SELÇUK BÖKE
ANKARA

ABD medyası, ABD Başkanı Joe Biden’ın yarın sözde Ermeni soykırımını tanıyacağını iddia ederken, ABD’li Tümgeneral James G. Harbord’un yıllar önce Anadolu ve Kafkaslar’da incelemelerde bulunarak Ermenilere yönelik herhangi bir soykırımın olmadığını ispatlayan raporu bir defa daha gündeme geldi. Millî Savunma Bakanı Hulûsi Akar’ın “Harbord Askerî Heyeti Raporu” isimli kitabında yer verdiği raporda, 1919’dan günümüze ışık tutan tespitlere yer alıyor. Kitap; ABD Kongresi’nin onayı ile ABD Başkanı Woodrow Wilson’un 1 Ağustos 1919 tarihinde Tümgeneral James G. Harbord Başkanlığında içerisinde Ermeni asıllı iki askerin de bulunduğu bir heyeti Anadolu ve Kafkaslardaki durumu incelemek, gerçekleri araştırmak üzere İstanbul’a gönderdiğini yazıyor. Kitapta öne çıkan detaylar şöyle: Gezisine başlamadan önce yoğun Ermeni propagandasına maruz kalan ve Ermenilerin toplu mezalimlere maruz kaldıklarına dair deliller bulacağı beklentisinde olan Tümgeneral Harbord, bölgeye geldiğinde bunun gerçeğe dönüşmeyeceğini fark etti. Harbord, ne savaştan önce ne de sonra Anadolu’da Ermenilerin çoğunluğu oluşturduğu herhangi bir yerleşim yeri olmadığını tespit etti. Heyet ayrıca Türk halkının Ermeni mezalim ve saldırılarına maruz kaldığını da raporlarında bildirdi. Harbord, Adana’da geçirdiği ilk gün Anadolu’nun içine düştüğü kargaşa ortamına her yönüyle şahit oldu. Harbord şu ifadeleri kullanmıştı: Adana’da önemli sayıda Ermeni’nin geri döndüğünü ve binlerce Ermeni’nin de aslında başka yerlerde sevk ve iskân edilmiş olduğunu gördük. Bu Ermenilere Türk yetkililerce iyi davranılıyordu.

“ERMENİ ASKERLER ZULMETTİ”
Harbord’un başında bulunduğu heyet Mardin’e giderken Cerablus’ta İngiliz Albay Wooley ile görüştü. İngiliz Albay Wooley’in tespitleri ise önemliydi. Wooley, Ermeni iddialarını haklı bulmuyordu. Ona göre Güney Anadolu’dan Sivas’a kadar bütün bölgede Kürtler çoğunluktaydı. Ermeniler, nüfusun yalnızca %5’ini oluşturuyordu. Sözde soykırımla ilgili Ermeni iddiaları da tutarsızdı. Ayrıca istatistiklerin gösterdiği kadar Ermeni ölmüş olamazdı.
Wooley o dönemle ilgili şu tespitlerde bulunuyor: 1916 yılında Ruslar, Ermenileri Kürt halkına davranışları konusunda özgür bıraktılar. Bu noktada Rus ordusundaki Ermeniler yaklaşık 20 bin kadardı. Bu özgürlüğün neticesi Ermeni askerlerce sınıf ya da şart gözetmeksizin yaşlı erkekler, kadınlar ve çocuklar dâhil 3 ya da 400 bin Kürt vatandaşın katledilmesiydi. Bu katliamlara ilave olarak canlı canlı yakma, kafalarına çivi çakma ve derisini yüzme ve benzeri eylemlerle halka zulmettiler.

KATLİAMIN CANLI ŞAHİDİ
Ermenilerin Birinci Dünya Savaşı sırasında silahsız sivillere yönelik katliamları, toplu mezar kazılarıyla gözler önüne serildi. Fotoğrafta Iğdır’ın Hakmehmet köyünde Eylül 1919 tarihinde Ermenilerce öldürülüp su kuyusuna atılan cesetlerin 6 Ekim 1999’da çıkarılmasının ardından katliamdan sağ kurtulan 92 yaşındaki Hacı Oruç Türkeli görülmekte...