Dinimizi yıkmak isteyen yabancıların bir kısmı, "Yalnız Kur''an", "Kur''andaki din" gibi ifadelerle Peygamber efendimize tâbi olmayı reddederek dinimizi bozmaya çalışıyorlar. Bir kısmı da sadece "Kur''an ve Sünnet" diyerek dinimizin dört kaynağından ikisi olan İcma ve Kıyas-ı fukaha''yı kaldırmaya çalışıyorlar. Hâlbuki Kur''an-ı kerimde çok yerde, Allahü teâlâ, hem kendine, hem de Peygamberine uymayı emrediyor. Din düşmanlarının iddia ettikleri gibi Allahü teâlâ, bir çok ayette, "Yalnız bana uyun, yalnız bana itaat edin" demiyor, (Allaha ve Resulüne itaat edin) buyuruyor. Allahü teâlâ, yine bir çok yerde, (Allaha ve Resulüne itaat edin) buyurduğu gibi, (Allaha ve Resulüne isyan etmeyin) de buyuruyor. Cenab-ı Hakkın tekrar tekrar, (Bana ve Resulüme uyun, Bana ve Resulüme karşı gelmeyin) buyurması, işin öneminden dolayıdır. Resule uyan, Allaha uymuş olur. Kur''an-ı kerimde, (Resule itaat eden, Allaha itaat etmiş olur) buyuruluyor. (Nisa 80)
Resulün emri Resulünün emri, kendi emrinden ayrı değildir. Onun için Kur''an-ı kerimde, (Peygamber neyi verdiyse, onu alın, neyi yasak ettiyse, ondan sakının) buyuruldu. (Haşr 7)
Doğru yol üzerinde olmak için, Resulullaha tâbi olmak şarttır. Kur''an-ı kerimde (Resulüme tâbi olun ki, doğru yolu bulasınız.) buyuruluyor (Araf 158)
Allahü teâlâ, sadece bizim Peygamberimize değil, diğer kavimlerin peygamberlerine de ümmetinin itaat etmesini emretmektedir. Nitekim Kur''an-ı kerimde. (Allahın izniyle, her peygamberi, ancak itaat edilsin diye gönderdik.) buyuruldu. (Nisa 64)
Diğer peygamberler de, (Allahtan korkun, bana uyun) buyurmuştur. (Şuara 126)
Bu kadar vesika karşısında, gerçekten Allaha inanan, Onu sevenin Resulünün bildirdiklerine de uyması şarttır. Nitekim (Ey peygamberim, de ki, eğer Allahı seviyorsanız bana uyun) buyuruldu. (Al-i İmran 31)
Emirleri ayrı düşünmek Cenab-ı Hak, Kur''an-ı kerimde, Muhammed aleyhisselama itaat etmenin, kendisine itaat etmek olduğunu bildiriyor. O hâlde, Onun Resulüne itaat edilmedikçe, Ona itaat edilmiş olmaz. Bunun pek kat''î ve kuvvetli olduğunu bildirmek için, (Elbette, muhakkak böyledir) buyurup, doğru düşünmeyenlerin, bu iki itaati birbirinden ayrı görmelerine meydan bırakmadı. Yine Allahü teâlâ, (Kâfirler, Allahü teâlânın emirleri ile peygamberlerinin emirlerini birbirinden ayırmak, bir kısmına inanırız, bir kısmına inanmayız diyerek, iman ile küfür arasında bir yol açmak istiyorlar. Bu kâfirlerin hepsine çok acı azap hazırladık) buyurmaktadır. Allahü teâlâ, emre uymakta kendi ismi ile Resulünün ismini birlikte bildirdiği gibi, iman hususunda da beraber bildirmiştir. (Allaha ve Resulüne iman edin) buyuruyor. (Araf 158)
İhtilafları halletmek için de Allahın ve Resulünün emrine uymak gerekir. Kur''an-ı kerimde, (Bir işte anlaşamazsanız, bu işin hükmünü Allahtan [Kur''an-ı kerimden] ve Resulünden [hadis-i şeriflerden] anlayınız!) buyuruluyor. (Nisa 59) Buradaki (Anlayınız) emri, âlimler içindir. Çünkü, âlimlere sorulmasını da Kur''an-ı kerim bildiriyor. (Nahl 43)

