Fıkıh âlimlerinin büyüklerinden. İsmi, Süleym bin Eyyub bin Süleym er Razî; künyesi, Ebü'l-Feth'tir. İran'ın Rey şehrinden olduğu için “Razî” denmiştir. Doğum tarihi belli değildir. Önce; nahiv, lügat, tefsir, meani ilimleriyle meşgul oldu. Sonra hadis ilmiyle uğraştı. Daha sonra Bağdat'a giderek Şeyh Ebu Hamid-i İsferainî'den fıkıh ilmini aldı. Bu ilimde, zamanın âlimleri arasında en büyüğü oldu. 80 seneden fazla süren ömründe çok eser yazdı. Hac dönüşünde, 447 (m. 1055) senesi Safer ayında, Kızıldeniz'in Cidde sahilinde vefat etti. Arap Yarımadası'nda, Cidde'den Medine'ye bir gün bir gecelik yerde, sahil kenarında limanı bulunan Car ismindeki küçük bir beldenin kabristanına defnedildi.
Süleym-i Razî; önce lügat, nahiv, meani tefsir, hadis, ilimleriyle meşgul oldu. Bu ilimlerde çok yükseldi. Zamanında onun derecesine yükselen olmadı, ilimdeki derecesi eşsizdi. Gecesini ve gündüzünü ibadetle geçirirdi. Bu hususta da ona yetişen olamadı. Hocası Ebu Hamid'in Ta'lika'sına, ta'lik, açıklamalar yaptı. Hocası vefat ettiği zaman, onun yerinde ders vermeye başladı. Sonra Şam'a gitti. Şam bölgesinin liman şehri olan Sur'a yerleşti. Orada karşılıksız, sırf Allahü tealanın rızası için, ilim öğretmeye başladı.
Onun ilim aldığı âlimler çoktu. Ebü'l-Hüseyin Ahmed bin Faris el-Lügavî, Ebu Hamid-i İsferainî, Ahmed bin Abdullah el-İsfehanî, Ahmed bin Muhammed el-Basirü'r-Razî, Kûfeli âlimlerden Muhammed bin Abdullah-ı Ca'fî ve Muhammed bin Ca'fer et-Temimî, Ahmed bin Muhammed el-Mücebbir ve daha başka âlimlerden çeşitli ilimleri öğrendi, hadis-i şerif dinledi ve rivayetlerde bulundu. Kendisinden de; Ebu Bekr el-Kettanî, Hatibi Bağdadî, Nasrü'l-Makdisî, Ebu Nasr et-Turaysisî, Abdurrahman bin Ali el-Kâmilî, Sehl bin Bişr el-İsferainî ve daha pek çok âlim ilim aldılar, hadis-i şerif dinleyerek ve yazarak rivayette bulundular.
Sehl-i İsferainî anlatıyor: “Süleym'in kendisi bana anlattı ve dedi ki: “Ben on yaşlarında iken, Rey şehrinde bir misafir yemeğinde idim. Bazı âlimler de orada bulunuyorlar ve bana nasihat ediyorlardı. Birisi bana; “Yakınıma gel ve Kur'an-ı Kerim oku!” dedi. Ben de, Fatiha suresini okumaya çalıştım. Dilimin tutulmasından dolayı buna muvaffak olamadım. Bana; “Senin annen var mıdır?” dedi. Ben de; “Evet!” dedim. O da dedi ki: “Annene söyle! Allahü tealanın seni, Kur'an-ı Kerim'le ve ilimle rızıklandırması için sana dua etsin!” Ben de dönüp geldim. Annemden, dua etmesini istedim. O da bana dua etti. Yaşım büyüdüğünde, Bağdat'a geldim. Orada Arap dili ve edebiyatını, fıkıh ilmini öğrendim. Sonra Rey'e döndüm. Camide iken, Müzenî'nin Muhtasar kitabı ile karşılaştım. Biraz sonra, kitabın sahibi Müzenî de oraya geldi ve bize selam verdi. O, beni tanımıyordu. Eser sahibi olan Müzenî, orada konuştuğumuz konuları işitince, bana; “Bunlar, benim bilmediğim meselelerdir. Anlatınız ki, biz de bunların aynısını öğrenelim.” dedi. Benim de hemen aklıma; “Şayet senin annen varsa, ona git ve sana dua etmesini söyle! Çünkü ben, annemin duası sebebiyle bu ilme kavuştum.” demek geldi.”
İmam-ı Sübkî diyor ki: “Süleym-i Razî, kuvvetli bir vera sahibiydi. Allahü tealanın razı olduğu bir yoldaydı. Çok vakitler, kendi kendini hesaba çekerdi. Faydasız şeylerle uğraşıp vaktini boş yere geçirmezdi.”
Müemmel bin Hasan diyor ki: “Süleym'i görmüştüm. Elindeki kalemin ucu kısalmıştı. Kalemi yontmaya başlayınca, dudakları da kıpırdamaya başladı. Anladım ki, kalemin daha önce yazdıklarını okuyordu.” (Çünkü o, vakitlerini hiç boş geçirmediği için, kalemini yontarken bile Kur'an-ı Kerim ve tesbih okuyordu.)
Ebü'l-Kasım bin Asakir, Kitab-ı Tebyin'de diyor ki: “Süleym, fıkıhta büyük bir âlim ve ilminde parmakla gösterilenlerden idi. Fıkıh, hadis, garibü'l-hadis, tefsir, lügat, meani ve çeşitli ilimlerde kitaplar yazdı. Sur şehrinde fıkıh ilmini yayanların ilki oldu. Orada, ondan çok kimseler istifade etti. Büyük âlim Şeyh Nasrü'l Makdisî bunlardan biridir.”
Eserleri: Eserlerinden başlıcaları şunlardır: 1- Zıyaü'l-kulub: Tefsir ilmine dair bir eserdir. 2- El-Mücerred: Fıkıh ilmine dair 4 ciltlik bir eserdir. 3- El-Kafî: Fıkıh ilmine dair bir eserdir. 4- Et-Takrib: Fıkıh ilmine dair bir eserdir. 5- Garaibü'l-hadis.