MAHMUT ÖZAY

 "Öğrenciler öğretmenini model alamıyor ve bilgilerini belli bir disiplin süzgecinden geçiremiyor" ifadelerini kullanan Sevin şunları söyledi: 2018-2019 Millî Eğitim Bakanlığı raporuna göre açık öğretim liselerindeki toplam öğrenci sayısı 1 milyon 389 bin 937. Ve yine açık öğretim ortaokul öğrenci sayısı 189 bin 754. Mesleki açık öğretim lisesi ile açık öğretim imam hatip liselerini de dâhil ettiğiniz zaman bu rakam 1 milyon 600 binin de üzerine çıkmaktadır. 14-17 yaş aralığında olup açık öğretim lisesinde öğrenim gören öğrenciler incelendiğinde erkeklerin oranı yüzde 58,1 kız çocuklarının oranı ise yüzde 41,9 olduğu görülüyor.

NEDEN SAYI ARTTI?
Özellikle 2012 yılında 4+4+4 düzenlemesi “zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılması” ile birlikte açık öğretim orta ve lise kademelerinde açık öğretim öğrenci sayısında ciddi yükseliş oldu. Bunun değişik sebepleri var: Liselere Geçiş Sınavı’nda (LGS) istediği okul türüne yerleşemeyenler, taşımalı eğitimin zorlukları nedeniyle okulu terk edenler, maddi sebeplerle çalışmak zorunda kalanlar...

EĞİTİMİN DIŞINDA KALIYORLAR
Bir önemli diğer konu da Türkiye’de, zorunlu eğitim çağında olmasına karşın yaklaşık 743 bin öğrenci zorunlu eğitim sisteminin dışına yer alıyor. 2018-19 döneminde zorunlu eğitim çağındaki çocuklardan 6-9 yaşta yüzde 1,72 ve 10-13 yaşta yüzde 1,36, 14-17 yaşta yüzde 11,78’i maalesef sistem dışında. Devamsızlık oranlarına bakıldığında yine tablo hiç de içi acıcı değil. Mart 2019’da yayımlanan 2018 İdare Faaliyet Raporu’na göre, mesleki ve teknik ortaöğretimde 20 gün ve üzeri devamsızlık yapan öğrenci oranı yüzde 39,8’den yüzde 44’e, Anadolu imam hatip liselerinde yüzde 32,2’den yüzde 36’ya çıktı.

AMAÇLARI SADECE DİPLOMA
Elbette açık öğretim sistemi günümüz bilişim çağında yüz yüze eğitim imkânı alamayanlar ya da zorunlu sebeplerden örgün öğretime devam edemeyenler için bir avantaj olabilir. Ancak zorunlu sebepler dışında neredeyse iki milyona yakın öğrencinin açık öğretim sistemine dâhil olması üzerinde düşünülmesi gereken önemli bir konudur. Çünkü açık öğretimde sadece akademik eğitim uzaktan eğitim metotları ile verilmektedir. Çoktan seçmeli sınavlar ile öğrenciler, sadece diploma almayı hedeflemektedir. Böyle olunca da öğrenciler, sosyalleşemeden, öğretmenini model almadan, belli bir disiplin süzgecinden geçmeden sokakta, kafede, evde, iş ortamında vs. zaman geçirerek mezun olmaktadırlar. Çünkü eğitim aynı zamanda bir disipline olma ve olgunlaşma sürecidir. Ve böylece duygusal, sosyal gelişimlerini tamamlamadan öğrenciler bu sistemden mezun olmaktadırlar. Sonuçta eğitim ortamı dışında kalan bazı kimselerin toplumsal sorunlarda ve suç eğilimlerinde artışa neden oldukları kaçınılmaz hale gelebilmektedir.