Hadis âlimlerinden. Künyesi Ebu Bekr olup kendisine Ebu Hafs Basrî de denilmiştir. 160 (m. 777) senesinde Sind seferine çıkmış ve denizde vefat etmiş, bu sebeple de adalardan birine defnedilmiştir. Basra'da ilk eser tasnif edenlerdendir. Sünen-i Tirmizî'de, Sünen-i İbn-i Mace'de ve Sahih-i Buharî'nin ta'likatlarında rivayetleri yer almıştır. Hadis-i şerif işitip, rivayet ettiği zatlar Hasan-ı Basrî, Hamidü't-tavil, Yezid Rakkaşî, Ebu Zübeyr, Sabit el-Benanî, Mücahid bin Cebr ve diğer hadis âlimleridir. Kendisinden hadis-i şerif işitip rivayet edenler ise Süfyan-ı Sevrî, İbn-i Mübarek, İbn-i Mehdi, Vekî bin Cerrah ve diğer âlimlerdir. Rebi' bin Sabih'in ilim alıp, kendisinden hadis-i şerif rivayet ettiği meşhur âlimlerden biri de Hasan-ı Basrî'dir.
O, Hasan-ı Basrî'den şöyle nakleder: “Biz bir defasında Hasan-ı Basrî'ye bize vaaz ve nasihatte bulun, dedik. Bunun üzerine o; ‘Şüphesiz sıhhatli olanınız hastalanır, genç olanınız ihtiyarlar, ihtiyarlayan da ölür. Akıbet dediğim gibi değil midir? Yarın ruh bedenden ayrılmayacak mı? İnsan malından mülkünden ayrılıp, kefene sarılmayacak mı? Yarın mezar çukuruna terk edilmeyecek mi? Bir gün ölüp gidince, kendileri için çalışıp sıkıntıya düştüğü kimseler onu unutur, sevgisi kalblerden silinir. Ey insanoğlu! Ölüm sana yaklaşmaktadır. Fakat sen geleni görmüyorsun? Gidişin bir ziyaret gidişi değil, geri gelmeyeceksin. Yakında konuşamaz olacak, ölüp gidince artık bir dost olarak bilinmeyeceksin. Çağrılırsın, cevap veremezsin, duyarsın akıl erdiremezsin. Beldeler harap oldu. Kabileler dağıldı. Evlatlar yetim kaldı. Gözlerin aktı. Nefsinle baş başa kaldın. Dişlerin kenetlendi. Dizlerinin bağı çözüldü. Evlatların başkalarının yanında garip kaldı.’ şeklinde nasihatte bulunmuştur.”
Rebi' bin Sabih'in rivayet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır:
“Ezan okunduğu zaman semanın kapıları açılır, dualar kabul olunur.”
“Bir kadın beş vakit namazını kılarsa, Ramazan orucunu tutarsa, namusunu korursa ve kocasına itaat ederse Cennet'e dilediği kapıdan girer.”
“Kimin maksadı ahiret ise Allahü teala zenginliği onun kalbine koyar, dağınıklığını giderir. Kimin maksadı dünyayı istemek ise Allahü teala onu fakirliğe düşürür. İşleri dağınık olur ve ancak kaderinde yazılı olana kavuşur.”
“Cennet halkı Cennet'e yerleştikten sonra dünyada dost olanlar birbirini görüp konuşmak arzu ederler. Bu sırada her ikisinin de üzerlerinde oturdukları tahtlar harekete geçer, biri gider ve diğeri gelirken yolda buluşur, sohbet ederler. ‘Falan gün falan yerde yaptıklarımızı hatırlar mısın?’ şeklinde konuşur; ‘Orada dua ettik de Allahü teala bizleri mağfiret etti.’ derler.”