Fatih Sultan Mehmed Han, 1453’te fethettiği İstanbul’a Edirnekapı’dan giriş yaptı. Bir çağın kapanıp bir çağın açılmasında bir geçit olan bu kapı, şimdilerde ise madde bağımlılarıyla evsizlerin meskeni. Turistlerin rahatça gezmesi gereken yerde, adım atmak cesaret işi... Çevresinde çöplerin de olduğu bölgede sık sık evsizlerin eşyaları karşınıza çıkıyor. Duvarlar sprey boya ile boyanmış, İstanbul’un fethini dört dilde anlatan kitabe ise kırık vaziyette.

Surların ve kapının tarihî anlamda çok büyük bir öneme sahip olduğunu vurgulayan tarihçi İbrahim Pazan, bu konuyla ilgili bir an önce harekete geçilmesini istedi. Pazan “Fatih’in ordusu bu surların ön kısmında konuşlanmıştı. Fetih günü, savaşlar bu suların dibinde cereyan etmişti. Kara surları aşağı yukarı 7 km uzunluğunda, tarihî yarımadanın kara tarafını koruyan surlardır. Bu surların bakımı ve onarımının zor olduğunu kabul ediyorum. Dolayısıyla gönül arzu ediyor ki, turistlerin de cazibe noktası olan İstanbul’un fethinin sembol yerlerinden olan bu tip kapılar, daha bakımlı olsun. Burada şimdi görüyoruz ki evsizlere mekân olmuş, çeşitli yerde yataklar ve elbise kalıntıları var. Evsizlerin bıraktığı yataklar, nahoş bir görüntü arz ediyor. Yetkililer bu işe el atmalı” dedi.

İbrahim Pazan, surların üzerinde yetişen ağaçların da zarara yol açtığını belirterek, sözlerini şöyle tamamladı: Surların üzerinde yetişen bu ağaçlar maalesef tarihî yapıların yıkılmasına sebep oluyor. Tarihî mekânlarda ağaç yetişmesine imkân verilmemesi lazım... Bunlar temizlenmeli.