ZEMAHŞERÎ

Mahmud bin Ömer bin Muhammed el-Harezmî ez-Zemahşerî Tefsîr, fıkıh ve lügat âlimi.
A- A+

Tefsîr, fıkıh ve lügat âlimi. İsmi, Mahmud bin Ömer bin Muhammed el-Harezmî ez-Zemahşerî, künyesi Ebü'l-Kâsım'dır.

Fahr-i Hârezm ve Cârullah lakabıyla da tanınır.

467 (m. 1074) senesi Receb ayının 27. günü Hârezm'in Zemahşer (veya Zimahşer) kasabasında doğdu. 538 (m. 1144) senesinde bir arefe gecesi Cürcâniyye'de vefât etti.

Zemahşerî, ilim öğrenmeye ilim sahibi ve faziletli bir insan olan babasından başladı. Kur'an-ı Kerim'i ezberledi. Fakir bir aileden ve bir ayağı da takma olduğu için çok meşakkatli bir hayat yaşadı.

Bugün Türkmenistan'ın Zemahşer kentinde Carullah Zemahşerî'ye nisbet edilen türbe.

Bu ise kendisini ilme sevketti. İlim öğrenmek için seyâhatler yaptı. Buhara, Horasan ve bir kaç defâ Bağdâd'a gitti. Beş sene kadar Mekke'de kaldı. Mekke'de bir müddet bulunması üzerine kendisine Cârullah (Allah'ın evinin komşusu) ünvânı verildi.

Bağdat'ta Ebü'l-Hasan Ali bin Muzaffer en Nişâbûrî ve Ebü'n-Nasr Mahmud bin Cerir ed Dabbî el-İsbehânî'den lügat, nahiv, edebiyat; Ebü'l-Hattab el-Batar, Ebu Said eş-Şakkanî, Ebu Mansur el-Harisî'den hadîs; Rükneddin Muhammed el-Usulî'den usul, Şeyh es-Sedîd el-Hayatî'den fıkıh tahsil etti. Ayrıca Ebu Mansûr el Cevalikî, Ebü'l-Hüseyn Ahmed ed-Damegânî, Emirü'l-Alevî Uley bin İsa, Muhammed bin Kerâme el-Beyhakî'den de ilim aldı.

Bu arada fakirlik sebebiyle devlet adamlarına yaklaştı. Onları metheden yazılar yazdı. Mekke'de geçirdiği ağır bir hastalığı ilahî ikaz olarak gördü. Tövbe edip devlet adamlarından uzaklaştı. Kendisini tamamen ilme verdi. Memleketine döndü. Halk kendisine Fahr-i Hârezm (Hârezm'in şerefi) ünvanını verdi.

Zemahşerî'nin yazdığı ve belagat yönü ile meşhur olan Keşşaf Tefsirinin yazma nüshasının birinci cildinin ilk iki sayfası. Eser, Köprülü Kütüphanesi No: 126'da kayıtlıdır.

Ebü'l-Mehâsin İsmâil bin Abdullah et-Tavilî, Ali bin Muhammed el-Umranî, Muhammed bin Ebü'l-Kasım Zeynü'l-Meşayîh, Ebü'l-Mehasin Abdürrahim bin Abdullah el-Bezzâr, Ebu Amr Âmir bin el-Hasan es-Simsar, Ebû Sa'd Ahmed bin Mahmud es-Saatî, Ebû Zahir Samân bin Abdülmelik el-Fakih kendisinden ilim tahsil ettiler.

Arapçayı çok iyi bilen Zemahşerî, tefsir, fıkıh, lügat, belagat ilimlerinde derin bilgi sahibi oldu. Bilhassa belagat ilminde fevkalâde ileri olan Zemahşerî'nin yazdığı Keşşaf adındaki tefsiri, Kur'an-ı Kerim'in belagatini göstermekte bir şaheser kabul edilmektedir. Ehl-i sünnet âlimleri belagatla ilgili bilgilerde onun tefsirinden istifade etmişlerdir.

Arap asıllı olmadığı halde lügat ve belagat ilminde çok yüksek derecedeydi. Hacca gittiğinde Mekke'deki Ebu Kubeys Dağı'na çıkarak, “Ey Araplar, geliniz. Babalarınızın, dedelerinizin lisanını benden öğreniniz!” dediği meşhurdur. Bunu eserleriyle de ispat etmiştir.

