Orta Asya'da Nakşîliğin Sakıbiyye kolunun kurucusu. İsmi Selahaddin Sakıb bin Muhammed Siraceddin Uşî'dir. Orta Asya'da, bugün Kırgızistan sınırları içinde bulunan Oş şehrinde Özbek bir ailede dünyaya geldi. Bazı kaynaklarda 1259 (m. 1843)'te doğduğu kayıtlı ise de, mezar taşında doğum tarihi olarak 1254 (m. 1838) yazmaktadır. Babası Mevlevî Muhammed Siraceddin, dedesi Hal Muhammed Uşî, dedesinin babası da Orta Asyalı meşhur şair ve sufi Hüveyda Çimyanî'dir. Selahaddin Sakıb 27 yaşındayken Nakşibendiyye'nin Müceddidiyye koluna intisap etti. 36 yaşına geldiğinde dedesinin halifesi Hoca İşan'dan ve babası Siraceddin'den tasavvuf yolunda icazet aldı. Muhtemelen bu dönemde hac için gittiği Hicaz'da Muhammed Mazhar el-Medenî'den (ö. 1301/1883) ikinci defa Nakşibendî-Müceddidî icazeti aldı.
Halil Ahmed Seharenpurî'nin El Mühenned ale'l müfenned adlı eserinin kapak sayfası (sağda) ve Hidâyâtü'r reşîd ilâ ifhâmi'l-anîd adlı eserinin kapak sayfası (ortada) ve Mitrakatü'l-kerâme alâ mir'âti'l-imâme adlı eserinin kapak sayfası (solda).
Kāri Arif Yarkendî'nin "Menba'u'l-esrar" isimli eserinde kaydedilen bilgiye göre Salahaddin Sakıb'ın tasavvuf silsilesi iki ayrı koldan İmam-ı Rabbanî Ahmed Sirhindî'ye (vf. 1034/1624) ulaşmaktadır. Birinci silsile: İmam-ı Rabbanî, Muhammed Ma'sum Sirhindî, Muhammed Ubeydullah, Muhammed Parisa, Muhammed Resa, Fazl Ahmed Ma'sumî (vf. 1232/1816), Abdürrahim Merginanî Hokandî (vf. 1232/1817), Mevlevî Siraceddin (vf. 1294/1877), Muhammed Selahaddin Sakıb Uşî (ö. 1910) şeklindedir. İkinci silsile de: İmam-ı Rabbanî, Muhammed Ma'sum Serhindî, Seyfeddin Serhindî, Nur Muhammed Bedayunî, Mazhar Can-ı Canan, Abdullah Dehlevî, Ebu Sa'id Dehlevî, Ahmed Sa'id Dehlevî Medenî, Muhammed Mazhar Dehlevî Medenî, Muhammed Selahaddin Uşî şeklinde kaydedilir.
42 yaşına geldiğinde dedesinin 1000 kişi civarındaki bütün müridleri kendisine bağlandı. 1309'dan 1320 (1892'den 1902) yılına kadar on yıl Doğu Türkistan'ın Hoten ve Yarkend şehirlerinde yaşadı. Onun Doğu Türkistan'da bulunduğu yıllar, Fergana Vadisi'nde Rus işgaline karşı Basmacı Hareketleri denen milli mücadele faaliyetlerinin kesifleştiği ve bu hareketlere karşı Rus baskısının arttığı döneme tesadüf etmektedir. Sakıbiyye yolunun kurucusu Selahaddin Sakıb ibni Siraceddin.
Sonra memleketi Oş'a dönen Selahaddin Sakıb, 1325 (m. 1907) yılında dedesinin babası olan Hüveyda'nın Türkçe "Divan'ının" Taşkent'teki neşriyat masraflarını karşıladı. Kırgızlar'ın milli kahramanlarından Kurmancan Datka (vf. 1907) isimli hanımın da Selahaddin Sakıb'ın müridelerinden olduğu söylenmektedir. Bu dönemde muhtemelen bir hac yolculuğu vesilesiyle uğradığı İstanbul'da Süleyman Hilmi (Tunahan, vf. 1959) Efendi'ye tasavvufî eğitim verdi. 10 Zilka'de 1328 (m. 13 Kasım 1910)'da Oş'ta vefat eden Selahaddin Sakıb'ın kabri bu şehirdeki Sermezar kabristanındadır.
