Önder Çelik - Mustafa Kamar “Pırlantada, altında vergi yok deniliyor. Şu anda pırlantada yüzde 20 vergi var. Hem altında hem pırlantada vergi var” dedi. Türkiye’ye 5-6 milyar dolarlık elektronik eşya ve kozmetik ürün geldiğini anlatan Kamar “Bunların hepsi yüzde 100 açık veren sektörler fakat altın isterse 5-10 milyar dolarlık gelsin en önemli tasarruf aracıdır. Artık hediye için kuyumcular değil elektronikçiler, kozmetikçiler rakibimiz olmaya başladı” dedi.

Türkiye’nin mücevher ihracatı geçen yıl yüzde 8 artışla 7,2 milyar dolar olarak gerçekleşti. İhracatın, 4,1 milyar dolarının resmî ihracat, 3,1 milyar dolarının da Dâhilde İşleme Rejimi’nden (DİR) geldiğini, bu rejimin sağlıklı uygulanmasıyla ihracatın katlanarak artacağını belirten Mücevher İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Kamar, DİR sayesinde yüksek vergi duvarının aşıldığını kaydetti. Kamar “Herhangi bir ülkeden ham maddeyi Türkiye’ye gönderiyorsunuz, bunu  işliyor ve ihracatını yapıyoruz. Alıcı ülkeler bu işlemden çok düşük vergi alıyor. Bizim ana stratejimiz DİR’i kullanmak. Herhangi bir serbest ticaret anlaşması imzalamaya ihtiyaç duyulmayan DİR’i tüm ülkelerle uygulamamız gerekiyor. DİR’in önemini bizzat Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a aktararak bu konudaki engellerin ortadan kaldırılmasını talep edeceğiz” diye konuştu.

ARACILARIN ELİNE BIRAKILIYOR
Mücevher ihracatının itici gücü niteliğindeki DİR’den son dönemdeki kanuni düzenlemeler dolayısıyla beklenen verimi alamadıklarını aktaran Kamar “Mücevherciler için 2020 yılı ile birlikte başlayan Borsa İstanbul’a kotasyon zorunluluğu, DİR için en büyük engellerin başında geliyor. Kotasyon zorunluluğu, iş hacmi Kuzey Afrika ve Orta Doğu olan üyelerimiz için zorluklar çıkarırken bu zorlukları aşabilmek adına birçok kişi aracı firma kurmayı hedefliyor. Borsaya üye olan birkaç firma üzerinden küçük firmalar işlem yapmaya başlayacak ve sektör zamanla tekelleşecek. Sektör  aracıların eline bırakılıyor” ifadelerini kullandı.

DUBAİ MODELİYLE BÜYÜYECEK
Sektörün İtalya ve Birleşik Arap Emîrliklerini rakip görüdüğünü ve bu iki ülkeyi yakın markaja alacaklarını kaydeden Kamar,  Dubai’de üretici olmamasına rağmen 15,7 milyar dolarlık ihracat yapıldığını söyledi. ‘Dubai’de altın ucuz’ algısı olduğunu anlatan Kamar, “Bunu biz de yapabiliriz. Ankara bize destek veririse çok hızlı bir şekilde büyürüz. Yurt dışındaki insanlarda ‘Türkiye’den mücevher alınır’ algısı oluşturmak için ‘Turkish Luxury’ adı altında beş birliğin oluşturduğu bir çalışma yapıyoruz. Yıl sonu itibarıyla mücevher ihracatımızı 8,5 milyar dolara çıkarmak istiyoruz. 2023’te 12 milyar dolar ihracat gerçekleştirmek için var gücümüzle çalışıyoruz” diye konuştu.

HAVALİMANI PERSONELİNİN BİLGİSİ AZ
Mücevherde ‘mikro ihracat’ yapıldığını belirten Kamar; ardiye ücretleri, analiz raporu, gümrüklerde oluşan beklemeden kaynaklanan maliyetlerin azaltılması talebinde bulundu. Mücevherde ihracatın büyük çoğunluğunun yolcu beraberinde yapıldığını anlatan Kamar, “İstanbul Havalimanı’ndaki görevlilerin mücevher ihracatıyla ilgili bilgisi az. Havalimanı personeli iş yapış modelimize hakim olmalı” dedi. Kamar, yolcu beraberinde üç kilograma kadar altına izin verilmesinin  hem iç piyasaya hem de ihracata büyük katkı sağlayacağını söyledi.