Hadis âlimi. Yüz bin hadis-i şerifi ravileri ile birlikte ezberden bilirdi. Hadis ilminde zamanının imamıydı. Künyesi, Ebu Ca'fer olup, ismi, Muhammed bin Amr bin Musa bin Hammad'dır. Ukaylî'ye, Mekkî ve Hicazî nisbet edildi. Mekke'de yaşadı ve orada 322 (m. 934) senesinde vefat etti.
İlimle uğraşan bir ailenin ferdi olarak Dünyaya gelen Muhammed bin Amr, başta anne tarafından dedesi Yezid bin Muhammed Ukaylî olmak üzere, Muhammed bin İsmail Saig, Yüz bin hadis-i şerifi ravileri ile birlikte ezbere bilen Ukaylî hazretleri Mekke-i Mükerreme'de vefat etti. Ebu Yahya bin Ebu Meysere, Muhammed bin Ahmed bin Velid bin Berd Antakî, Yahya bin Eyyub Allaf, Muhammed bin İsmail Tirmizî, Ali bin Abdülaziz Begavî, Muhammed bin Huzeyme, Muhammed bin Musa Belhî ve daha birçok âlimden ilim tahsil edip, hadis-i şerif rivayetinde bulundu. Ubeydullah bin Musa ile sohbet etti. Allahütealanın rızasına kavuşabilmek için, yıllarca hadis-i şerif topladı. Bunları hem kitaplarına yazdı, hem de hafızasına yerleştirdi. Uydurdukları sözleri hadis diye Peygamberimize mal etmeye çalışan yalancıları, hatalı rivayet yapanları, rivayetine itimad edilebilecek olanları ve ya itimad edilemeyecekleri tespit etti. Hafızası çok kuvvetli, zekası keskindi. Sadece Allahütealanın rızasını düşünür dünyaya itibar etmezdi.
Zamanının mümtaz insanlarından Ebü'l Hasan Muhammed bin Nafi Huzaî, Ebu Bekr bin Mukrî gibi âlimler, ona talebe olmak bahtiyarlığına erişip, hadis-i şerif rivayet etmekle şereflendiler. Müslim bin Kasım ve Hafız Ebü'l-Hasan bin Sehl-i Kattan gibi âlimler de, onun sika (güvenilir) olduğunda ittifak ettiler.
Hafız Ebü'l-Hasan bin Sehl-i Kattan, Muhammed bin Amr hazretlerinin hafızasının kuvvetini, hadisteki bilgisi ve gösterdiği dikkati şöyle anlatır: “Hadis ilmiyle uğraşanlardan bir grup Ebu Ca'fer Muhammed bin Amr-ı Ukaylî'yi denemek istedik. Elimizde bazı eksik ve fazlalıklar yaparak hadis-i şerifleri yazdığımız bir kitapçık vardı. Huzuruna vardığımızda yazdıklarımızı okuduk. Elimizden kitapçığı aldı ve bizim ilave ettiklerimizi ve çıkardıklarımızı ayıkladı. Üstelik de hiçbir kitaba bakmadan hafızasındaki bilgilerle düzeltti. Biz onun yanından ayrıldığımızda, hafızasının keskinliği ve hıfzının kuvveti hakkında ittifak hâlindeydik.”
Eserleri arasında mühim bir yer işgal eden Duafa-i kebir'de, hadisle uğraşanları, güvenilir olup olmamasına göre ayırarak anlatmaktadır.