'a döndü. Orada birçok hadis-i şerif rivayet etti.

Kendisi anlatır: “Ariflerden Abbas bin Ahmedi Ezdî hazretlerinin vefatlarına yakın bir zamanda yanında bulunuyordum. Biraz rahatsızdı. Bu sırada kendisine, “Efendim nasılsınız? Ne hâldesiniz?” dedim. Cevabında; “Tereddüt içindeyim, ne yapacağımı bilemiyorum. Eğer ölmeyi dilesem, atılganlık ve küstahlık yapmış olmaktan korkuyorum. Dünyada kalmayı, biraz daha yaşamayı istesem, Hak tealaya kavuşmak arzusunda kusur etmekten endişe ediyorum. Böylece O'nun didarından kaçmış olurum diye üzülüyorum. Şimdi, kendisinin muradı ne olduğunu gözlüyor, Ferman-ı İlahî'sini bekliyorum.” buyurdu. Bu sözlerini bitirdikten sonra dışarı çıkmıştım. Geri dönünce, bu fani dünyadan göçüp, Hak tealanın rahmetine kavuşmuş olduğunu gördüm.

Eserleri: 1- Kitabü'l-erbain fî şuyuhi's-sufiyye: 199'de Beyrut'ta basılmıştır. 2- Hadis: Bir nüshası Zahiriyye Kütüphanesi'ndedir. 3- El-Muhtelif ve'l-muhtelif, 4- Ehadisü İmam Malik bin Enes, 5- El-Fütüvve, 6- Eshab ve'l-Ensab, vd.

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
Rehber İnsanlar Sayfası