TALHA BİN AHMED AKULÎ

Talha bin Ahmed bin Talha bin Ahmed bin Hüseyin bin Süleyman bin Badi bin el-Haris bin Kays bin el-Eşhas bin Kays Hadis ve Hanbelî mezhebi fıkıh âlimi
A- A+

Hadis ve Hanbelî mezhebi fıkıh âlimi. Künyesi, Ebü'l-Berekat olup; ismi, Talha bin Ahmed bin Talha bin Ahmed bin Hüseyin bin Süleyman bin Badi bin el-Haris bin Kays bin el-Eşhas bin Kays'tır. 432 (m. 1040) yılında Bağdat civarında Akul denilen yerde doğdu. Oraya nisbetle Akulî denildi ve bu nisbetle meşhur oldu. 512 (m. 1118) yılında Bağdat'ta vefat etti.

Zekası ve hafızası ile küçük yaşta dikkatleri üzerinde toplayan Ebü'l-Berekat Akulî, ilim öğrenip, Allahü tealanın dinine hizmet etmesi için on iki yaşında iken Bağdat'a gönderildi. Bağdat'ta; Ebu Muhammed Cevherî, Kadı Ebu Ya'lâ, Ebü'l-Hasan bin Haris, Ebü'l-Ganaim bin Me'mun, Ebu Ca'fer bin Mesleme, Ebü'l-Hüseyin Muhtedî, Ebü'l-Ganaim bin Dibacî, Hennad Nesefî, Cabir bin Yasin, İbn-i Hezarmed, Ebü'l-Feth Ahmed, Ahmed Haddad Hanefî, Ebü'l-Kasım bin Sina ve daha birçok âlimden ilim öğrendi, hadis-i şerif dinledi. Kadı Ebü'l-Hüseyin Hassal'dan fıkıh ilmini öğrendi ve “Camiu's-sagîr” adlı fıkıh kitabını ondan rivayet etti. O zatın en ileri gelen talebelerinden oldu. İbn-i Sem'anî ve İbn-i Şafiî gibi âlimlerin güvenilir olarak bildirdikleri Ebü'l-Berekat Akulî, Bağdat'a yerleşti. Orada elli iki sene ilim öğrendi ve öğretti. Hilafet sarayının yakınındaki Kasr Camii'nde ders verirdi. Talebeleri ve diğer âlimlerle birlikte, fıkıh kitaplarını okuyup müzakere ederlerdi. Vakitlerini ilim öğrenmek, öğretmek ve ibadet etmekle geçirir, Allahü tealanın rızasını kazanmaya gayret ederdi. Tatlı dili ve güler yüzü ile insanlara devamlı nasihat ederdi. Çok iyi bildiği Resulullah'ın hâl ve hareketlerine uymaya çalışır, O'nun ahlâkıyla ahlâklanmak, O'nun hâliyle hâllenmek icab ettiğini söylerdi. Haram ve şüpheli şeylerden sakınır, mubahların birçoğunu da terk ederdi.

Birçok talebe yetiştirdi. Onun talebeleri arasında; Hibetullah bin Hasan el-Emin, Mübarek bin Ahmed Ensarî gibi âlimler vardı. Kendisinden; Seyyid Abdülkadir-i Geylanî hazretleri, İbn-i Nasır, İbn-i Küleyb ve Zakir bin Kâmil ve daha birçok âlim de ilim öğrenip, icazet aldı. Rivayet ettiği hadis-i şeriflerden birinde, Resulullah Efendimiz buyurdu ki: “Kişinin keremi dini, mürüvveti aklı ve asaleti de ahlâkıdır.”

İbn-i Nasr, hocası Ebü'l-Berekat Akulî'den şöyle rivayet etti: Sabit isminde salih bir arkadaşım vardı. Çok ibadet eder, Kur'an-ı Kerim okur, emr-i ma'rûfla meşgul olurdu. Vefat edince, Ahmed bin Hanbel hazretlerinin de medfun olduğu, Babü'l-Harb Kabristanı'na defnettik. Bir müddet sonra, ona dua etmeyi unuttuğum bir günde rüyamda görüp selam verdim. Selamıma cevap verdikten sonra, benden yüzünü çevirdi. “Benimle niçin konuşmuyorsun?” dedim. O da; “Seninle aramızda anlaşmamız vardı. Fakat bana dua etmedin.” dedi. Özür dileyip; “Sen Ahmed bin Hanbel hazretlerinin kabristanındasın, hâlin nasıldır?” dedim. “Ahmed bin Hanbel'in kabristanında, azap olunan hiçbir kimse yoktur.” diye cevap verdi.

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
Rehber İnsanlar Sayfası