Zemahşerî, itikat bakımından Mu'tezilîdir. Sarf ve nahiv öğrendiği hocası Ebü'n-Nasr kendisine Mu'tezile fikirleri aşılamıştı. Mamafih ölürken bu itikadından rücu edip tövbe ettiği söylenmektedir. Ancak tefsirinde açık ve kapalı olarak Mu'tezile itikadına yer verdiği görülür. Nitekim İbn-i Âbidin hazretleri, “Zemahşerî, Mu'tezilî olmakla beraber, Hanefî mezhebi ulemâsındandır; nakil hususunda hüccettir.” diyor.

Sebe suresinin tefsirini ihtiva eden cüzünün ünvan sayfası (solda) ve bu cüzün ilk iki sayfası (sağda) Eser, Köprülü Kütüphanesi No: 133'te kayıtlıdır.

Zemahşerî'nin bir ayağı takma idi. Ayağı, Harezm'e yaptığı bir seyahatte şiddetli soğuk sebebiyle donduğu veya Buhara'ya giderken attan düşüp kırıldığı için kesildiği rivayet edilir. Bağdat'ta ayağının neden takma olduğu sorulduğunda bizzat kendisi şunu anlatmıştır: “Çocukken bir kuş yakalamış; ayağını iple bağlamış idim. Kuş elimden kaçıp bir arığa girdi. İpi çektim. Ayağı koptu. Annem buna çok üzüldü ve bana beddua etti. Bedduası tuttu.”

Zemahşerî, Mekke'den döndükten sonra, Harezm'ın Cürcaniye kasabasında 538 (m. 1144) senesi Arefe gecesinde vefat etti. Mezarına şu münacatın yazılmasını vasiyet etmişti: “Ey karanlık gecede sineğin kanadını gören! Sineğin boynundaki ecel terlerini ve zayıf kemiğin iliğini gören! İlk zamanlarda kendisinden hâsıl olan hatalarından tövbe eden kulunu affet!”

Bu arada Zemahşerî, bir evlilik yapmış; fakat bu evlilikten huzur bulamadığını şu mısralarla dile getirmiştir:

“Evlendim; bilmedim, hata ettim ve isabet etmedim, Keşke evlenmeden önce ölseydim, Vallahi ölüye ağlamam, Lakin evlenenlere ağlarım.”

Eserleri:

1- El-Keşşaf an hakaiki't-tenzil: Kur'an-ı Kerim'in belâgat yönüyle yapılmış bir tefsîrdir. Matbudur.

2- Esasü'l-belaga: Lugattir ve basılmıştır.

3- Mukaddemetü'l-edeb: Lügat kitabıdır. 1117'de Türkçeye tercüme edilmiş ve İstanbul'da basılmıştır.

4- Şerhu Muhtasarı Kudurî: Meşhur Hanefî fıkıh kitabının şerhidir.

5- El-Faik fî garaibi'l-hadis,

6- El-Makamat,

7- Er-Raiz fi'l-ferâiz.

8- Rüusü'l-mesâil: Fıkha dairdir.

9- Acebü'l-aceb,

10- Aksa'l-ereb: Türkçeye de tercüme edilmiştir. Matbudur.

11- El-Cibalü ve'l-emkine ve'l-miyah: Matbudur.

12- Divan: Matbudur.

13- Etvakü'z-zeheb fi'l-mevâiz ve'l-huteb: Matbudur. Türkçe tercümesi de vardır.

14- İ'cazu sureti'l-Kevser,

15- El-Kıstas fî ilmi'l-aruz,

16- Kitabü'l-Muhaccati'n-nahviyye,

17- El-Mufassal fî ilmi'l-lüga,

18- El-Mufassal fî san'ati'l-i'rab,

19- El-Müstaksa fî emsâli'l-Arab,

20- Rabiü'l-ebrar ve nususi'l-ahbar. Zemahşerî ayrıca İmam-ı A'zam Ebu Hanife'nin menkıbelerini kaleme almıştır. Ayasofya Câmi'i hakkında da bir risâlesi vardır.

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
Rehber İnsanlar Sayfası