İlk ziyaretimi 1992 yılında yapmıştım.
Türki Cumhuriyetlerden Kazakistan’a…
Sovyetler Birliği’nin çökmesinin ardından…
Bağımsızlığını ilan eden 5 Türk ülkesi arasındaydı.
Aradan 36 yıl geçti yine Kazakistan’dayız.
Hem de Anadolu’da İslamiyet’i yayan,
Duru Türkçesiyle dilimize de katkı sağlayan
Hoca Ahmet Yesevi’nin Türkistan’ında…
Millî Eğitim Bakanımız Yusuf Tekin’in davetiyle…
Türk Devletleri Teşkilatı Eğitim Bakanları..
9. Toplantısı nedeniyle…
***
Türkistan uçsuz bucaksız bir coğrafyaya sahip.
Çin’den Hazar denizi'ne kadar uzanan…
Şehir Türkistan da bunun bir parçası.
İlk ziyaretgâhımız Emîr Timur’un yaptığı rivayet edilen…
Hoca Ahmet Yesevi Türbesi oldu.
Daha sonra birkaç kez tamirat geçirmiş…
Bugünkü hâliyle külliyeye dönüşmüş.
Burada dikkatimi çeken bir mekân da…
Yeraltı Cami’siydi…
Hoca Ahmet Yesevi Hazretleri
Peygamber Efendimizin vefatı üzerine…
Ona olan bağlığı ve saygısını göstermek için…
Bu Cami’de yer alan çilehaneye yerleşmiş:
"Resulullah Efendimiz 63 yaşında vefat etti, ben de ona benzeyeyim, kalan ömrümü yer altında; çilehanede geçireyim" diyerek.
Ve… O mezar gibi yerde bir 63 sene daha yaşamış.
Kendini tamamen ibadete vererek...
***
Türkistan, 2019 yılında alınan bir kararla "Bölgenin Başkenti" yapılmış.
Nüfusu 2,2 milyon civarında...
Şehir merkezinde 270 bin insan yaşıyor.
Bu karardan önce nüfusu 140-150 binlerdeymiş.
Şehrin gelişmesi nüfusu 2 katına çıkarmış.
Kadim Türkistan’a yeni bir Türkistan eklenmiş:
Çok katlı modern bina, bulvar caddeleriyle, ova üzerine kurulu, yeşil alanlarla dolu.
Sakin… Sessiz… Huzurlu… Asude…
Tek tük insanlara rastlıyorsunuz sokaklarda…
Lüks oteller ve otomobiller şehrin simgesi gibi…
Yeni camiler de ayrı bir güzellik katıyor, şehre.
Toplantının yapıldığı Dostluk Evi’ndeki salon…
Otağların sembolü halı kilim motifleriyle kaplıydı.
Gökyüzüne açılan pencerede kübik dekor hâkim.
Kazakistan’da geleneksel kast sistemi devam ediyor.
Üst cüz, orta cüz, alt cüz ya da soy…
Siyaset ve yönetim üst soyun işi.
Yerimiz belli, daha fazla teferruata giremiyoruz.
***
Dönüş yolunda Millî Eğitim Bakanımızla sohbet ettik.
Röportajımızı sayfalarımızda okudunuz…
Ama haberimizde Türkistan’la ilgili görüşü yoktu.
“Türkistan, denilince aklımıza ne geliyor?” sorusuna…
Bugün de Bakan Beyin verdiği cevabı aktarıyorum, sizlere:
“Türkistan deyince benim zihnimde, binlerce yıllık Türk devlet geleneğimizin başladığı yer canlanıyor. Benim toplumumda, benim ülkemde, millî ve manevi değerlerimde bu coğrafyanın, bu coğrafyada yaşayan insanların katkısı var. Bu coğrafyanın bende kültürel anlamda bir birikimi var. Bu bağlantıyı kolay hâle getirmek için bu çalışmaları yapıyoruz. Türk Devletleri Teşkilatı da bunu yapmaya çalışıyor nihayetinde."
Bu değerlendirmeye katılmamak mümkün mü…
***
Notlarımızı “Türkistan” sevdalısı…
Merhum Yavuz Bülent Bâkiler abimizle tamamlayalım…
Turan şiirinden bir dörtlükle:
“Ben Altay Dağları'ndan koparak geldim
Yüreğimde Türkistan'dan binbir nakış var.
Çok şükür aslım da neslim de belli.
Türk'üm Müslüman'ım o dağlar kadar.”

