Cevdet Fırat Aydoğmuş ANKARA

Yapay et üretiminden yana olmadıklarını ifade eden Çelik, “Doğalı varken yapayının insanların sağlıklı beslenmesi açısından faydalı olmayacağına inanıyoruz. Diğer taraftan, organik üretimin desteklendiği bir ortamda yapay et ile uğraşmanın abes olduğunu söylemek durumundayım” dedi. Yapay et üretiminin hayvancılık sektörünü olumsuz etkileyebileceğine dikkat çeken Çelik, “270 bin küçükbaş hayvan yetiştiricisinin çok zor şartlara üretim yaptıklarını düşünürsek, yapay et üretiminin hayvancılık sektörüne vereceği zarar hiçbir şekilde karşılanamaz. Devletimizin hayvancılığımızı desteklediği ve virüsle sağlıklı ete talebin arttığı dönemde yapay et üretiminden bahsetmenin gerekli olmadığını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

MANGALIN YERİNİ TUTMAZ
Yapay etlerin besin değeri ve tadının, geleneksel kırmızı et ile aynı olup olmayacağını da değerlendiren Çelik şunları kaydetti: “Yapay etlerin tadı hiç gerçeği gibi olur mu? Yapay etin üretimi esnasında, kimyasal ürünlerin kullanılabileceği ve bozulmasını önlemek içinde katkı maddeleri içerebileceğini düşünüyorum. Üretecekleri yapay et ile hangi yöresel yemekler yapılabilir? Merak ediyorum. Bir de bizim mangal kültürümüz var. Mangal üzerinde pişirilip yenilen kırmızı etin verdiği hazzı yapay etle karşılamanız mümkün değil. Yapay et fiyatlarını doğal etten daha ucuz bir şekilde büyük marketlerin raflarına getirirlerse alıcısı çıkabilir. Ancak fiyat bazında yapay etin kilogramının ne kadar olabileceğini bilmiyoruz.” Geleneksel hayvancılıkla elde edilen bir kilo et için 15 ton su harcandığına yönelik iddialarla ilgili olarak Çelik, “Günümüzde sanayi tesisleri ve motorlu taşıtların çıkardığı zararlı gazlar ortadayken özellikle büyükbaş hayvanların çıkardığı metan gazının doğaya olan zararının konuşulması çok manidar. Yapay etin üretimi konusunu, belli çevrelerin çıkar sağlamak için bir hamlesi” dedi.