Hanefî mezhebi fıkıh âlimi. İsmi Abdullah bin Muhammed bin Ahmed el-Hüseynî en-Nişaburî olup lakabı Şerif Cemaleddin'dir. Külçe halinde gümüş ile uğraştığı için Nukrekar olarak da bilinir. 706 (m. 1306) senesinde doğdu. 776 (m. 1374) senesinde vefat etti. İlim bakımından zamanının bir tanesiydi. Birçok âlim kendisini methetti. İbn-i Habib, İbn-i Hatib en-Nasıriyye ve başka birçok âlim, Abdullah en-Nişaburî'nin ilmî üstünlüğünü söylediler.
Nukrekar, Halep'teki Esediyye Medresesi'nde ders okuttu. Şam ve Kahire'de bulundu ve buralarda insanlara ilim ve ahlâk öğretti. Bir şiirinde özetle şöyle demektedir: “Yükselmek için ilim öğrenmekle nefsini temizle. Nefis cam gibi, akıl kandil gibi, Allahü tealanın hikmeti de o kandilin yağı gibidir. Eğer sen bu kandili yakarsan, gerçekten dirisin. Yok, ilimsiz isen, bu kandil yanmamış ve yok demek olup karanlıklarda kalmış ölü bir kişi demeksin.”
Eserleri: Birçok eser yazdı. Bazıları şunlardır: 1- Şerhü'l-Menar: Usul ilmi hakkında bir eserdir. 2- Şerhü't-teshil: Nahiv ilmi hakkındadır. 3- Şerhü'ş-Şafiiyye, 4- Şerhu Lübbi'l-elbab: Nahiv ilmi hakkında yazmış olduğu diğer bir eseridir. 5- Şerhü't-telhis: Belagat ilmine dair bir eserdir. 6- Şehrü't-tenkih li Sadri'ş-şeria: Usul-i fıkha dair bir eserdir.
Büyük âlim Nukrekar'ın yazdığı Şerhu'ş-Şafiiyye kitabının Bratisleva Üniversitesi Kütüphanesi No: 331'de kayıtlı yazma nüshasının ilk sayfası (sağda) ve Şerhu Lübbi'l-elbab adlı eserinin Leipzig Üniversitesi Kütüphanesi Ms. Or. 369 numarada kayıtlı yazma nüshasının ilk sayfası (solda).