Selahaddin Sakıb'ın Şeyh Kameruddin, Mamatcan Maksum (Muhammed Can Ma'sum) ve Raziddin Maksum Salahiddinov (Radiyyüddin Ma'sum) isimlerinde üç oğlunun olduğu bilinmektedir. Oğullarından Şeyh Kameruddin, 1926'da Ruslar'a karşı başlatılan direniş hareketi başarısız olunca Fergana Vadisi'nden Doğu Türkistan'a gitti, beş yıl Kargalık bölgesinde, sonra da Yarkend'de ikamet etti. 1938'de vefat eden Şeyh Kameruddin Doğu Türkistan'da babasının halifesi sıfatıyla tasavvufu yaydı ve onun tarikatına babası Selahaddin Sakıb'ın ismine nisbetle Nakşibendiyye-Sakıbiyye adı verildi.
Eserleri:
1- "Divan": Selahaddin Sakıb Orta Asya Türkçesiyle kaleme aldığı şiirlerini bir "Divan'da" toplamış ve şiirlerinde Sakıb mahlasını kullanmıştır. "Divan'ın" yazma bir nüshası Oş'taki akrabalarından Tahire hanımın elindedir. Bu nüshanın bir kopyası İstanbul'da Ali Ak beyin şahsi kütüphanesindedir.
2- "Ma'mulat-ı Sakıbî": Orta Asya Türkçesiyle yazılan eser, tasavvufun hem teorik, hem de pratik konularına temas etmektedir. Müellif, müridlerin yapacağı işleri (ma'mulat) bir eserde toplamanın faydalı olacağını düşündüğü için bu eseri derlediğini ve adını "Ma'mulat-ı Sakıbî" koyduğunu ifade eder. Hamdele ve salvele bölümünden sonra Hüveyda'nın nesli, sufîlerin vazifeleri ve amelleri, nafile ibadetlerin fazileti, ilim ve terbiyenin önemi, duaların özellikleri ve kabul şartları, müridlerin adabı gibi konular yer alır.
Selahaddin Sakıb ibni Siraceddin'i bir hatme sırasında gösteren bir resim.
Selahaddin Sakıb ibni Siraceddin'inin "Ma'mulat-ı Sakıbî" adlı eserinin ilk iki sayfası.
Son bölümde Selahaddin Sakıb'ın vasiyeti bulunmaktadır. Konular ele alınırken Kur'an-ı Kerim ve hadislerin yanı sıra Mevlana Celaleddin-i Rumî, Sa'di, Hafız, Camî ve Hüveyda'nın eserlerinden alıntılar yapılmıştır. Eser, Taşkent'te litograf (taş baskı) olarak yayımlanmıştır (Taşkent: Arifcanov Matbaası 1916).
3- "Makūlat-ı Sakıbî": Selahaddin Sakıb'ın Nakşibendiyye-Müceddidiyye tarikatının usulleri ile bazı dini-fıkhî meseleler hakkında Orta Asya Türkçesi ile kaleme aldığı bir eseridir. Bir mukaddime ve 12 makule (söz) adını taşıyan bölümden oluşmakta olan eserin ana başlıkları şunlardır: Akaid, namaz, kamil şeyhi tanımak, mürid kabul etmenin adabı, kadınların tarikata intisabı, on makam, başka bir şeyhe bağlanmak, müridin adabı, Nakşibendiyye-Müceddidiyye ıstılahları, letaif-i aşere ve murakabe.
Eserin mukaddimesindeki fihriste göre (vr. 6b 8b) bir mukaddime, 56 makule (bölüm) ve bir hatimeden oluşması gereken kitabın Taşkent'teki yazma nüshası on ikinci makulede sona erdiğine göre bu nüshanın eksik olduğu anlaşılmaktadır. "Makūlat-ı Sakıbi" isimli eserin diğer adı "Tarika-i Haliyye-i Mevleviyye'dir." Buradaki "Haliyye" kelimesi müellifin dedesi Hal Muhammed Uşî'ye, "Mevleviyye" kelimesi de babası Mevlevi Muhammed Siraceddin'e işaret etmektedir.