Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
Yeni Türkiye, Erdoğan’ın yeni paradigma inşası ve ...
0:00 0:00
1x
a- | +A

Dünya değişimi üzerine sayısız analizler yapıldı, kitaplar yazıldı. Uzun vadeli düşünebilenler, geleceği okuyabilenler ve tarihin akışını sadece seyretmek yerine ona yön vermeyi hedefleyenler, yeniden Türkiye’yi gündemlerinin merkezine aldı.

Peki neden yeniden Türkiye?

Çünkü Osmanlı Devleti’nin tarihin seyrine yön verme kabiliyeti, sonraki tarihî süreçlerde Türklerin elinden alınmıştı. Türkiye, uzun ve zorlu bir dönemden geçti. Ancak son çeyrek asırda yaşanan en önemli kırılma, tarihin akışını izleyen bir ülke olmaktan çıkarak, tarihin seyrine yön vermeyi hedefleyen bir ülkeye dönüşme iradesinin ortaya konulması oldu.

Bu değişim, yalnızca bir siyaset değişikliği değil; aynı zamanda bir paradigma değişimiydi.

Türkiye siyaset sahnesinde Erdoğan dönemi

Türkiye’nin siyasi tarihi, AK Parti ile birlikte yeniden şekillendi.

Recep Tayyip Erdoğan, sıradan bir siyasetçi olarak ortaya çıkmadı. O, tarihin seyrini değiştirecek bir yürüyüşün öncülüğüne talip oldu. Bugünkü Türkiye’nin ortaya koyduğu duruş, aslında Osmanlıyı çökerten akla karşı bir başkaldırı niteliği taşımaktadır.

Erdoğan, dayatılan doktrinlere karşı antitezler geliştirdi; ezberleri bozdu ve küllerinden yeniden doğan Anka kuşu misali yeni bir hikâyenin mimarı oldu. Bu nedenle son 25 yılı yalnızca hükûmet değişiklikleriyle açıklamak mümkün değildir. Bu dönem, aynı zamanda yeni bir devlet vizyonunun ve yeni bir Türkiye anlayışının inşa edildiği bir süreçtir.

25 yıl ve AK Parti

Erdoğan’ın siyaset anlayışının en güçlü yansıması, AK Parti hükûmetleri döneminde ortaya çıkan başarı hikâyesidir.

AK Parti’nin 25. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla hazırlanan yeni logo da bu yönüyle oldukça anlamlıdır. Çünkü bu logoda yalnızca bir partinin geçmişi değil, 25 yıla sığdırılan 100 yıllık hedeflerin sembolleri yer almaktadır.

Logoda öne çıkan eserler ve projeler, bu vizyonun somut yansımaları olarak dikkati çekmektedir:

• Yavuz Sultan Selim Köprüsü

• İstanbul Havalimanı

• GÖKBEY Helikopteri

• Ayasofya Camii’nin yeniden ibadete açılması

• Togg

• Yüksek Hızlı Tren projeleri

• TÜRKSAT uyduları

• Yerli savaş uçağı KAAN

• Şehir hastaneleri

• Yerli sondaj gemileri

• Otoyollar ve üst geçitler

• TOKİ projeleri

• Baraj yatırımları

Bütün bu projeler, Türkiye’nin sadece bugünü değil, gelecek yüzyılını da şekillendirme iddiasının somut göstergeleri olarak öne çıkmaktadır.

Erdoğan’ın vizyonu ve Türkiye’nin hedefleri

Yeni dünya düzeninin kurulacağı masada Türkiye’nin belirleyici taraflardan biri olabilmesi için önce hedef belirlemek, ardından vizyon ortaya koymak ve bu hedefleri taşıyacak zemini oluşturmak gerekiyordu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye yeni bir lig tarif etti. Türkiye’nin hedeflerini büyüttü, vizyonunu genişletti ve ülkeyi yeni dönemin şartlarına hazırlamaya çalıştı.

Savaşlar zinciri ve kapanmamış hesaplar

Dünya hâlâ kapanmamış hesapların gölgesinde yaşamaktadır.

Bugün dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan savaşların önemli bir kısmı, dünya savaşları sonrasında tamamlanmamış hesapların devamı niteliğindedir.

Şimdi dünya yeniden şekilleniyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da Türkiye’yi son 25 yılda yeniden şekillenen dünyaya hazırlamaya çalıştı. Bu süreçte Türkiye, eski paradigmalardan kurtulmayı hedefledi.

Zor şartlar, içerideki klikler, küresel planlar ve Türkiye ile içinde bulunduğu coğrafya üzerine kurulan hesaplar bugüne ait değildir. Bunların tamamı uzun tarihî süreçlerin devamıdır.

Kapanmamış hesaplara dikkatle bakıldığında, bugün yaşanan gelişmelerin arka planında hangi aktörlerin birbirleriyle yarım kalmış hesaplarının bulunduğu daha net görülebilmektedir.

İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vizyonu da Türkiye’yi, bu hesapların yeniden görüleceği döneme hazırlama iradesi olarak şekillendi.

Bugün artık eski Türkiye yok

Bugün karşımızda eski Türkiye yok.

Hesapların kapanacağı döneme hazırlanan bir Türkiye var.

Barışı, refahı, umudu ve adaleti temsil etme iddiasıyla hareket eden bir Türkiye var.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ortaya koyduğu Yeni Türkiye doktrini, Türk Yüzyılı’nın temelini oluşturmayı ve Türkiye’nin yükselişini hedeflemektedir.

Bugün yaşanan gelişmeleri doğru anlayabilmek için dünyadaki dönüşümü gerçek yüzüyle okumamız gerekiyor. Açık hesapları kapatmak için meydana kimlerin çıktığını; kimlerin kanı ve zulmü, kimlerin ise barışı, refahı ve adaleti temsil ettiğini doğru ayırt etmek zorundayız.

Türkiye’ye duyulan ilgi, saygı ve güven de, Türkiye’nin barışın, istikrarın ve refahın adresi olma iddiasını güçlendirmesiyle giderek artmaktadır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 25 yılda ulaştığı nokta, bu vizyonun eriştiği zirveyi göstermektedir. Yüzyıllık hedefleri 25 yıla sığdıran bu irade ve akıl, Türk aklı ve Türk iradesi olarak tarihteki yerini almaktadır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı bu sürecin mimarı olarak anlamak; zamanın ruhunu, şartlarını ve dünyanın geçirdiği büyük dönüşümü doğru okuyabilenler için daha kolay olacaktır.

Çünkü Yeni Türkiye’nin hikâyesi, yalnızca son 25 yılın değil, aynı zamanda geleceğin de hikâyesidir.

Bu hikâyeyi doğru okuyabilmek için millet olarak kendi tarihimizi, medeniyet tasavvurumuzu ve tarihî misyonumuzu yeniden idrak etmek zorundayız. Ancak o zaman Türkiye’nin neden yeniden tarihin seyrine yön verme iddiası taşıdığını ve Türk Yüzyılı vizyonunun hangi tarihî zemine oturduğunu daha sağlıklı değerlendirebiliriz.

Sevil Nuriyeva’nın önceki yazıları…

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.